KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/731
- Karar No
- 2023/460
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/731 Esas - 2023/460
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/731 Esas
KARAR NO : 2023/460
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11.07.2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin pimapen, kompozit, alüminyum doğruma, cephe kaplama ve sistemleri imal edip sattığını, gerekirse montaj işleri de yaptığını, davalı şirketin piyasada kat karşılığı inşaat yaptığını, davalının kat karşılığı inşaatını üstlendiği ... parselinde kayıtlı arsa üzerinde inşaat yaptığını, bu inşaatın pimapen, kompozit, alüminyum doğrama ve yarı kapaklı giydirme cephe sistemli işlerini, dış cephe cam giydirme, PVC doğramaları vs TÜM PVC işlerini, koridorların yangın merdiveni ve dış cepheye bakan bölümlerin PVC doğrama işleri,
dükkanların cam cepheleri ve PVC doğramalarının malzemeli ve montajlı olarak müvekkilinin yapıp davalıya da teslim ettiğini, davalı ile birtakım sözleşmeler yaptığını, yapılan işlerin faturalarının düzenlenip davalı iş sahibine gönderildiğini, davalının bakiye borçlarını ödemediğini, bu işlerden dolayı davalı iş sahibinden 328.134,40-TL kadar bakiye alacağı kaldığını, ödeme zamanı geldiğini, alacağın tahsili amacıyla ...
Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyadan çıkarılan ilamsız ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun yasal süresinde bu takibe “Herhangi Bir Borcu Olmadığı” gerekçesi ile haksız itirazda bulunması üzerine takip İİK.nun 62. maddesine göre durdurulduğunu, itirazın iptali, takibin devamı için ... mahkemesinin 2018/305 Esas sayılı davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda 2019/770 Sayılı karar ile davalının 328.134.40-TL miktarlı itirazın iptaline ve takibin devamına ilişkin 17.09.2019 tarihinde karar verildiğini, davalının davayı istinaf ettiğini,
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, 05.07.2022 tarihinde müvekkilinin, borçludan alacağını tahsil edebildiğini, toplam faiz miktarının 143.760.90-TL olarak tahsil edildiğini, müvekkilinin işleri tümü ile tam ve noksansız teslim ettiğini, buna ilişkin tutanaklar tutulduğunu ancak alacağının ödenmediğini, 27.11.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, 27.11.2017 tarihinden itibaren tahsil edilen 22.06.2022 tarihine kadar %8 oranında en azından faizden dolayı müvekkilinin zararı oluştuğunu, davacının alacağının ödenmesi için davalıya gönderdiği ihtara,
başlattığı icra takibine karşın davalının 328.134,40-TL alacağını 27.11.2017 tarihinde oluşan temerrüdüne rağmen müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00-TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket tarafından, 98289 ada/1 ada parsel olan taşınmazın 07.04.2015 tarihli iş yapım sözleşmesi ve dava dosyalarında mübrez taraflar arasındaki tüm sözleşmeler kapsamında davacı şirkete devredildiğini, tapu devrine ilişkin tutanak, tapu fotokopisi ve anılan hususa dair muavin defter kaydının ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/152 D. İş sayılı dosyada mübrez olduğunu,... D.
İş sayılı dosyası mübrez 26.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketin edimlerini eksiksiz ve tam yerine getirmediğinin tespit edildiğini, davacı şirket tarafından 17.10.2017 tarihinde 2 adet toplam 590.864,94-TL tutarında fatura düzenlendiğini, faturalara ihtarname ile itiraz edildiğini, davacının faturaya konu işlerin yapıldığını iddia ettiğini, taşınmazda ikamet edildiği sırada, dış cephe cam giydirme yapılmasının mümkün olmadığını, tüm imalatların yanlış ve hatalı yapıldığını, ...
12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/152 D.
İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, 26.09.2017 tarihli rapor aldırıldığını, raporun davacı tarafa tebliğ ettirildiğini, herhangi bir itiraz olmadığını, raporda davacı tarafın edimin ifasında yetersiz kaldığını ve kusurlu olduğunu, ciddi zararlarının doğmasına sebep olduğunu, sözleşmedeki cezai şart unsurunu gerçekleştirdiğini, davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine borçlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının mahkeme kararı ile kesinleşen alacağının davalı borçlunun temerrüdü nedeniyle geç tahsilinden kaynaklanan faizi aşan miktarda munzam zararının tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davada çözümü gereken yön, taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında davacı tarafça yapılan işlerin karşılığı olarak düzenlenen faturalardan davalı iş sahibinin ödemediği tutarın icra takibine konu edilmesi, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açılması ve yapılan yargılama sonucu verilen kararın da davalı tarafından istinaf edilmesi sonucu uzayan yargılama süreci sonunda davacı tarafça 05.07.2022 tarihinde tahsil edilebilmesi nedeniyle davacının munzam zarara uğrayıp uğramadığı, munzam zarar koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise davacının uğradığı zararın kapsam ve miktarının tayin ve tespiti noktasındadır.
Mahkememizce davacının iddialarının yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu amaçla dosya SMMM, İnşaat Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 15.03.2023 tarihli kök rapor ile 21.06.2023 tarihli ek raporun alındığı, düzenlenen raporların gerekli açıklamaları içerdiği görülmekle ve taraf vekillerinin beyanları da alınmak suretiyle tahkikat tamamlanmıştır.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının munzam zarar iddiasında bulunarak açtığı işbu davada, faizi aşan zarar iddiasını somutlayacak şekilde bilgi, belge, ispat vasıtasını sunmadığı, sadece alacağın geç alınması ve ekonomik koşullar dayanak yapılarak munzam zarar talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı alacağını zamanında tahsil edememiş olması sebebiyle pvc malzemesi, kompozit, cam ve alüminyum malzemeleri erken dönemde satın alamadığı iddiasında bulunmuş ise davacının buna ilişkin delillerini sunmadığı,
davacının temerrüt faizini aşar şekilde zarar uğradığı yönündeki iddiasının somutlayıcı yöntemlerle belgelenmesi gerektiği, davacının alacağını geç tahsilden dolayı uğradığı zararı somut olarak ortaya koyan bir delil ibraz etmediği, munzam zararın varlığının sadece enflasyon sepeti veya denkleştirici adalet hesabı adı verilen yöntemle hesaplanarak belirlenmesi yönündeki görüşe iştirak edilmediği,
munzam zarar talebinde bulunabilmek için öncelikle somut bir zararın varlığının kanıtlanması gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği faizi aşan zarar iddiasının somut şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmakla, davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/731, K. 2023/460, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama