KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/434
- Karar No
- 2023/671
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/434 Esas - 2023/671
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/434
KARAR NO : 2023/671
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, davacı şirketten muhtelif tarihlerde medikal ekipman ve buna bağlı destek hizmetleri satın aldığını, davaya konu borç vadesinde ödenmediğinden davacı şirket vekili olarak 27/10/2022 tarihinde göndermiş oldukları e-postaya, davalı şirketi temsilen münferit yetkili ... tarafından 31/10/2022 tarihinde verilen yanıtta borcun tamamının kabul edildiğini, ancak somut bir ödeme planı verilmediğini, ...15. İcra Müdürlüğünün 2023/744 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borca itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile itiraz kötü niyetli olarak yapıldığından alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
07/07/2023 tarihli dilekçesi ile 01/01/2017 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 8.maddesi uyarınca İngiltere Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine itirazda bulunmuş, ayrıca tahkim, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve iş bölümü itirazlarını bildirmiş, cevap süresinin uzatılması isteğinde bulunmuş, mahkemece verilen ek süre içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde 01/01/2017 tarihli sözleşmenin 13.maddesi uyarınca sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda İngiltere Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine itirazla davanın usulden reddine karar verilmesi,
esasa ilişkin olarak da, dayanak e-posta çıktılarının alacağın ispatına tek başına yeterli olmadığını, ancak delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, davacının varlığını iddia ettiği alacakların kaynağının alelade satımlar olmayıp, 01/01/2017 yürürlük tarihli distribütörlük sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında yıllara sari olarak taraflar arasında süregelen hukuki ilişki ve cari hesap ilişkisi olduğunu,
taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi cari hesap ilişkisi kapsamında takip edilmekte olup 01/01/2017 tarihli distribütörlük sözleşmesi geçerli bir şekilde feshedilmediğinden cari hesabın da kat edildiğinden söz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için sözleşmenin feshedildiği kabul edilse dahi sözleşmedeki şartlara uygun bir fesih olmadığı için haksız feshin gündeme geleceğini ve müvekkilinin menfi ve müspet zararını takas hakkının söz konusu olacağını belirterek öncelikle yetki itirazlarının kabulü, bu itirazlarının kabul görmemesi halinde takas def'i de nazara alınarak davanın esastan reddine,
davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
...15. İcra Müdürlüğünün 2023/744 sayılı dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu hakkında cari hesaba dayalı olarak 100.267,99 USD asıl alacağın tahsili isteğiyle 13/01/2023 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 09/06/2023 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf yasal süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş olup, öncelikle bu itirazın değerlendirilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesinin Türkçe tercümeli onaylı örneği sunulmuş, yapılan incelemede; sözleşmenin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, distribütörlük sözleşmesi olduğu, sözleşmenin alt kısmında işbu sözleşmede tanımlanan eklerin işbu sözleşmeye atıf yoluyla eklenmiş olup, sözleşmenin bir parçasını oluşturmakta olduğunun belirtildiği ve hemen altında ana şartlar ek A, ek B, ek C, ek D, ek E, ek F olarak belirtildiği, taraflarca imzalanmış olduğu,
ek C dağıtım şartları ve koşulları başlıklı olup 13.maddesi geçerli kanun başlıklı olup, "Bu sözleşme İngiltere ve Galler yasalarına tabidir ve İngiliz Mahkemelerinin münhasır yargı yetkisi altındadır ve bu mahkemelerde açılan herhangi bir davanın yerinin belirlenmesine herhangi bir zamanda sahip olabileceğiniz her türlü itirazdan ve bu tür davaların uygunsuz bir formda açıldığı iddiasından feragat edersiniz ve ayrıca bu tür davalarla ilgili olarak söz konusu mahkemenin sizin üzerinizde herhangi bir yargı yetkisine sahip olmadığına itiraz etme hakkından da feragat edersiniz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirketin davacı şirketten muhtelif tarihlerde medikal ekipman ve buna bağlı destek hizmetleri satın aldığı, borç ödenmeyince takibe geçildiği, itiraz üzerine işbu davanın açıldığı, sözleşmenin 2 sayfadan ibaret olduğu, yetki şartı denilen bölümün ek C'nin 13.maddesi olup ek C olarak eklenen kısımlarda müvekkilinin imzasının olmadığı, ana kısımda imzasının olduğunu, yetki şartının kötü niyetli olup, imza da olmadığı için geçerli olmadığı iddiasında bulunmakta, davalı taraf, taraflar arasındaki sözleşmenin ek C 13.maddesi, münhasır yetki şartını içerip Türk Mahkemelerinin yetkisiz olduğu, sözleşmenin eklerinin ana sayfa altında ek C'nin de belirtildiği, imzanın da bulunduğu savunmasında bulunmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme 01/01/2017 tarihli distribütörlük sözleşmesi olup 1.ve 2.sayfalarının taraflarca imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
1.sayfanın alt kısmında işbu sözleşmede tanımlanan eklerin sözleşmeye atıf yoluyla eklendiği, sözleşmenin bir parçasını oluşturduğu belirtilip eklerin sayfa altında yer aldığı, böylelikle ek C olarak belirtilen kısmın da taraflarca kararlaştırıldığı ve geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
MÖHUK 47.maddesi, 1.fıkrası "Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür." hükmünü haizdir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ek C 13.maddesi uyarınca, sözleşmenin İngiltere ve Galler yasalarına tabi olup, İngiliz Mahkemelerinin münhasır yargı yetkisi altında olduğunun belirtildiği, bu yetki anlaşmasının davanın niteliği de nazara alınarak MÖHUK'un 47.maddesi şartlarını taşıdığı, geçerli bir yetki anlaşması olduğu, tarafların iradesinin davanın dayanağı sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkların İngiliz Mahkemelerinde çözülmesi olduğu, uyuşmazlık hakkında kanundan kaynaklı yer bakımından münhasır yetki kuralı olmadığı, mahkememizin yetkisiz olduğu, İngiliz Mahkemelerinin uyulmazlığa bakmakta yetkili olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/434, K. 2023/671, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama