KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
- Esas no
- 2013/627 Esas
- Karar no
- 2021/546
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2013
- Karar yazım tarihi
- 29/09/2021
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının, takip konusu senedi de vermediğini, davalı üçüncü şahıslar adına oto kiralama işinde aracılık yaptığını, müvekkilinin de birkaç kez kendisi aracılığıyla otomobil kiraladığını, davalının sonradan doldurarak takibe dayanak yaptığı belgenin senet niteliğinde olmadığı gibi, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını bildirerek, icra takibine konu senedin iptali ile müvekkilinin bu senet nedeniyle davalıya 5.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun takibe konu bonodaki imzasına yönelik bir itirazının bulunmadığını, davacının ispat yükünü üzerine aldığını, bononun bedelsiz olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, taraflar arasındaki oto kiralama sözleşmesine istinaden düzenlenen senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalının ... Müd.'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında 29/08/2013 tanzim, 09/09/2013 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli senede dayalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının oto kiralama işinde aracılık yaptığını, bir kaç kez bu vesile ile araç kiraladığını, bunlardan ilkinin 29/30 Haziran 2012 tarihinde ... Oto Kiralama Firmasından, ikincisinin ise 17/18 Mart 2013 tarihinde ... Rent a Car / ...
Oto Kiralama Firmasından, üçüncüsünün de 29 Ağustos 2013 tarihinde ... Rent a Car isimli firmadan gerçekleştiğini, her üç kiralama nedeniyle davacıya oto kiralama sözleşmeleri imzalatıldığını, bedellerinin ödendiğini, herhangi bir borcu olmadığını, bu sözleşmelerin altında teminat senedi niteliğinde boş senetler bulunduğunu, takibe dayanak senedin davacıya boş olarak imzalatılan önceki sözleşmelerden kesilerek üretildiğini ileri sürmektedir.
Dosyada mevcut 29/08/2013 tarihli oto kiralama sözleşmesinin incelenmesinde; oto kiralayanın davacı ..., kiralayan firmanın ise ... Rent a Car olduğu, araç kiralayan bölümünde ... imzasının yer aldığı, sözleşmenin alt bölümünde ise matbu boş senet bölümü yer aldığı, bu senedin davacı ... adına düzenlenip, imzasının bu bölüme de alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizde açılan menfi tespit davasının aşamalarında mahkememizce Ankara .... ASCM'nin .... esas sayılı dosyasının sonuçlanması bekletici mesele yapılmış, istinaf incelemesinden dönerek kesinleşmesi beklenilmiş, dosyanın kesinleşerek dönmesi üzerine celbedilerek mahkememizce incelenmiş, dosya kapsamında tanık olarak beyanları alınan ...
Rent a Car araç kiralama işi yapan firmanın sahibi ...'un beyanlarında; sanık ...'in kendisine ait araç kiralama işi yapan firmada araç kiralama bölümünde çalıştığını, firmaya ait olmayan bir aracı firma adına katılana kiraladığını, araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, sonrasında kiralama süreci içerisinde aracın motor bölümünde hasar oluştuğunu, bu motorun hasar bedelinin karşılığı olarak tarafların iş yerinde görüşmeleri sonrasında bir senet tanzim edilerek sanığa verildiğini, senet yapılırken tarafların yanlarında bulunduğunu beyan ettiği görülmüş,
hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yargılama yapılan sanık ...'in yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara BAM 15 HD Başkanlığı'nın ... tarihli ilamında ve İstanbul BAM 35. HD Başkanlığı'nın .... tarihli kararlarında açıklandığı üzere "....taraflar arasındaki uyuşmazlık araç kira sözleşmesine bağlı olarak verilen maddi hasarın tazmini isteminden kaynaklanmaktadır. Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı HMK 4/1-a maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınması gerekir. Bu durumda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olup,...." mahkememiz görevsizdir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, KİRA İLİŞKİSİNDEN doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ve bu davalara karşı açılan davaların, dava konusunun miktar veya değerine bakılmaksızın SULH HUKUK MAHKEMESİ'nde görüleceği düzenlendiğinden ve uyuşmazlık "KİRA SÖZLEŞMESİ"nden kaynaklandığından Mahkememizin görevsiz olduğu, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevi dava şartlarından olup, aynı yasanın 115/1.maddesinde mahkeme dava şartları mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı düzenlenmiş, yine 115/2 maddesinde ise dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine, karar verileceği düzenlenmiş olmakla, açıklanan maddi vakıalar ve hukuki düzenlemeler karşısında davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/627, K. 2021/546, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama