KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/363 Esas - 2024/88
- Esas no
- 2023/363 Esas
- Karar no
- 2024/88
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 10/08/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2024
Karar Metni
4.194 kelime·21 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 10/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı firma tarafından ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescili talebiyle davalı Kuruma marka başvurusuna davacı tarafından başvuru konusu marka ile davacı adına tescilli “...’ ibareli markalar arasında hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi açısından karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzerlik olduğu, davacı markasının eskiye dayalı kullanımının bulunduğu ve tanınmış bir marka olduğu, ayrıca başvurunun kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 maddeleri uyarınca ... nezdinde itiraz edildiği;
...'nca itirazın kısmen kabul edilerek davalı firma marka başvurusundan 05. sınıf malların çıkartılmasına karar verildiği.
05. sınıf altındaki iş bu mallar ile 05. sınıf altındaki iş bu malların 35. sınıf altında bir araya getirme hizmetlerinin verilmesi yönünden iltibas ihtimali ve benzerlik söz konusu olduğu halde, 21.06.2023 tarihli ve ... sayılı ...kararında 35. sınıf altında 05. sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri bakımından davacı itirazının reddedildiği; oysa, bahse konu markaların asli unsurlarının "..." ve "..." olduğu;
"..." ve "..." harfleri sesli harfler olmaları karşısında birbirlerine her açıdan son derece yakın ve benzer olduğu ve iki harf de geniş sesli harf niteliğinde olmaları itibariyle işitsel yönden çok benzer olduğu; markaların ... ve ... şeklindeki hece yapıları arasında ciddi bir benzerlik bulunduğu, ... ve ... ibarelerinin okunuşları çok yakın olup bu hecede de zaten işitsel vurguyu ... ve ... sesleri taşıdığından ... ve ... harflerine dikkat edilmediği; görsel ve işitsel açıdan ... ve ... harflerinin çok arka planda olduğu; işitsel ve görsel yönden vurgunun markaların başlangıç ve sonlarına yoğunlaştığı;
"..." harfinin Türk alfabesinde yer almaması nedeniyle normal bir harfe göre çok daha ayırt edici ve dikkat çekici olan bir harf olduğu; bahse konu markaların ilk ve son harflerinin birebir aynı olmasının iltibası kaçınılmaz kıldığı; herhangi bir veya iki harfin değiştirilmesinin herhangi iki marka arasında iltibasa engel olmayacağı ve bunları birbirlerinden farklılaştırmayacağının Yargıtay'ın yerleşik içtihadı haline geldiği; davacı markalarının 05. sınıf altındaki tüm mallar yönünden tescilli olduğu;
davalı firmanın bu malları birebir aynıları yönünden 35. sınıf altında bir araya getirme hizmetleri sağlamak istediği ve bunların arasında çok ciddi bir benzerlik olduğu; davalı markasını gören tüketicilerin iş bu markanın davacı markasının devamı, yeni bir versiyonu ve seri markası oldukları izlenimine kapılacağı; davalı başvurusunun, davacı markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olduğu ve davacı markalarının ayırt edici karakterini zedelediği;
davalının kendisiyle aynı sektörün ulusal çapta lideri olan davacı markalarından bihaber olmasının ve davacı markasının tesadüfen davalı tarafından seçilip kullanılmaya başlanmasının mümkün olmadığı; davacı markalarının ayırt ediciliği ve yüksek tescilli ve tanınmış bir marka olduğu, uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığı ve piyasadaki bilinirliği yüksek tanınmış bir marka olduğu dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun kötüniyetli, dürüstlük kuralına ve haksız rekabet ilkelerine aykırı olduğu ve davanın SMK 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca da kabulü gerektiği öne sürülerek,
21.06.2023 tarih ve ... numaralı ...kararının 35. sınıf altında 05. sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden iptaline, davalıya ait ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ise bu markanın 35. sınıf altında 05. sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, karar verilmesini talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 16/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı markasının kapsamında kalan mal/hizmetler ile davacı markalarının kapsamındaki mal/hizmetler açısından sınıf ve mal/hizmet benzerliği bulunmadığı; markaların kapsadıkları mal/hizmetler açısından sınıf benzerliği bulunmadığından işaret benzerliği incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığı.
SMK 6/1 hükmünde belirtilen çifte benzerlik şartları sağlanmadığı; somut olay değerlendirildiğinde davacının SMK 6/3 ve 6/5 kapsamında sunduğu bilgi ve belgelerin yetersiz olduğu ve davacının sunmuş olduğu delillerin, davalının marka ticareti yapmak, yedekleme veya şantaj yahut davacıyı engelleme, pazara girişini güçleştirmek veya davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini kabule yeterli olmadığı öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ vekili 26/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacıya ait “...” ibareli marka 05 sınıf kodunda tescilli iken, davalı tarafından ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 03, 10 ve 35 sınıf kodlarında tescilinin talep edildiği; markaların kullanım alanları ve kapsadıkları hizmetlerin birbirinden farklı olduğu; iki marka aynı mal ve hizmetlerin kapsamına girmediğinden, ortalama bir tüketici nezdinde iki markanın birbirine karıştırılma olasılığı bulunmadığı; iki marka arasında benzerlik için kelimelerin aynı olmasının haricinde kullanış biçimi, seçilen dizayn, renkler veya markada konumlanış biçimi gibi unsurların da incelenmesi gerektiği;
davalı markası “...”, davacı tarafa ait marka ise “...” olmakla, bir markada düz ve ince ünlü olan “...” harfi, diğerinde ise yuvarlak ve kalın ünlü olan “...” harfi bulunduğu ve iki markanın fonetik açıdan birbirinden ayrıldığı; iki markanın yalnızca harfleri değil, yazı karakterleri/harflerin fontu ve büyüklüklerinin de birbirinden farklı olduğu.
Yargıtay kararına göre, tanınmışlığın ileri sürülebilmesi için gerekli olan koşullardan biri de, iki markanın da aynı sektörde bahse konu olması gerekliliği olduğu ve davacının davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığını gösterir bir delil sunmadığı öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ...Kararının Kısmen İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın. Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ...kararının "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka arasında yukarıda belirtilen hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı,
davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın yukarıda belirtilen hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markanın tescili amacıyla 02.03.2022 tarihinde gerçekleştirdiği marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 06.07.2022 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında ... sayılı markayı mesnet göstererek itirazda bulunduğu, ...'nca 5.sınıftaki emtiaların başvurudan çıkarılmasına karar verildiği, davacı şirketin 30.01.2023 tarihli yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ....'nun .... sayılı ...kararı ile itirazın reddine karar verdiği,
bu kararın davacı marka vekiline 30.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 04.01.2024 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı marka kapsamındaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları BENZER'dir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu ... malın satışı/pazarlanmasıdır.
Davacıya ait marka kapsamında yer alan 5.sınıftaki emtialar ile bu emtiaların 35.sınıfta satışına ilişkin dava konusu marka kapsamında yer alıp iş bu davaya konu edilen hizmetler arasında birbirini tamamlayıcılık ilişkisi bulunmaktadır. .... 18.09.2008 tarih .... sayılı kararları uyarınca da; bir mal ile ... malın satışı hizmeti arasında benzerlik bulunduğu belirtilmektedir.
Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alıp iş bu davaya konu edilen hizmetler ile davacıya ait mesnet marka kapsamında yer alan emtialar arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu marka "..." ibaresinden oluşan kelime markasıdır. Davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka da "..." ibaresinden oluşan kelime markasıdır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alıp iş bu davaya konu edilen hizmetler ile davacıya ait mesnet marka kapsamında yer alan emtialar arasında benzerlik bulunduğu, davaya konu hizmetlerin bir kısmının dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine, bir kısmının ise makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettiği, ihtisas sahibi, dikkat ve bilinç düzeyi yüksek tüketici kesiminin her hal ve şartta karıştırılma tehlikesi tehdidi altında bulunmadığının söylenemeyeceği,
ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi değerlendirmesinde ilgili tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yanı sıra, karşılaştırılan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi, karşılaştırılan işaretlerin benzerlik düzeyi, karşılaştırmaya konu markaların orijinalliği, somut ayırt edici güçleri, bilinirlikleri gibi hususların da dikkate alınması gerektiği, davacıya ait "..." ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, anlamsız bir sözcük olarak tescili kapsamındaki emtialar bakımından başlangıçtaki ayırt ediciliği güçlü bir sözcük olduğu, dava konusu "..." ibaresinin İspanyolca da "Bağlantı" anlamına geldiği tespit edildiği,
ancak İspanyolca'nın ülkemizde yaygın olarak bilinen bir yabancı dil olmadığı, dolayısıyla gerek ortalama tüketici kesiminin, gerekse ihtisas sahibi dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin "..." ibaresini anlamsız bir sözcük olarak algılayacakları, bu anlamsız algı nedeniyle "..." ibaresinin de davaya konu hizmetler bakımından başlangıçtaki ayırt ediciliği güçlü bir sözcük olduğu, "..." ve "..." ibareli markaların her ikisinin de dört harften oluştuğu, üç harfin müşterek olarak bulunduğu, davacı markasının "...", davalı markasının ise "..." şeklinde telaffuz edildiği, markalar arasında sadece tek harf farklılığı bulunduğu,
farklılığın bulunduğu harfin markaların ortasında yer aldığı, gerek görsel, gerekse işitsel olarak markaların benzer olduğu, kavramsal olarak markaların farklı nesnelere veya kavramlara çağrışım oluşturmadıkları, buna göre; daha önce davacıya ait markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı, davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde,
bu marka ile davacıya ait marka arasında ilişki kuracağı, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında, davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davalının ... markasını davaya konu 35. sınıfta 05. sınıf malların toptan/perakende satışı ve mağazacılık hizmetleri bakımından kullanım ve tescilini engelleme hakkını kazandığına dair, tarihli/tarihsiz hiçbir katalog, broşür, mal/hizmet sunumuna dair fotoğraf, internet sitesi ekran görüntüsü veya ürün görseli, işyeri tabelası, üretim ve/veya pazarlama için resmi izin/ruhsat, mal/hizmet satış sözleşmesi, lisans sözleşmesi, mal/hizmet satış faturası, yazarkasa satış fişi ve benzeri birbirini destekleyen yeterli delil sunmadığı, bu nedenle SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak ... markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır.
Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, ...) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle,
yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez.
Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir.
Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır.
Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacı tarafından, ... markasının parasal değerine, markanın herhangi bir mal veya hizmet bakımından tanıtım ve reklamı için yoğun ciddi çalışmalar yapıldığına veya reklam harcamaların tutarına, markanın pazar payına, dağıtım kanallarının genişliğine veya tanınmışlık düzeyine dair kamuoyu yoklama, anket ve benzeri hiçbir delil sunulmadığından, davacı markasının davalının başvuru tarihi itibariyle herhangi bir mal veya hizmet bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğunun ispatlanmadığı, bu nedenle SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda, davaya konu edilen hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulu oluştuğundan, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · ... imzalıdır Hakim ... · ... imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/363, K. 2024/88, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama