KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/490 Esas - 2024/98
- Esas no
- 2023/490 Esas
- Karar no
- 2024/98
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ....
Karar Metni
1.952 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 03/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... kararı, kendi karar metnindeki prensiplerin neredeyse hiçbirisinin ele alınmadığı şekilde değerlendirilmiş olduğunu, ... kararında markalarının yarısını oluşturan "..." ifadesi ve ayırt ediciliğinin değerlendirmeye dahi alınmamış olduğunu, marka başvurusu sanki yalnızca "..." kelimesinden oluşuyormuş gibi hüküm kurulmuş olduğunu, markalar arasındaki benzerlik değerlendirilirken, markalarının iki kelimeden oluşan bir ibare markası olması,
itiraza dayanak markanın 3 kelime ve 1 şekil içermesi gibi farklılıkların da hiçbir şekilde ele alınmamış olduğunu, markalar arasında hedef "müşteri" kitlesi bakımından hiçbir şekilde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili kurum enstitüsünün üretmiş olduğu mühimmatın, sıradan bir tüketicinin sipariş verebileceği bir ürün olmadığını, "..." markasındaki "..." ifadesi, "özel koruma" kapsamında görülmesi gereken bir "kamu kurumu" ismi olmasına rağmen ... tarafından marka başvurularında yer alan bu ifadenin kurumları enstitüsünün kısaltması olması niteliğinin yok sayılmış olduğunu ve değerlendirmeye dahi konu edilmemiş olduğunu,
...'nin tescilsiz olarak önceye dayalı kullanımı bulunduğunu, müvekkili ... tarafından tescil başvurusunda bulunulan "..." ibareli marka başvurusunun 13. sınıf bakımından reddine dair 31.08.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 15/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Markalar arasında yapılacak sınıf benzerliği incelemesinde; davaya konu markanın, diğer davalıya ait itiraza mesnet markasının tescilli olduğu “SINIF KODU 13 : Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler.
Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” mal/hizmetlerde tescil ettirilmek istendiğini, markalar arasında mal ve hizmetler açısından ayniyet söz konusu olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğacağı ve markaların birbirleriyle ilişkilendirilebilir olduklarını, ilgili tüketici markaların kaynaklarının aynı olduğu algısına kapılabilir olduğunu ve markaların birbirlerinin serisi olduğu yanılgısına düşebileceğini,
markalar arasındaki sınıf benzerliğinin markaları birbirine yakınlaştırmakta olduğunu ve markaların esas unsurları arasındaki bu ayniyet/benzerlik ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracağını ve iltibas tehlikesi oluşturacağını, markaların aynı mal/hizmetleri kapsadığı da dikkate alındığında çifte benzerlik şartının oluştuğunu, ... kararının hukuka uygun olduğunu iddia ederek; ... sayılı kararının iptali isteminin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ŞİRKETİ vekili 23/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;. Müvekkiline ait “...” markasının yurt dışında da tescilli olduğunu, davacının iddialarının gerçekleri yansıtmamakta olduğunu, davaya konu “...” ibaresinin, müvekkiline ait “...” markasıyla aynı olduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesi olduğunu, davacının “...” ibaresine yönelik önceye dayalı hiçbir markasal kullanımı olmadığını, ... markasının tanınmış ibareye sahip olup olmamasının itiraza konu markaya bir katkısı bulunmadığını, ... ibaresinin “özel koruma” kapsamında olan bir ibare olmadığını, davacının “...” ibaresine havi marka müracaatlarının ... tarafından reddedilmekte olduğunu, davacının iyi niyet iddiasına bulunamaz olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı yanın gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddiasının nispi tescil engelini bertaraf etme kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Marka başvuru sahibi davacının 21.04.2022 tarihinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 12.05.2022 tarih 396 sayılı .... 'inde ilan edildiği, davalı şirketin 06.07.2022 tarihinde SMK m.5/1-ç, m.6/1, m.6/2, m.6/6 ve m.6/9 hükümlerine ve .... sayılı markalarına dayalı olarak yayına itiraz ettiği, davacı yanın 20.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca marka tescil başvurusunun reddine karar verildiği, redde mesnet olarak ...sayılı markanın gösterildiği, davacı yanın 08.02.2023 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu,
davalı şirketin 06.03.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 04.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; ....'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (...) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 11.08.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan 13.sınıftaki emtiaların tamamı, redde mesnet ...sayılı marka kapsamında bulunmaktadır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ve "..." sözcüklerinin birbiri ile kaynaşmadığı, her iki sözcüğün de markanın genel görümü içinde ayrı ve bağımsız konumlarını korudukları, ilgili tüketici kesiminin markaların başlangıç kısımlarına, diğer kısımlarına nazaran daha çok dikkat ettiği düşünüldüğünde, markanın genel görünümü içinde ön plana çıkan ve ayırt ediciliği sağlayan unsurun "..." sözcüğü olduğu, söz konusu ibarenin İngilizce'de "Akıllı" anlamına geldiği, davaya konu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, dolayısıyla başvuru markasının esas unsurunun "..." sözcüğü olduğu tespit edilmiştir.
Redde mesnet marka incelendiğinde; "... ..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markada ön plana çıkartılan unsurun "..." sözcüğü olduğu, "...." ibaresinin, "..." sözcüğüne göre oldukça küçük punto ile yazıldığı ve markanın tali unsuru konumunda bulunduğu, dolayısıyla redde mesnet markanın esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; başvuru markasından çıkartılan ve iş bu davaya konu olan emtialar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan emtiaların aynı olduğu, gerek başvuru markasının, gerekse redde mesnet markanın esaslı unsurlarının müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, markalarda yer alan sair unsurların, markaları birbirinden farklılaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, "..." ibaresinin davaya konu emtialar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olup mutlak tescil engeli barındırmadığı,
buna göre, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı mallardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin, markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı,
dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği ve müvekkilinin "..." ibareli markasının tanınmış olduğu iddiasında bulunmuşsa da, bu hususlar somut olayda davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette değildir. Davacı yanın bu iddiaları, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü davasında veya redde mesnet marka başvurusunun tescili aşamasında itiraz veya hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürülebilirse de, somut olaydaki gibi dava konusu marka başvurusu bakımından davalı ...'in SMK m.6/1 hükmü uyarınca redde mesnet markayı baz alarak yaptığı değerlendirmede bu hususları değerlendirme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Davacı yanın "..." ibareli ... sayılı tescilli markası bulunsa da, söz konusu marka, iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hak sağlayacak nitelikte değildir. Zira; başvuru markası "..." ibaresinden oluşmaktadır. ... sayılı markanın asli unsuru korunarak davaya konu marka başvurusu oluşturulmamıştır. Her iki marka da aynı tescil başvuru tarihlidir. Davacı yanın önceki tarihli markalarının hiç biri, iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hak oluşturacak şekilde, uzun süreli tescilli değildir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/490, K. 2024/98, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama