KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2022
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/544 Esas - 2022/867
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2017/544 Esas
KARAR NO : 2022/867
DAVA : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 11/08/2017
KARAR TARİHİ : 23/12/2022
YAZIM TARİHİ : 18/01/2023
Mahkememizde açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Davalıların işleten, sürücü ve sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın 27/12/2016 tarihinde yaya olan davacı küçük ...'a çarpması ile sonuçlanan trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirtip, davacı ... için 100,00 TL maddi tazminatın her üç davalıdan, ayrıca davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 30.000.00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı sigorta şirketi vekili ; davadan önce başvuru yapılmasına ilişkin dava şartının yerine getirilmediğini, taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, davacı küçüğün çalışma gücü kaybı oluşturacak şekilde yaralandığının kanıtlanması gerektiğini, çalışma gücü kayıp oranı ve kusur dağılım raporlarının uzman bir kuruluştan alınması gerektiğini, TRH 20210 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili ; davanın reddine karar verilmesini istemiştir Davalı ... ' e davetiye tebliğ edildiği halde yanıt verilmemiştir.
DELİLLER
-Davacıya olay nedeni ile rücuya tabi ödeme yapılmadığını bildiren SGK yazı cevabı, -Davacılar ve gerçek kişi davalı hakkındaki gelir araştırması, -Suç soruşturma evrakı, -Yaralı yaya ile ilgili raporlar, -Sigorta poliçesi ve diğer kayıtları içeren hasar dosyası, -Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, Trafik kazası nedeni ile davacı küçükte oluştuğu ileri sürülen bedensel zararların tüm davalılardan, manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 27/12/2016 tarihinde meydana gelen ve davacı küçüğün yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü ve yaya olan davacının kusur dağılım oranının ne olduğu, davacıdaki yaralanmaların geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı oluşturup oluşturmadığı, davaya konu tazminatların poliçe kapsamında olup olmadığı, faizin türü ve faizin başlangıç tarihi ile tüm zararın davalıdan talep edilmesinin mümkün olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararların poliçe kapsamında olmadığı ileri sürülmüş ise de, geçici iş göremezlik tazminatı TBK.nın 54. maddesinde düzenlenen, haksız fiil sonucu uğranılan zararlar kapsamında olup, yasa ile belirlenmiş sorumlulukta, üçüncü kişi yönünden bağlayıcılığı bulunmayan genel şartlar ile sorumlunun değiştirilememesi, yine Anayasa Mahkemesinin, 2019/40 Esas 2020/40 Karar nolu ve 17.07.2020 Tarihli kararı ile, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin ZMMS Genel Şartlara atıf yapılan hükümlerinin iptal edilmiş olması karşısında, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olduğu kabul edilmiştir.
Zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri "sigortalı aracın işletilmesi sırasında 3.kişilerin uğradığı ve poliçe kapsamındaki zararları sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigortalı adına ödemeyi" üstlenmektedir. Bu nedenle ilk önce davacı ile sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı ... şirketi adına trafikte ... plaka sayılı araç için davalı sigorta şirketi tarafından 01/07/2016 tarihinde kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Sigortalı araç davalı sürücü ... idaresinde Tıp Fakültesi Caddesindeki bölünmüş yolun karşı şeritten gelen araçların kullandığı bölümüne girip seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, yolun karşısına geçmeye çalışan davacı küçük ...' a çarparak yaralanmasına neden olmuştur.
Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda 05/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, sigortalı araç sürücüsünün bölünmüş yolda karşıdan gelen araçlar için ayrılan, kendisi için giriş yasağı bulunan yol bölümüne girerek olayda % 100 oranında kusurlu olacak şekilde, davacı yayanın ise 2918 sayılı yasanın 68 maddesinde yayalar için öngörülen kurallara uyarak yolun karşısına geçmeye çalıştığı ve trafik kuralı ihlali olmadığı için kusursuz olarak kazaya neden olduğu kabul edilmiştir.
Bu aşamadan sonra davacıdaki yaralanmaların beden gücü kaybına neden olup olmadığını belirlenmesi için rapor alınması gerekmiştir.
Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası 27/12/2016 tarihinde meydana gelmiş olup, benzeri davalar yönünden temyiz incelemesini yapan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ile bu dairenin kapatılmasından sonra aynı uyuşmazlıklar yönünden temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin süreklilik gösteren kararlarında belirtildiği gibi, çalışma gücü kayıp oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, kaza tarihinde " Özürlülük ölçütü ve özürlülere verilecek sağlık kurulu rapıorları hakkındaki yönetmelik hükümleri" yürürlükte olduğu için raporun bu yönetmelik esas alınarak düzenlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu amaçla Hacettepe Üniversitesi'nden alınan 24/12/2019 tarihli raporda; belirtilen yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede, davaya konu kazaya sonucu oluştuğu belirtilen travma sonucu stres bozukluğuna bağlı olarak davacıda oluşan sorunların %30 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluşturduğu, yaralanmaların iyileşmesi için geçmesi gereken 12 aylık süre içerisinde davacının geçici iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin sunduğu uzman görüşü ve itirazı nedeni ile bu kez ATK. İhtisas Kurulundan 25/06/2021 tarihli rapor alınmış, raporda aynı yönetmelik hükümlerine göre davacı Adencan'daki yaralanmaların sürekle çalışma gücü kaybı oluşturmadığı, 4 ay süre ile geçici iş göremezlik oluşturduğu belirlenmiş, raporlar arasındaki aykırılığın giderilmesi için rapor istenilen ATK. 2.İhtisas Üst Kurulu 23/06/2022 tarihli raporunda ...'da sürekle çalışma gücü kaybı oluşmadığı, yaralanmaların 6 ay geçici iş göremezlik oluşturduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu son rapor davacıdaki yaralanmalar ile uyumlu ve önceki raporlar da irdelenerek hazırlandığı için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ... olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, trafik kazasına bağlı olarak sürekli çalışma gücü kaybı oluşmadığı ve geçici iş göremezlik oluşmakla birlikte kaza tarihinde ve geçici iş göremezlik döneminde çalışarak gelir elde ettiği kanıtlanamadığı için sürekli ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacıların bir diğer talebi manevi tazminat isteğine ilişkindir. Davacı ...'ın tamamen kusursuz olarak katıldığı trafik kazası sonucu Üst kurul raporunda da belirtildiği gibi 6 ay tedavi ile iyileşecek şekilde yaralandığı, oluşan kırıklar, hastanede kalma süresi, olduğu ameliyat sayısı ve belirlenebilen gelir durumları da dikkate alınarak; davacı küçük ...'ın üzüntü acılarının bir ölçüde giderilmesi amacı ile 7.500,00 TL ve annesi ... için oğlunun ağır bedensel zarar gördüğü kabul edilip 5.000,00 TL manevi tazimatın davalılar ... şirketi ile ...'den tahsiline, davalılar haksız fiil nedeni ile sorumlu oldukları için davacıların alacaklarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edilip, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/544, K. 2022/867, 23 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama