KÜNYE
T.C. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2024
- Esas no
- 2017/176 Esas
- Karar no
- 2024/195
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2016
- G.k. yazıldığı tarih
- 14/05/2024
Karar Metni
3.713 kelime·19 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkillerinin yapmış oldukları yazılı sözleşme çerçevesinde davalı şirket ile ticari faaliyet içerisine girdiklerini, müvekkillerinin sözleşme gereği satın aldıkları malların bedellerini sözleşmenin özel şartlar bölümünde belirtildiği şekli ile kendilerine ait bağlantı çekleri ile ön ödeme yöntemi ile ödediklerini, davalının müvekkillerinin işletmesine ait satış mağazasının yapılması ve işletilmesi esnasında sözleşmenin 18. Maddesinde sözleşmenin ekleri adı altında düzenlenen özel şartlar sözleşmesinin" stand masraflara katılma", "eleman desteği" ve hedef ciro pirimi" ile ilgili yazılı taahhütlerin bir kısmını yerine getirmediğini,
davalı şirketin "stand masraflarına katılma" yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirket " eleman desteği yükümlülüğünü" sözleşme süresi ile sınırlı olarak 12 ay boyunca yerine getirmediğini, davalı şirketin müvekkillerinin sözleşmeye göre hakettiği"%2 yıl sonu hedef cıro pirimini" ödemediğini, davalı şirket müvekkil tarafından verilen bağlantı çeklerine istinaden vermesi gereken malları vermemekte olup, cari hesap bakiye tutarını da iade etmediğini,
müvekkillerinin tüm edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmiş olmalarına rağmen davalı edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle müvekkillerinin alacağının fazlaya ilşikin hak ve alacaklarının saklı tutulması kaydı ile ileride arttırılmak üzere 1.000,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Davacıların 22/05/2013 tarihli " ...Store Yetkili Satıcılık Sözleşmesi"nin 18. Maddesinde yazılı olduğunu bildirdiği sözleşme ekleri altındaki taahhütlerin bir kısmının yerine getirilmediği iddiasıyla talepte bulunmakta ise de kendisini bağlayıcı ve sınırlı olarak yapılan bu iddia tamamen gerçeklere aykırı olduğunu, zira davacılar öncelikle edim borçlusu olduğunu, bir başka anlatımla sözleşmedeki edim ve mükellefiyetini tam anlamıyla yerine getirdiğini, kanıtlayamadıkları sürece diğer taraftan herhangi bi hak ve alacak talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını,
davacı taraf buna ilaveten müvekkilinin vermesi gereken malları bulunduğunu ve cari hesap bakiye tutarını iade etmediğinden bahsettiğini, bu husus da tamamen haksız olduğunu, zira yukarıda da belirtilen davacının bahsedilen aksine müvekkilinin davacıdan 64.591,32 TL alacağı mevcut olduğunu ve davacıya sözleşme kapsamında vermesi gereken hiçbir mal bulunmadığını, dolayısıyla borçlu olan ve edmini yerine getirmediği açıkça belli olan davacıların yılsonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye adı altında hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, bu itibarla haksız,
mesnetsiz ve tamamen hakkın suistimali niteliğindeki davanın reddini, davanın açıldığı mahkemenin davayı görmeye yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ve mahkemenin yetkisizliği ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Davalı Şirkete Ait Faturaların Birer Suretleri, -17/06/2013 Tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi, -22/05/2013 Tarihli Yükselen D.TM Elektronik DAy'Türk'Mal Store Özel Şartları Sözleşmesi, -Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya kapsamında görülmekte olan davada Taraflar arasında 22/05/2013 tarihinde akdedilen ...STORE YETKİLİ SATICILIK SÖZLEŞMESİNDEN kaynaklı davacının talebinin; Müvekkillerinin tüm edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmiş olmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, Bu nedenlerle iş bu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu belirtip Müvekkillerinin alacağının (%2 yıl sonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye alacak haklarının) fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulması kaydı ile ileride artırılmak üzere 1.000,00-TL.sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesi talebi olduğu,
Davalının ise davacıdan 64.591,32.-TL alacağı mevcut olduğunu ve davacıya sözleşme kapsamında vermesi gereken hiçbir mal bulunmadığını, Dolayısıyla borçlu olan ve edimini yerine getirmediği açıkça belli olan davacıların yıl sonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye adı altında hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, İleri sürerek davanın reddine, karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ve ek raporlarının ayrı ayrı incelenmesi sonucunda ;
07/11/2017 tarihli “Bilirkişi Heyet Raporu” nun sonuç bölümü;
“Davalı ile davalı arasında düzenlenen 22.05.2013 tarihli sözleşmenin “Kesin Delil Anlaşması” başlıklı 13. maddesinin ve sözleşmenin 7. sayfasında “Cari Hesap ve İşleyişi” başlıklı kısmının 4. ve 5. Maddelerinin HMK.193/2 ve Borçlar Kanunu 26.27.28. maddelerine aykırı olduğu, kanuna açıkça aykırılık sebebiyle uygulanabilirliğinin bulunmadığı, davacının davasının kanuni delillerle kanıtlama
imkanına sahip olduğu, Sözleşme ile kararlaştırılan prim ödemesine esas alt sınırın 750.000,- TL değil 500.000,- TL olduğu, Davacı ... — ... Adi Ortaklığı'nın ticari
ilişkinin olduğu 2013-2014 ve 2015 yılları resmi defterlerinin kanuni delil niteliğinde olduğu, Davacıların defter kayıtlarına göre 31.12.2015 tarihinde Davalı ...İç Tic.A.Ş. den 80.484,93 TL alacaklı göründüğü” şeklindedir.
” 28.01.2019 tarihli “Bilirkişi Heyet Raporu” nun sonuç bölümü;
Davacıların 42 yıl sonu hedef ciro primi talep edebilmeleri için yerine getirmek zorunda oldukları edimleri getirmediğinden, davalı şirketten bu yönde bir talepte bulunamayacakları, Bağlantı çeklerinden kalan bakiye alacaklarının mahsuplaşması neticesinde davacının 64.591,32 TL borçlu durumda görülmekte olduğu” şeklindedir.
30/09/2019 tarihli Bilirkişi raporunun
SONUÇ bölümü ; Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve heyetimizce yapılan tetkikler neticesinde tarafların yasal defter tasdiklerinin yasal zorunluluklar doğrultusunda olduğu ve sahibi
lehine delil olma özelliğini taşıdığı, Tarafların yasal defter bilgilerinin birbirini (davalı ile davacı kayıtlarının) teyit etmediği, ” Davacı defter kayıtlarına göre (Bilirkişi raporunda yer aldığı şekli ile) davacının
davalıdan 80.484,93 TL alacaklı olduğu, ” Davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 64.591,32 TL tutarında alacaklı bulunduğu, ” Davalı ile Davacı arasında imzalanan özel şartlar sözleşmesi doğrultusunda ciro primine hak kazanma tutarının 750.000,- TL olarak yer aldığı, ancak 500.000,- TL ye kadar prim verilmeyecektir ifadesinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,
” Yıl sonu hedef ciro primine hak kazanma ciro tutarının 500.000,- TL ve üzeri olarak kabul edilmesi halinde davacının yalnızca 2014 yılında söz konusu tutarı aştığı ve hesaplanacak ciro priminin ( 534.441,53 TL X 24 ) — 10.688,83 TL olabileceği, ” Dosya kapsamından hareketle davacı tarafından talep edilmekle birlikte davalı tarafından yerine getirilmeyen bir edimin bulunmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Şeklindedir.02/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun SONUÇ bölümü;
Yukarıdaki sunuları bilgi ve dosyada yer alan belgelerden hareketle önceki bölümlerde taylandırıldığı üzere davacı vekilince bilirkişi heyetimizce tanzim olunan 30.09.2019 tarihli “Bilirkişi rulu” Traporumuza yapıları itirazların söz konusu rapor kapsamında karşılanmış olduğu serlendirilerek önceki raporumuzda yer verildiği üzere; “ Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve heyetimizce yapılan tetkikler neticesinde tarafların yasal defter tasdiklerinin yasal zorunluluklar doğrultusunda olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı,
” Tarafların yasal defter bilgilerinin birbirini (davalı ile davacı kayıtlarının) teyit etmediği, ” Davacı defter kayıtlarına göre (Bilirkişi raporunda yer aldığı şekli ile) davacının davalıdan 80.484,93 TL alacaklı olduğu, ” Davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 64.591,32 TL tutarında alacaklı bulunduğu, “ Davalı ile Davacı arasında imzalanan özel şartlar sözleşmesi doğrultusunda ciro primine hak kazanma tutarının 750.000,- TL olarak yer aldığı, ancak 500.000,- TL ye kadar prim verilmeyecektir ifadesinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,
” Yıl sonu hedef ciro primine hak kazanma ciro tutarının 500.000,- TL ve üzeri olarak kabul edilmesi halinde davacının yalnızca 2014 yılında söz konusu tutarı aştığı ve hesaplanacak ciro priminin ( 534.441,53 TL X 24 ) — 10.688,83 TL olabileceği, Dosya kapsamından hareketle davacı tarafından talep edilmekle birlikte davalı tarafından yerine getirilmeyen bir edimin bulunmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Şeklindedir.
11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunun SONUÇ bölümünde;
Yukarıdaki sunulan bilgi ve dosyada yer alan belgelerden hareketle önceki bölümle detaylandırıldığı üzere davacı vekilince bilirkişi heyetimizce tanzim olunan kök ve ek raporlarımızda er verildiği üzere;
Tarafların yasal defter bilgilerinin birbirini (davalı ile davacı kayıtlarının) teyit etmediği, Davacı defter kayıtlarına göre (Bilirkişi raporunda yer aldığı şekli ile) davacının davalıdan 80.484,93 TL alacaklı olduğu,” Davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 64.591,32 TL tutarında alacaklı bulunduğu, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır.Şeklindedir.
22/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun SONUÇ bölümünde ;
1-) Huzurda görülmekte olan davada davacının talebinin; Müvekkillerinin tüm edimlerini eksiksiz
ve zamanında yerine getirmiş olmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, Bu nedenlerle işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu belirtip Müvekkillerinin alacağının (962 yıl sonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye alacak haklarının) fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulması kaydı ile ileride artırılmak üzere 1.000,00-TL.sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesi talebi olduğu,
DAVALININ ise davacıdan 64.591,32.-TL alacağı mevcut olduğunu ve davacıya sözleşme kapsamında vermesi gereken hiçbir mal bulunmadığını, Dolayısıyla borçlu olan ve edimini yerine getirmediği açıkça belli olan davacıların yılsonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye adı altında hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, İleri sürerek davanın reddine, karar verilmesini talep ettiği, 2-)Taraflar arasında 22/05/2013 tarihinde akdedilen ...STORE YETKİLİ SATICILIK SÖZLEŞMESİNDE bulunan imzalara tarafların bir itirazlarının bulunmadığı,
Sözleşmenin 18. Maddesiyle sözleşmenin tümünü kapsadığı ve bütünlediği kabul edilen, ÖZEL ŞARTLAR SÖZLEŞMESİNDE; "-2013 YIL SONU HEDEF CİRO PRİMLERİNİİ 500.000,00-TL'ye kadar prim verilmeyeceğinin, 750.000,00-TL ve üzerine 962 yıl sonu ciro primi verileceğinin”, belirlendiği, Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca "750.000,00-TL ve üzerine %2 yıl sonu ciro primi verileceğinin", belirlendiği, ANCAK SAYIN MAHKEMENİZCE yıl sonu hedef ciro primine hak kazanma ciro tutarının 500.000,00-TL ve üzeri olarak kabul edilmesi halinde.
2013 yılında davacının ciro tutarının 327.317,24-TL olması sebebiyle hak kazanamadığı, 2014 yılında davacının ciro tutarının 534.441,53-TL olması sebebiyle ciro priminin 534.441,53-TL x2 96 10.688,83-TL olacağı,2015 yılında davacının ciro tutarının 21.321,54-TL olması sebebiyle hak kazanamadığı, 3-) Davalının davacıya keşide ettiği fatura toplamının 1.137.797,03TL olmasına karşın davacının muavin defter dökümlerinde bu tutar 1.071.517,81TL olarak görüldüğü, Taraflar arasındaki 66.279,22TL farkın;
davalının davacıya keşide ettiği 29/08/2013 tarihli, 171501 sıra numaralı, 1.150,49TL tutarlı ve 03/11/2015 tarihli, 803146 sıra numaralı 64.728,63TL tutarlı faturaların davacı ticari defterlerine kaydedilmemesinden, 24/07/2013 tarihli 17859 sıra numaralı faturanın taraf kayıtlarına 400,00TL farkla kaydedilmesinden (davalı kayıtlarına 6.736,82TL olarak davacı kayıtlarına 6.336,82TL olarak kaydedildiği görülmüş olup bahse konu fatura fotokopisi dosya kapsamında bulunmadığından fatura tutarına ilişkin tespit yapılamamıştır.),
bakiye 0,10 kuruşun (1 nolu tabloda gösterildiği üzere) faturaların taraf defterlerine kuruş farklarıyla kaydedilmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, Davacının davalıya keşide ettiği iade ve hizmet satım faturaları toplamı 74.422,71TL olmasına karşın davacının muavin defter dökümlerinde bu tutar 76.002,74TL olarak görüldüğü, Taraflar arasındaki 1.580,00TL farkın, davacı tarafından Mürsel Boya unvanlı firmaya keşide edilen 30/04/2014 tarihli, A- 0117 sıra numaralı, 1.580,00TL tutarlı faturanın davalının cari hesabına işlenmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, Bu nedenle bahse konu faturanın davacının alacağından tenzil edildiği,
Bu tenzil sonrasında davacının alacağının. (80.484,93 - 1.580,00TL) 78.904,93TL olarak hesap ve tespit edildiği, Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taraf hesapları arasındaki farklılıkların aşağıdaki tabloda Belirlendiği,
FARKLILIKLARI GÖSTERİR ÖZET TABLO
Fatura Fatura | Davalı Kayıtlarında Görülen | Davacı Kayıtlarında Görülen | — pk
Tarihi No. Tutar Tutar
24/07/2013 | 17859 6.736,82 6.336,82 400,00
29/08/2013 | 171501 1.150,49 Kayıt Yok 1.1150,449
26/10/2013 | 162387 2.354,47 2.354,48 0,01
24/04/2014 | 825716 1.356,83 1.356,73 0,10
30/04/2014 | — 117 Kayıt Yok 1.580,00 1,580,00
30/06/2014 | 186521 8.254,11 8.254,12 0,01
19/11/2014 | 186226 6.904,31 6.904,32 0,01
03/11/2015 | 803146 64.728,63 Kayıt Yok 64.728,63
Davalı ...İÇ Licaret A.ş. Ları Hesap Ekstresine Göre;
Davalı tarafından yapılan tahsilat tutarı toplamda 998.783,00TL olup, bu tahsilatın şeklinin
çek ile yapılan tahsilat .. 982.000,00TL
kredi kartı ile yapılan tahsilat 17.283,00TL
Yavacıya kurban ödemesi açıklamasıyla yapılan ödeme..... (-) — 500,00TL
Davacı ... & ... Muavin Defter Dökümüne Göre;
Davacı tarafından yapılan ödeme tutarı toplamda 1.076.000,00TL olup, bu ödemenin şeklinin
ışağıdaki gibi olduğu, çek ile yapılan ödeme 1.076.000,00TL
Davacının davalıya keşide ettiği çek toplamının 1.076.000,00TL olmasına karşın davalının muavin
defter dökümlerinde bu tutar 982.000,00TL olarak görüldüğü, Taraflar arasındaki 94.000,00TL farkın; davalının davacıya keşide ettiği 229.000,00TL tutarlı çek/çeklerin, davalı kayıtlarında (75.000,00*
50.000,00TL) 135.000,00TL olarak kaydedilmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, Davalı Cari Hesap Ekstresinde kredi kartı ile yapılan toplamda 17.283,00TL tahsilat görülürken, davacı muavin defter dökümünde kredi kartı ile yapılan ödeme bulunmadığı, Davalı tarafından kurban ödemesi açıklaması ile yapılan ödemenin ise davacı muavin defter dökümlerinde bulunmadığının tespit edildiği,
Yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda, taraflar arasında 77.217,00TL tahsilat/ödeme kaynaklı
fark bulunduğu, Davalının cari hesap ekstresinde yer alan, davalının, davacıya keşide ettiği 29/08/2013 tarihli, 171501 sıra numaralı, 1.150,49TL tutarlı ve 03/11/2015 tarihli, 803146 sıra numaralı 64.728,63TL tutarlı faturaların ve muhteviyatı malların davacıya tebliğ/teslim edildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi ve sair belgeye rastlanılmadığı, Dosya kapsamında davalı tarafından davacıya keşide edilen bir miktar İrsaliyeli Fatura fotokopisi bulunduğu, İrsaliyeli Fatura fotokopilerinin tetkikinde, irsaliyeli faturaların hiç birinde “Teslim Alan” kısmında Ad-Soyad ve imza bulunmadığının görüldüğü,
Davacı tarafından davalıya keşide edilen çekler ile ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılması alinde, taraflar arasındaki alacak /borç tutarına ilişkin hesaplama yapılabileceğini, belirtir rapor sunulmuştur.
23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun SONUÇ bölümünde ;
1-) Huzurda görülmekte olan davada davacının talebinin; Müvekkillerinin tüm edimlerini eksiksiz ve zamanında
yerine getirmiş olmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, Bu nedenlerle iş bu davayı açmak
zorunluluğu hasıl olduğunu belirtip Müvekkillerinin alacağının (%2 yıl sonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden
kalan bakiye alacak haklarının) fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulması kaydı ile ileride artırılmak üzere
1.000,00-TL.sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesi
talebi olduğu,DAVALININ ise davacıdan 64.591,32.-TL alacağı mevcut olduğunu ve davacıya sözleşme kapsamında vermesi
gereken hiçbir mal bulunmadığını, Dolayısıyla borçlu olan ve edimini yerine getirmediği açıkça belli olan davacıların
yılsonu hedef ciro primi ve bağlantı çeklerinden kalan bakiye adı altında hak talebinde bulunmasının mümkün
olmadığını, İleri sürerek davanın reddine, karar verilmesini talep ettiği,
2-)Taraflar arasında 22/05/2013 tarihinde akdedilen ...STORE YETKİLİ SATICILIK SÖZLEŞMESİNDE
bulunan imzalara tarafların bir itirazlarının bulunmadığı, Sözleşmenin 18. maddesiyle sözleşmenin tümünü kapsadığı ve bütünlediği kabul edilen, ÖZEL ŞARTLAR SÖZLEŞMESİNDE;
-2013 YIL SONU HEDEF CİRO PRİMLERİNİN
500.000,00-TL'ye kadar prim verilmeyeceğinin,
750.000,00-TL ve üzerine 962 yıl sonu ciro primi verileceğinin", belirlendiği,
Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca "750.000,00-TL ve üzerine 952 yıl sonu ciro primi verileceğinin",
belirlendiği, ANCAK SAYIN MAHKEMENİZCE yıl sonu hedef ciro primine hak kazanma ciro tutarının 500.000,00-TL ve üzeri olarak kabul edilmesi halinde;
2013 yılında davacının ciro tutarının 327.317,24-TL olması sebebiyle hak kazanamadığı,
2014 yılında davacının ciro tutarının 534.441,53-TL olması sebebiyle ciro priminin 534.441,53-TL x 2 96 £10.688,83-TL olacağı,2015 yılında davacının ciro tutarının 21.321,54-TL olması sebebiyle hak kazanamadığı,
3-) Sayın Mahkemece, davalının davacıya keşide ettiği 29/08/2013 Tarihli, 171501 Sıra Numaralı ve noter ihtamamesi ile iade edilen 03/11/2015 Tarihli. 803146 Sıra Numaralı Fatura muhtevivatı mal/hizmetin davacıva teslim edilmediğinin ve davacının ticari defter kayıtlarında görülmeyen, ancak davalının muavin hesap dökümlerinde görünen Kredi Kartı İle yapılan ödemelerin (davacı tarafından yapılan ödemelerin) kabulü halinde;Davalının davacıya toplam borcunun 95.787,80TL oldu!
Davacının davalıdan toplam alacağının — 96.187,93TL olduğu, Taraflar arasındaki 400,13TL fark kök raporun sonuç kısmının 3 numaralı maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır.
4-) Sayın Mahkemece, davalının davacıya keşide ettiği 29/08/2013 Tarihli, 171501 Sıra Numaralı ve noter ihtamamesi ile iade edilen 03/11/2015 Tarihli, 803146 Sıra Numaralı Fatura muhteviyatı mal/hizmetin davacıya teslim edilmediğinin ve davacının ticari defter kayıtlarında görülmeyen, ancak davalının muavin hesap dökümlerinde görünen Kredi Kartı İle yapılan ödemelerin(davacı tarafından yapılan ödemelerin) kabul edilmemesi halinde;
Davalının davacıya toplam borcunun 78.504,80TL oldu!
Davacının davalıdan toplam alacağının — 78.904,93TL olduğu,
Taraflar arasındaki 400,13TL fark kök raporun sonuç kısmının 3 numaralı maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır.
5-) Sayın Mahkemece, davalının davacıya keşide ettiği 29/08/2013 Tarihli, 171501 Sıra Numaralı ve noter ihtamamesi ile iade edilen 03/11/2015 Tarihli, 803146 Sıra Numaralı Fatura muhteviyatı mal/hizmetin davacıya teslim edildiğinin ve davacının ticari defter kayıtlarında görülmeyen, ancak davalının muavin hesap dökümlerinde görünen Kredi Kartı İle yapılan ödemelerin (davacı tarafından yapılan ödemelerin) kabulü halinde;
Davalının davacıya toplam borcunun —— 29.908,68TL oldu;
Davacının davalıdan toplam alacağının — 30.308,81TL olduğu,
Taraflar arasındaki 400,13TL fark kök raporun sonuç kısmının 3 numaralı maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır.
6-) Sayın Mahkemece, davalının davacıya keşide ettiği 29/08/2013 Tarihli, 171501 Sıra Numaralı ve noter ihtamamesi ile iade edilen 03/11/2015 Tarihli, 803146 Sıra Numaralı Fatura muhteviyatı mal/hizmetin davacıya teslim edildiğinin ve davacının ticari defter kayıtlarında görülmeyen, ancak davalının muavin hesap dökümlerinde görünen Kredi Kartı İle yapılan ödemelerin (davacı tarafından yapılan ödemelerin) kabul edilmemesi halinde;
Davalının davacıya toplam borcunun —— 12.625,68TL olduğu,
Davacının davalıdan toplam alacağının — 13.025,81TL olduğu,
Taraflar arasındaki 400,13TL fark kök raporun sonuç kısmının 3 numaralı maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır Şeklinde Bilirkişi raporları ve ek raporlarının dosya kapsamına dava konusu ile kazandırıldığı anlaşılmıştır.
IV-)Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/2196E.-2017/4731K. sayılı ve
08/06/2017 karar tarihli kararında. "ÖZETLE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından yapılan takibin dayanağının takip talebinde cari hesap ekstresi olarak gösterildiği, cari hesap sözleşmesine dayanan davaların sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı, davalının süresinde zaman aşımı definde bulunduğu, cari hesap ekstresinin 2006 yılına dair olduğu, cari hesap ilişkisi nedeni ile yapılan takipte zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar. arasında TTK. 88. madde ve devamında öngürülen usulüne uygun yapılmış cari hesap sözleşmesi bulunmadığından mahkemenin ticari uyuşmazlığın cari hesap sözleşmesinden kaynaklandığı yönündeki kabulü yerinde değildir. Satım sözleşmeleri TBK 146.
Madde uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemece zamanaşımı itirazı reddedilerek davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken "cari hesap ilişkisi nedeni ile yapılan takipte zaman aşımı süresinin dolduğu” gerekçesiyle karar verilmesi isabetsizdir. "denilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/1897E.-2016/9819K. sayılı ve 31/05/2016 karar tarihli kararında. "ÖZETLE : Dava, satıştan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mahkemeye cari hesabın dayanağı olan fatura ve teslim belgelerini sunmamıştır. Kural olarak, davacı, cari hesap dayanağı olan faturalarda gösterilen malların teslimini kanıtlamak zorundadır.
Davalı ise savunmasında, teslim aldığı malların bedelini müşteri çekleriyle ödediğini savunmakla birlikte mahkemeye buna dair belge sunmamış olup, davalının bu ödemelerini kanıtlayan belgeleri de mahkemeye sunması gerekir.
Mahkemece dayanak belgelerin mahkemeye sunmalarını istenmesi, davacıya mal teslimini kanıtlama, davalıya ise ödeme yaptığı bedellere dair belgeleri sunma imkanı tanınarak, davalı müşteri çeki vermişse bu çeklerin tahsili halinde ödemenin kabul edileceği dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. " denilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 14/06/2016 karar tarihli kararında; in 2015/18430E.-2016/10604K. sayılı ve 'ÖZETLE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ifa savunması noktasında toplandığı, davalının peşin satış karinesini ileri sürdüğü, ancak taraflar arasında ihtilafsız olan proforma faturaların içeriğinden edimlerin birlikte ifa edilmediğinin açıkça anlaşılmakta olduğu, zira, buna göre davalı tarafın mal teslim borcunu sekiz hafta içinde yerine getirmesinin kararlaştırılmış olduğu ve 9675 ödemenin peşin olarak, bakiye 9625' lik dilimin ise sevkiyat öncesi yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının mal teslim borcunu yerine getirdiğini ispatla mükellef olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre;
usule uygun olmayan davalı ticari defterlerinde davacının gönderdiği miktarın aynen kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerinde davacıya önce bir kısmını iade etmiş olduğu, daha sonra bakiye kalan kısmı da nakden ödeme olarak düştüğü, ticari hesabını bu şekilde sfrladığı. davalının davacıya mal teslimine dair savunmasının kendi ticari deherleriyle örtüşmediği ilk iade edilen miktarın davalı aki, ödemesinin davacının kabulünde olduğu, ancak. davalının defter kayıtlarındaki Bakıldığında dair hiçbir kanıt da sunmadığı. davalının mal teslim borcunu yerine getirdiğini kanıtlayamadığı,
davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle geri ödendiği iddia edilen miktar kadar alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekir. ", denilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1634E.-2018/633K. sayılı ve 28/03/2018 karar tarihli kararında.
"ÖZETLE : Dava faturaya bağlanmış alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. tü ARR NUR 3kamek Saian man Ve teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine dair izleşmelerinin yazılı ılmadıkçı rli olmu cağı belirtilmiştir.
Bun Öre raflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK' nın cari hesaba dair hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Taraflar arasında bir borç ilişkisi bulunduğu ve borçlunun daha evvel bir kısım ödemeler yaptığı belirtilmekte, davacı davasını yalnızca iki adet faturaya dayandırmakta ve davalı da ödeme savunmasında bulunmaktadır. Eldeki davada, ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, yapılan ödeme savunmasının da yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi mahkemece takip konu faturalar ve ödeme savunması bakımından araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre ir İTE vene een itş aksi yönde yapılacak araştırmanın İse itirazın iptali ve mahkeme direnilmesi doğru değildir." denilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun "6. Kısım" "CARİ HESAP" başlıklı ve şekil" alt başlıklı 89. maddesinde; "(1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.(2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.""B) Hükümleri"üst başlıklı "I - Genel olarak" alt başlıklı 90. maddesinde;"(1) Türk Borçlar Kanununun 134 üncü maddesiyle 143 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere cari hesap sözleşmesinin hükümleri şunlardır:
a) Aksi kararlaştırılmadıkça, cari hesaba alacak veya borç kaydedilmesi, tarafların, alacağı veya borcu doğuran sözleşme veya işleme ilişkin dava ve savunma haklarını düşürmez.
Sözleşme veya işlem iptal edilirse bunlardan kaynaklanan kalemler hesaptan çıkarılır. b) Cari hesap sözleşmesinin yapılmasından önce doğmuş bulunan bir alacak, tarafların onayıyla cari hesaba kaydedilirse, aksi kararlaştırılmamışsa bu alacak yenilenmiş olmaz. ©) Bir ticari senedin cari hesaba kaydı, bedelinin alınmış olması hâlinde geçerli olmak şartıyla verilmiş sayılır. d) Her hesap devresi sonunda alacak ve borcu oluşturan tutarlar birbirinden çıkarıldıktan sonra tanınan veya hükmen belirlenen bakiye, yeni hesap devresine ait bir kalem olmak üzere hesaba geçirilir; sözleşme sona ermiş veya artan tutar haczedilmiş ise onun ödenmesi gerekir.
e) Cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler." hükümleri bulunmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( TTK ) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine dair sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba dair hükümleri uygulanamayacaktır.
V-)Yargıtay 13. Hukuk Dai 2015/4340E.-2016/12216K. sayılı ve04/05/2016 karar tarihli kararında. "ÖZETLE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır.
Eş söyleyişle sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar sebebiyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi hukukun güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davacının edimini yerine getirdiği ihtilaf konusu olmayıp tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Davalı, sözleşmeyi imzalamakla belirlenen sanatçı ücretini de kabul etmiş sayılmalıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır." denilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/14387E.-2014/9294K. sayılı ve 14/05/2014 karar tarihli kararında. "Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların ortağı bulunduğu dava dışı Limited Şirketi iki ortaklı olup, davanın tarafları olan ortaklar aralarında davaya dayanak yapılan protokolü imzalamışlardır. Söz konusu protokol,
dava dışı şirketin tüm ortaklarının imzasını taşıdığından geçerli olup mahkemenin kabulünün aksine sözleşme içeriğinde sözleşmenin geçersiz bulunmasını gerektirecek hükümler mevcut değildir. Zira, protokol bir bütün olarak değerlendirildiğinde, protokol altında imzası bulunan kişilerin aynı zamanda işbu davanın tarafı olan şirketlerin temsilcileri oldukları ve bu şirketleri bağlayıcı biçimde protokolün düzenlendiği göz önüne alındığında protokol altında imzası bulunan kişilerin temsilci olduklarının belirtilmemesi protokolün geçersizliği ve bu protokolün şirketleri bağlamayacağı sonucunu doğurmayacaktır. Bu nedenlerle, mahkemece protokolün geçerli olduğu nazara alınıp protokol hükümleri gereğince uyuşmazlığın çözümü gerekir."denilmektedir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/4834E.-2014/18518K. sayılı ve 10/06/2014 karar tarihli kararında; "Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler imzaları herhangi bir itiraza uğramadığından geçerli olup tarafları bağlar ve uyuşmazlığın da bu sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.", denilmektedir. 60098
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/176, K. 2024/195, 22 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama