KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/299
- Karar No
- 2023/751
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
Karar Metni
2.153 kelime·11 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/299 Esas - 2023/751
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/299 Esas
KARAR NO : 2023/751
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili firma ile davalı banka arasında Bilecik ilinde bulunan atık su arıtma tesisinin yapımı ve işletmesinde kullanılmak üzere Hazine Destekli, KGF kefaletli miktarla birlikte toplam 3.000.000,00 TL ile KGF kefaletli 750.000,00 TL ise davalı banka tarafından kullandırılmak üzere toplam: 3.750.000,00 TL kredi kullanımı konusunda davalı banka ile ön anlaşma yapıldığını, Bilecik Belediyesi'ne ait 2 adet Atık Su Arıtma Tesisi ihalesinin müvekkilinde kalması üzerine kredilendirme aşamasına geçildiğini, süreç boyunca davalı bankanın kredi limitinin 3.750.000,00 TL olacağının beyan edildiğini,
davacıların limitin 3.750.000,00 TL olacağı inancıyla asıl kredi olan ve KGF'nin kefalet üst limiti olan 3.000.000,00 TL'nin KGF onaylı olmasına rağmen davalı bankanın bütün ipotek ve teminat taleplerinin kabul edildiğini, kredi işlemlerinin yürütülmesi için ...
Şubesi personeli KOBİ temsilcisi Ersoy Söylemez'in atandığını, kredi işlemlerine başlandığını, KGF/Hazine 3.000.000,00 TL kefalet taahhüt ettiğini, banka ve şirket öz kaynak hissesi olarak da 750.000,00 TL olmak üzere toplam.
3.750.000,00 TL bedelli kredinin bir yılı ödemesiz, 48 ay vadeli olarak anlaşıldığını, bu sürecin müvekkili şirketin yetkilisi Adnan Pekşen ve banka görevlisi ... ... ile yürütüldüğünü, 06/04/2018 tarihinde banka temsilcisi tarafından gönderilen evrakların imzalanarak şubeye gönderildiğini, 12/04/2018 tarihinden başlamak üzere 48 ay vadeli, sadece faiz ödemeli 22/04/2022 tarihinde son ödeme tarihi olan kredi tablosu paylaşıldığını, kredi tahsisi ve geri ödeme tablosu belli olduktan sonra banka lehine özkaynak kredisine teminat için davacı ... ... ... meskenin ipotek verildiğini,
davacı şirkete ait 2 meskenin de ikinci derece ipotek olarak bankaya resmi senet ve teminat ile verildiğini, yine bankanın talebi ile projeye konu işin sahibi olan Bilecik Belediyesi nezdinde 5.000.000,00 TL temlik sözleşmesi yapıldığını, bankanın bu kapsamda 450.000,00 TL riski olan kredi için müvekkili firmadan 15.000.000,00 TL kefalet, teminat, temlik almasına karşı vaat ettiği 1 yıl ödemesiz ve toplam 3.750.000,00 TL krediyi anlaşılan şart ve miktarda vermediğini, banka temsilcisinin müvekkili firma yetkilisine GKS ile beraber bono imzalattığını, bunun bilgisini müvekkillerine vermediğini,
kredinin ilk kısmının kullandırımı ile kullandırılan kredinin 2.550.000,00 TL KGF kefaletli, 450.000,00 TL banka limitlerinden olmak üzere toplam.
3.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin işlemlerin başlaması adına tanınan krediye razı olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin üstlenmiş olduğu işte yaşanan aksaklıklar nedeniyle ödemelerinde gecikme yaşaması üzerine müvekkili firmaya ait hesabın hukuka aykırı olarak kat edildiğini, banka tarafından bu süreçte ödemeler ve hesap numarasına ilişkin bilgi verilmediğini, bu durumun müvekkili tarafından CİMER'e şikayeti üzerine bilgi alabildiğini, 11/02/2019 tarihinde 2.662.634,24 TL ana para tutarı ile yasal takibe alındığını, yapılan ödemeler ile kalan ana para arasında tutarsızlık olduğunu,
davalı bankanın KGF kredisi yapılandırma talebini usulüne uygun yerine getirmediğini, 06/01/2021 tarihinde aldığı 2.340.033,92 TL ödemeyi müvekkili ve icraya bildirmediğini, takibe devam ettiğini, müvekkilinin 16/10/2019 ve 08/11/2019 tarihinde iki kere yapılandırma başvurusunda bulunduğunu, 19/11/2019 tarihli ...
2. Noterliği'nden 25603 sayılı yazı ile cevap geldiğini, yapılan yapılandırma teklifinin talepten ve tanınan haklardan çok düşük süre içerdiğinden 22/11/2019 tarihinde yapılandırmayı kabul etmediklerini ve kararname kapsamındaki haklara uygun yapılandırma yapılması taleplerinin ...
35. Noterliği'nin 26394 sayılı yazısı ile gönderildiğini, herhangi bir cevap verilmediğini,11/11/2019 tarihinde bankaya yeniden başvuru yapıldığını, bankanın 28/11/2019 tarihli cevabında başvuru ve taahhüt mektubu eklerinde eksiklikler tespit edildiği, eksikliğin tamamlanması halinde başvurunun dikkate alınacağının bildirildiğini, eksik belgelerin ne olduğuna dair bir açıklama olmadığını, davalı bankanın güven ilkesine aykırı davrandığını, yapılandırmayı yasal metinlere ve hesap kat prosedürüne aykırı müvekkiline kat ettiğini, davalı banka tarafından, alacaklısı banka, borçlusunun müvekkili şirket olan ... ...
Müdürlüğü'nün 2019/17267 esasına kayıtla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin 19/12/2019 tarihinde aldıkları tebligat ile kambiyo takibi yapıldığını öğrendiğini, söz konusu bononun müvekkili ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığını, takibe konu bono da olduğu gibi bankanın ortada bonoya ilişkin bir ödeme, mal veya hizmet karşılığı yokken bono almasının mümkün olmadığını, ortada hiçbir sebep yokken tacir olan bir şirketin bono ile borçlanmasının mümkün olmadığını, bankanın bu bononun eline geçme sürecini ...
13. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/1176 esas sayılı davasında, davalı borçluların 12/04/2018 keşide ve 10/12/2019 vade tarihli 3.000.000,00 TL tutarında bonoyu imzalayarak bankaya bıraktığını beyan ettiklerini, bu durumun ciddiyetten uzak olduğunu, bankaların kıymetli evrak aldığında bunu kayıt altına alması gerektiğini, karşılığında da bir alındı belgesi vermesi gerektiğini, takibe konu bononun boş bırakılan yerlerin bankanın elindeyken doldurulduğunu, kayıt tutmaktan sorumlu olan davalı bankanın, bonoyu elinde ne suretle tuttuğunu açık şekilde ispat etmesi gerektiğini,
16/03/2018 tarihli GKS ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipteki müvekkillerine ait adreslerin farklı olduğunu, davalı banka tarafından ipotek edilen gayrimenkullere ilişkin yapılan hacizler bulunduğunu, bu ipoteklere ilişkin kıymet takdiri yapıldığını, taşınmazların değerinin borcu diğer tüm ipotek, haciz ve yükümlülükleri ile karşılamaya yettiğini belirterek öncelikle tüm müvekkilleri yönünden takibin borca yetecek miktarından fazla gayrimenkul haczi yapıldığı göz önüne alınarak teminatsız olarak takibin durdurulmasına, müvekkillerinin ... ...
Müdürlüğü'nün 2019/17267 esas sayılı dosyasından kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 er TL borçlu olmadıklarının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; menfi tespit davasının konusunun belli bir değerle ilgili bulunduğunu, uygulanacak harç oranının nispi olduğunu, harcın bedel üzerinden belirlenmesi gerektiğini, davacının dava değerinin eksik olması nedeniyle eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davacının açmış olduğu davanın ... ...
Müdürlüğü'nün 2019/17267 esas sayılı takip dosyasına bağlı olduğunu, buradaki takip değerinin 2.960.125,00 TL olduğunu, harcın bu miktar üzerinden kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiğini, davacının mahkememizin 2022/809 esasına kayıtlı olan konusu, tarafları ve dayanağı aynı olan menfi tespit davasında harcı ikmal etmediğini, bu nedenle 17/02/2023 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, esasa ilişkin olarak da dava konusu icra takibine konu senedin bir teminat senedi olmadığını, bononun teminat senedi olabilmesi için yazılı bir anlaşmanın olması gerektiğini, bononun teminat bonosu olduğunu ispat edememiş olduğunu,
davacılar ile müvekkili banka arasında ödenmemiş olan bir borç ilişkisi olduğunu, davacı yanın bononun vasfına ilişkin ileri sürdükleri iddiaları kabul etmediklerini, buna ilişkin örnek mahkeme ve Yargıtay kararları bulunduğunu, davacı tarafın kefil ile aval veren ayrımını dikkate almadığını, dava dışı keşideci ve lehtar arasındaki temel borç ilişkisinin bu dava ile değerlendirilemeyeceğini, davacı tarafın aval veren olması nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayalı olarak şahsi defileri müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini, buna ilişkin Yargıtay kararının da mevcut olduğunu,
davacı tarafın bononun hukuka ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddialarını yazılı belge ile ispatlama zorunluluğunun olduğunu, yapılan takibin kambiyo takibi olduğunu, TCK 688.maddesinde bonoda bulunması zorunlu unsurlarını taşıdığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile davacılar hakkında takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE
Dava; ... ... Müdürlüğü'nün 2019/17267 sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece 05/05/2023 tarihli tensip tutanağının 1.maddesi ile menfi tespit davası kısmi dava olarak açılamayacağından davacılar vekiline takip çıkışı miktar üzerinden eksik harcı ikmal etmek üzere süre verilmiş, 01/06/2023 tarihli ara kararla bir ay ek süre verilmiş ve verilen süre içerisinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmış ve dava değeri itibariyle heyetçe görülecek davalardan olması nedeniyle dosya heyete tevdi edilerek, yargılama heyetçe sürdürülmüştür.
... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2023/117178 (Kapatılan ... ... Müdürlüğü'nün 2019/17267) esas sayılı icra takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı-davalı banka tarafından, borçlu-davacılar hakkında 12/04/2018 tanzim, 10/12/2019 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 2.950.000,00 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam; 2.960.125,00 TL alacağın tahsili isteğiyle 16/12/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği, takibin dayanağı bono örneğinin incelenmesinde; keşidecinin davacı şirket, kefillerin diğer davacılar, lehtarın davalı banka, 12/04/2018 tanzim, 10/12/2019 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli olduğu, 12/12/2019 tarihinde protesto edildiği anlaşılmıştır.
Davalı bankanın Başkent Şubesi'nden kredi sözleşmesine ilişkin tüm belge örnekleri celp edilmiş, dosya üzerinde gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi de verilerek bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış olup, bankacı bilirkişi 06/11/2023 tarihli raporunda; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, ... ...
Müdürlüğü'nün 2019/17267 sayılı dosyada yapılan takip tarihi itibariyle davacıların davalı bankaya 64013244 numaralı 3.000.000,00 TL bedelli kredi nedeniyle 2.821.965,17 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam. 2.828.829,59 TL, 33231742 numaralı KMH hesabı nedeniyle 17.180,49 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam. 17.271,88 TL olmak üzere toplam.
2.949.103,71 TL nakit, 7 adet çek yaprağı bedelinden kaynaklı 14.210,00 TL banka asgari sorumluluk bedelinden kaynaklı gayri nakit alacağın olduğunu, takip tarihi itibariyle, takip tutarı kadar borçlu olunduğunu bildirmiştir.
Dosya kapsamından; davalı banka ile davacı şirket arasında 16/03/2018 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, diğer davacıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşme gereği davalı banka tarafından 12/04/2018 tarihinde davacı şirkete KGF kefaletli, ilk 6 ay geri ödemesiz, aylık %1,39 akdi faizle 3.000.000,00 TL bedelli nakit kredi kullandırıldığı ve hesaplarına yatırıldığı, genel kredi sözleşmesi gereği, davacı şirkete Kredili Mevduat Hesabı, Kredi Kartı ve çek karnesi kullandırıldığı,
davalı banka tarafından davacı şirketin hesaplarının 12/12/2019 tarihinde kat edilerek ihtarname keşide edildiği, işbu davanın dayanağı icra takip dosyasına konu 12/04/2018 tanzim, 10/12/2019 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli senedin davacılar tarafından davalı bankaya verildiği hususları sabittir.
Davacı taraf; davanın dayanağı ... ...
Müdürlüğü'nün 2019/17267 esas sayılı dosyasına konu bononun, teminat bonosu olduğunu, davacı şirket ile davalı banka arasında Bilecik ilinde bulunan Atık Su Arıtma Tesisi'nin yapımı ve işletmesinde kullanılmak üzere hazine destekli, KGF kefaletli miktarla birlikte toplam 3.750.000,00 TL'lik krediye ilişkin anlaşma yapıldığı, ipotekler verildiği, takibin dayanağı bonoya karşılık alacaklı tarafından müvekkili firmaya ve diğer borçlulara herhangi bir mal ve hizmet verilmediği,
KGF garantili kredi ve ipotek ilişkisi bulunduğu,162 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın 2.maddesiyle KGF kredilerinde borçluya yapılandırma teklif edilmeden tazmin sürecine geçilemeyeceği, bonodan dolayı borcun olmadığı iddiasında bulunmakta, davalı taraf, takibin kambiyo takibi olduğunu, takibin dayanağı bononun zorunlu unsurları taşıdığı, bononun teminat bonosu olmadığı, bu hususun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde takip dayanağı senedin teminat olarak düzenlendiğine dair hüküm bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunmasında bulunmaktadır.
Davada uyuşmazlık; dava konusu icra takibinin dayanağı bononun teminat bonosu olup olmadığı, genel kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, KGF kefaletli kredilerdeki usule uyulup uyulmadığı, bonodan dolayı borcun olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Kambiyo senedinin kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, senette mücerretlik ilkesi bulunmakta ise de dava konusu icra takibinin dayanağı bono lehtarının davalı banka olduğu, bankaların yapıları gereği kredi veren kuruluşlar olup, kredinin garantisini temini için bono düzenledikleri, işbu dava konusu olayda taraflar arasında 16/03/2018 tarihli 5.000.000,00 TL limitli davacı şirketin asıl borçlu, diğer davacıların müteselsil kefili olduğu genel kredi sözleşmesi bulunduğu,
kredi sözleşmesi gereği davalı banka tarafından davacı şirkete KGF kefaletli ilk 6 ay geri ödemesiz, aylık %1,39 akdi faizli 3.000.000,00 TL bedelli nakit kredi kullandırıldığı, ayrıca şirkete kredili mevduat hesabı açıldığı ve şirket kredi kartı kullandırıldığı, çek karnesi verildiği,
kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğine ilişkin kararda değişiklik yapılmasına dair 162 sayılı kararla, 31/10/2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe koyulan Kredi Garanti Kurumları'na sağlanan hazine desteğine ilişkin kararın 4.maddesinin 1.fıkrasının b bendinin 4 ve 9.alt bentlerinin değiştirildiği ve aynı bende 15.alt bent eklendiği, buna göre 4.maddede; "işletme kredilerinin vadesi asgari 6 ay, ana para ödemesiz dönemi en az 1 yıl olmak üzere azami 5 yıl, yatırım kredilerinin vadesi asgari 6 ay, ana para ödemesiz dönemi en fazla 3 yıl olmak üzere 10 yıl olduğu..." hususunun kararlaştırıldığı,
işbu kredinin yatırım kredisi olduğu, buna göre vadesinin asgari 6 ay, ana para ödemesiz döneminin en fazla 3 yıl olmak üzere 10 yıl olması gerektiği, davacı tarafından davalı bankaya yapılandırma için 16/10/2019 tarihinde talepte bulunulduğu, sonrasında 08/11/2019 tarihinde yeniden yapılandırma talebinde bulunulduğu, 21/11/2019 tarihinde verilen cevapla önerilen ödemesiz dönemin 3 ay, önerilen vadenin 36 ay (ilk 3 ay ödemesiz, sonraki 3 ay faiz ödemeli, kalan 30 ay eşit taksitli) olarak teklif edildiği, talebin düşük süre içerdiğinden kabul edilmediği, yapılandırma teklifinin 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'na uygun olmadığı,
(4.bent) aynı kararında 2.maddesiyle kararın 6.maddesinin 2.fıkrasına eklenen cümlede, kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce yararlanıcıya kararın 4. maddesiyle hüküm altına alınan yapılandırma kapsamında veya 15/08/2018 tarihli 30510 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan finansal sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması hakkında yönetmelik kapsamında yapılandırma imkanı tanınmış olması gerektiği, dava konusu olayda yapılandırmanın, Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın 4.maddesiyle hüküm altına alınan yapılandırma içeriğinde olmadığı, bu nedenle tazmin talebinin de henüz oluşmadığı,
bononun da genel kredi sözleşmesinin teminatı kapsamında olduğu, tazmin koşulu oluşmadığından bu kapsamda bononun da takibe konu edilemeyeceği anlaşılmakla, davacıların menfi tespit talebinin kabulüne, davacı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise davalı bankanın kötü niyetle takibe geçtiği kanıtlanamadığından, davacıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
TOPLAM 53.068,18 TL
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/299, K. 2023/751, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama