KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/331 Esas
- Karar no
- 2024/13
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.843 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
...
DAVALI
1- ... - ....
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVALI
2- ... - ... ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 20/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... kararında markalarda yer alan “....” ibarelerinin ihtilaflı unsur olduğunu ve benzerliği bertaraf etmeye yeterli olmadığı iddia edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin başvuruya konu markasının ... değil “...” olduğunu, markalar arasındaki farklılaşmayı sağlayan unsurlardan birisi müvekkil şirketin markasının yazılışının ve buna bağlı olarak telaffuzunun farklı olmasıyken ...’nın bunu dikkate almadan kararda markanın unsuru olarak “...” yazmasının kararın eksik bir incelemeye dayandığını açıkça göstermekte olduğunu,
nispi ret sebebinin uygulanabilmesi için markalar arasında ve aynı zamanda kapsadıkları mal/hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunması gerektiğini ve bu aynılık/benzerlik sebebiyle markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin markası ile redde mesnet marka arasında içerikleri, biçimleri ve görselleri açısından birçok farklılık bulunmakta olduğunu, her ne kadar ... kararında “.../...” ibarelerinin ortak ihtilaflı unsur olduğu iddia edilse de redde mesnet markada ... unsurunu aşan şekilde başka unsurlar da bulunmakta olduğunu,
bir markanın onu oluşturan tüm unsurlar ile birlikte bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, redde mesnet markanın, logosu ile birlikte kendisini oluşturan tüm yazı ile dikkate alınması gerektiğini, redde mesnet markada “...” kelimesi tek başına kullanılmadığı gibi hem kendisinden sonra gelen kelimeleri nitelemekte hem de kendisinden önce gelen kelimelerle birlikte bir bütün oluşturmakta olduğunu, karıştırılma ihtimalinde dikkate alınması gereken önemli bir kriterin markanın ayırt edici niteliği olduğunu, müvekkil şirketin markasının sonuna eklenen “...” harfleri farklılaşmayı sağlarken,
birçok kelime ve şekilden oluşan redde mesnet markanın zaten ... kelimesinden oldukça farklı olduğunu, bu durumda ayırt ediciliği yüksek olmayan ortak unsurun her iki markada da farklılaştığının kabulü gerektiğini beyanla; .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 08/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının bütün olarak
bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında
kalan kısmının “.../...” sözcüğü olduğunun ortada olduğunu, taraf markaları karşılaştırıldığında markalarda ortak olan
“.../...” ibaresinin esas unsur olduğunu, itiraz konusu
markada yer alan diğer unsurlar tali nitelikte olduğundan markalar arasında
yapılan incelemenin “...” ibaresi esas alınarak yapılmış olduğunu, ayrıca başvuru kapsamında yer alan mallar ile redde mesnet markanın aynı
malları/hizmetleri kapsadıkları da tespit edildiğinden başvuru konusu marka reddedilmiş olup
... kararının tamamen hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla tüketici tarafından her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimali bulunmakta olup
6769 sayılı SMK nın 6/1 maddesi anlamında benzerliğin olduğunun açık olduğunu, davacı vekilinin iddialarına katılmanın hukuken mümkün
olmadığını, müvekkili .... tarafından alınan dava
konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğu gözetilmek suretiyle, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ... sayılı "... ... ...+... ..." ibareli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davacının 19.01.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonucunda 12.05.2022 tarih 396 sayılı ... 'nde ilan edildiği, davalı şirketin 05.07.2022 tarihinde ... sayılı markasını göstererek SMK m.6/1 hükmü kapsamında yayıma itiraz ettiği, davacı yanın 06.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ...'nca itirazların incelemesi sonucunda marka tescil başvurusunun reddine karar verildiği, davacı yanın 29.12.2022 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu,
davalı şirketin 25.01.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, itirazı değerlendiren .... sayılı kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, söz konusu kararın davacı marka vekiline 02/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.", redde mesnet ... sayılı marka kapsamında birebir bulunmaktadır. Bu nedenle markaların kapsamlarında yer alan hizmetler aynıdır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet marka incelendiğinde; "... ... ...+...+..." ibaresinden oluştuğu müşahede edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı oldukları, hizmetler arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (....), somut olayda da;
karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki hizmetlerin aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasında farklılık derecesinin artması gerektiği, ancak gerek redde mesnet markanın, gerekse başvuru markasının esaslı unsurlarının "..." ve "..." olarak görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer oldukları, redde mesnet markada bulunan "...", "..." ve "..." ibarelerinin davaya konu hizmetler bakımından, kimsenin tekeline verilemeyecek, ticari hayatta herkes tarafından kullanılabilen,
bu nedenle ayırt ediciliği bulunmayan sözcükler oldukları, "..." ibaresinin; anavatanı ... olan çiçekli bitkiler sınıfından tarçın ve kafur ağacını da içine alan defnegiller familyasına ait bir ağaç ve bu ağacın meyvelerinin adı olduğu, davaya konu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, bu nedenle somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, redde mesnet markada bulunan ... unsurunun bu meyve görselini oluşturmakta olup "..." ibaresine çağrışım oluşturduğu, başvuru markasının esas unsuru olan "..." ibaresi ile redde mesnet markanın esas unsuru olan "..." sözcüğünün ilk yedi harfinin birebir aynı olduğu,
başvuru markasında fazladan "O" harflerine yer verilmiş olmasının, kavramsal olarak markaları birbirinden farklılaştırmadığı, buna göre; somut olayda olduğu gibi, gerek karşılaştırılan markaların kapsamlarında yer alan hizmetler arasındaki yüksek benzerlik düzeyi, gerekse markaların esaslı unsurlarının yüksek düzeyde benzer oluşları nazara alındığında, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markası ile karşılaştığında, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı,
redde mesnet marka ile ilişkilendirerek tüketim tercihinde bulunabileceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsama yaşayabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/331, K. 2024/13, 12 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama