İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/589 K.2022/268

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/589Karar2022/268Tarih19 Nisan 2022Okuma13 dk · 2.555 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır

Karar tarihi
19 Nisan 2022
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2019/589 Esas - 2022/268
Esas no
2019/589 Esas
Karar no
2022/268
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
31/10/2019
Karar y.tarihi
09/05/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.555 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı

araç sürücüsü ...’ın, davalı araç maliki ...'a ait ... plakalı

2006 model ... marka kamyon tipi araç ile 28/11/2018 günü, müvekkil ...'e

çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın,

davalı sigorta şirketi ... Sigortanın 025331 nolu acentesi tarafından 4359042 poliçe

numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını,

Karayolları Trafik Kanunu gereği araç sürücüsü, araç maliki ve zorunlu mali sorumluluk

sigorta şirketi müvekkillerin uğradığı zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu

olduklarını, davalı sigorta şirketine 28/02/2019 tarihli mail ve ekindeki dilekçe ve belgeler

ile başvuruda bulunulduğunu, ancak başvurunun sürüncemede bırakıldığını, kaza tespit

tutanağında müvekkil ...'nin KTK'nın 68/1-c maddesini ihlal ettiği; sürücü Hayri'nin ise

kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, ancak tutanağın hatalı olduğunu, müvekkilinin

yaşadığı kaza ve geçirdiği ameliyat sonrası yatağa bağlı hale geldiğini, günlük ihtiyaçlarını

dahi karşılayamadığını, oturup kalkamadığını tuvalet ihtiyacını dahi tek başına

gideremediğini, düzenli olarak pansuman ve tedavisinin yapılması; yemek, temizlik, kişisel

bakım gibi ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini, müvekkil ...'nin bakımının çocukları

olan diğer müvekkiller tarafından yapıldığını, yaşadıkları manevi acının yanında ilaç,

tedavi, eve gelen bakıcı ve temizlikçi masrafları da maddi yüklerini arttırdığını, müvekkil

...'nin sol diz altı bölgesi için protez yaptırıldığını ve 7.200,00 TL tutarındaki masrafın da

müvekkil ... tarafından karşıladığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkil ...

...'in geçici ve sürekli sakatlık ve iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 50,00 TL maddi

tazminatın (Sigorta şirketi için poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere), müvekkiller ...

..., ... ..., ... ...'in annelerinin tedavisi nedeniyle yaptıkları tedavi

ve ilaç masrafları için şimdilik 50,00 TL maddi tazminatın (Sigorta şirketi için poliçe limitleri

ile sınırlı olmak üzere) ve toplam 53.000,00 TL manevi tazminatın, kazanın vuku bulduğu

28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte maddi tazminatın tüm

davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın araç sürücüsü davalı

... ve araç maliki davalı ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava

ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı sigorta şirketinin 20.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde

özetle; davayı ve müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul etmemek kaydıyla ...

plaka sayılı aracın, müvekkil şirket nezdinde, 4359042 poliçe numaralı, 13/06/2018-2019

vade tarihleri olmak üzere /Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik )

Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin, ancak sigortalısının kazadaki

kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde poliçe azami teminat

limitiyle sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacı

yayada olduğunu, kaza tespit tutanağında tüm kusurun davacı ...'e verildiğini,

trafik kazası nedeniyle meydana gelen bütün sağlık hizmet bedellerinin SGK Başkanlığı

tarafından ödeneceği hükme bağlandığından, müvekkil şirketin tedavi (tedavi, ilaç, taksi-

ulaşım, protez, pansuman, bakıcı vb.) harcamalarına ilişkin herhangi bir sorumluluğu

bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme

yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarının sorulmasını talep

ettiklerini, bu hususta tespit edilecek tazminat rakamında göz önünde bulundurulmasını,

kaza tarihinden itibaren faiz talebi haksız olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama

giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1) Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, 2) ... Sigorta A.Ş.'ye ait sigorta hasar dosyası. 3) Gölbaşı Osman Tan Polis Merkezi Amirliği ve Sıhhıye Kocatepe Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları, 4)Adalet Bakanlığı Adli Tıp Grup Başkanlığına ait Kusur Raporu, 5)Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığına ait Maluliyet Raporu,

6) Davacıya ait tedavi evrakları, 7) Mahkememizden alınan Kusur ve Aktüer Bilirkişi raporları,

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeni ile aracın sürücüsü,işleteni ve sigortacısına karşı ileri sürülen maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kazaya sebebiyet veren ... plakalı araca ait poliçenin incelenmesinde:13/06/2018-13/06/2019 tarihleri arasında davalı şirkete sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 360.000,00 TL olduğu kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği anlaşılmıştır.

Dosyanın esası için mahkemece yapılacak iş, meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının tespiti, davacının kaza nedeniyle malul kalıp kalmadığı, kaldı ise oranı ve kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluğu bulunup bulunmadığı, poliçe limiti ve ödeme yapıp, yapmadığının tespiti, gerçek zarar miktarının tespiti, yapılan ödeme varsa bunun güncellenmiş mahsubu ve en nihayetinde gerçek zarar miktarından, davalıların kanunen sorumluluğunun bulunup bulunmadığına karar vermekten ibarettir.

2918 sayılı KTK'da ZMMS sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır.

Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1).

Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97).

Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz (8 iş günü) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar (m. 99).

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m. 109/1,2).

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53).

Bedensel zarar meydana gelmesi durumunda daimi veya geçici iş göremezlik nedeni ile tazminat talep edilebilir (TBK m. 54, 55). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56).

ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (11 H.D. 09/06/2003, 2003/269 E, 2003/6111 K,).

2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir

Bu bilgiler ışığında, meydana gelen kazada davacının maluliyeti bulunup bulunmadığı, tarafların kazadaki kusuru ve gerçek zarar miktarının tespiti açısından dosya ayrı ayrı rapora tevdi edilmiş olmakla;

Davacının maluliyet bulunup bulunmadığının tespiti açısından alınan ATK raporu incelendiğinde, meydana gelen kazada, Nuşirevan kızı, 28/06/1939 doğumlu ...’in 28/11/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve

ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında,

Alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları

%40 olduğu,

Hastanın kaza zamanında 60 yaşın üzerinde olması nedeniyle yönetmeliğin 11/e maddesine

göre hesaplanan özürlülük oranına Balthazard ile %10 eklendiğinde 28/11/2018 tarihli trafik

kazasına bağlı kişinin toplam vücut özür oranının %46 (kırk altı) olduğu ve sekel halini

Aldığı, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı

ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmakla,, rapor usul ve esasa uygun olmakla maluliyet yönünden hükme esas tutulmuştur.

Meydana gelen kazada, tarafların kusurunun tespiti açısından alınan raporlar incelendiğinde ise, 28/11/2018 günü saat 15:30 sıralarında, sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile, Şehit Ali Gaffar Okan Caddesini takiben Jandarma istikametinden Belediye istikametine seyri sırasında 2203 sokak kavşağını geçtikten sonra No: 92/A önüne geldiğinde, seyrine göre sağdan yola girip karşıya geçmek isteyen yaya ...’in sol ayağının üzerinden tekeriyle geçmesi sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.

Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosya kapsamından, kazanın, meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, orta ayırıcıyla bölünmüş tek yönlü yolda, yağmurlu havada, ıslak zeminde, gündüz meydana geldiği, aracın kaza sonrası duruş yerinin yolun sağına 3.90 metre mesafede olduğu, davalı ...'ın dosyada mevcut duruşmada alınan ifadesinde, "...benim suçum yoktur, ben duruyordum, kontrolsüz kavşaktan bir araca yol verdim, davacı ... iki aracın arasından çıktı, ben sağ taraftan davacı ...'yi hiç görmedim, durduğumda ön teker davacı ...'nin ayağına basmış, araçtan indim davacıyı kaldırdım..." şeklinde beyanda bulunduğu,

dosyada mevcut 23/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'in 1. derecede %75 oranında kusurlu olduğu, davalı kamyon sürücüsü Haydar BAŞ'ın 2. derecede %25 oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.

Ancak, dosyada mevcut kamera görüntüleri incelendiğinde, yayanın bir marketin önünden yola girdiği ve bir müddet beklediği, yayanın soldan gelen araçlar açısından görünürlüğünün olduğu, kazaya karışan kamyonun kaza yerine geldiğinde önce durakladığı, bunu gören yayanın kamyonun önünden geçmek istediği, ancak kamyonun tekrar hareketlenmesiyle kazanın meydana geldiği görülmüştür.

Dava dosyası kapsamındaki ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, bilirkişi raporu, kazayla ilgili kamera görüntüleri ve olayla ilgili diğer tüm veriler incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında,

geldiği olay mahallinde yolun sağında kaplama içerisinde beklemekte olan yayayı dikkate almayan ve hareket alanına gerektiği gibi kontrol altında bulundurmadan tedbirsiz şekilde hareket ederek sağından aracının önüne doğru hareketlenip karşıya geçmek isteyen bu yayaya önlemsiz şekilde çarpan davalı sürücünün bu oluş şartlarındaki olayda asli kusurlu olacağı görüş ve kanaatine varıldığı ve davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahalde, bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline gelip duruşa geçtikten sonra,

seyrine göre sağda beklemekte olan yayayı dikkate alıp bu yayaya geçiş hakkını bırakarak seyretmesi gerekirken, kamera görüntüsünden de anlaşılmakla, önce duraklayıp sonrasında dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde harekete geçerek, duran aracından dolayı önünden geçmek isteyen, önceden fark etmediği bu yayanın ayağının üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu,

davacı yaya ... yoğun trafiğin aktığı olay yerinde araçların hareketlerine dikkat ederek kontrollü geçmeye özen göstermeyip, yol kenarında bir müddet bekledikten sonra sol tarafından gelerek duruşa geçen kamyonun önünden geçmek üzere hareketlendiği sırada, tekrar harekete geçen bu kamyonun tekeriyle ayağının üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu, bildirilmiş olmakla, ATK raporunun çelişkileri giderdiği, olaya ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla kusur yönünden bu rapora itibar edilmiş ve olayda.

Davalı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,

Davacı yaya ...’in %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Gerçek zararın tespiti açısından alınan rapor da ise, davacı ... lehine 12.034,00 TL geçici iş

göremezlik tazminatı, 66.445,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.320,04 TL

geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.799,73 TL tazminat hesaplandığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 28/11/2018 günü saat 15:30 sıralarında, sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile davacının ayağının üstünden geçerek, yaralanmasına neden olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalı sürücü

...’ın % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in % 25

oranında kusurlu olduğu, hesap raporuna göre davacı lehine hesaplanan maddi zarardan

TBK 52 inci maddesi kapsamında % 25 kusur indirimi yapıldığı,

TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak hesaplama

yapıldığı, davacı ...’un 28.11.2018 tarihinde geçirmiş

olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, toplam vücut özür oranının %46

olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay

olduğunun tespit edildiği, davacı ... lehine 12.034,00 TL geçici iş

göremezlik tazminatı, 66.445,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.320,04 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.799,73 TL tazminat hesaplandığı ve raporun gerekçeli olup, hesap yönünden usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, meydana gelen zarardan davalı sürücü ve sigorta şirketinin poliçe nedeniyle sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla, Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiş ancak diğer davalıların kaza sonrası annelerine maddi açıdan yardım ettikleri sabit olsa bile, olaydan maddi açıdan dolaylı bile olsa zarar gördüklerinin kabul edilemeyeceği ve yine zarar görse bile bu davanın konusu olamayacağı anlaşılmakla diğer davalıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,

Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebilmekle, tarafların sosyal-ekonomik durumları, takdir edilen tazminatın davalı tarafından ödenebilir olması da dikkate alınarak, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Anlatılan nedenlerle,

1-Davanın Kısmen Kabulü ile,

a)Davacı ... yönünden, maddi tazminat talebinin kabulü ile, 12.034,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 66.445,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.320,04 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam, 83.799,73 TL'nin 13.03.2019 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden işleyecek ticari faizi ile , davalı gerçek kişiler ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

b) ..., ... ve ... yönünden; maddi tazminat talebinin reddine,

c) Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin Kabulü ile,

35.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,

d)..., ... ve ... yönünden manevi tazminat talebinin Kabulü ile,

Her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,

Maddi Tazminat yönünden;

2-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 11.693,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesine,

3-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ...'tan alınarak davalı sigorta şirketine ödenmesine,

4-Alınması gerekli 5.724,36 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 1.474,63 TL harcın düşümü ile arta kalan 4.249,73 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Peşin ve ıslahla alınan 1.474,63 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesine,

Manevi Tazminat yönünden;

6-Davacı ..., ...,..., ... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 5.250,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesine,

-Alınması gerekli 2.595,78 TL harçtan peşin alınan 136,97 TL harcın düşümü ile arta kalan 2.458,81 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

11-Peşin alınan 136,97 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,

12-Maddi ve manevi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan; 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 664,65 TL posta ve tebligat gideri, 323,00 TL ve 1.260,00 TL adli tıp giderleri olmak üzere toplam 3.247,65 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.891,55 TL ile 50,80 TL başvuru harcı ve vekalet harcı olmak üzere toplam 2.942,35 TL toplam yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.024,37 TL ile sınırlı olmak üzere) tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

13-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,

14-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 145,20 TL'sinin davacıdan, 1.174,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 19/04/2022 11:55:39

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/589, K. 2022/268, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. Deliller
  6. Yargılama Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/589
Karar No
2022/268
Tarih
19 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/590 K.2022/343
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/590 K.2022/369
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/590 K.2022/271
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/590 K.2022/311
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/592 K.2022/324
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/592 K.2022/284

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.