KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/408
- Karar No
- 2023/783
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
Karar Metni
1.677 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/408 Esas
KARAR NO : 2023/783
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR
... - (T.C. Kimlik No:...)'a .... ... - (T.C. Kimlik No:...) ve ... - (T.C. Kimlik No:...) - ....
VEKİLLERİ
Av. ... - .... Av. ... Av. ... - .... DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/09/2017
KARAR TARİHİ : 22/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacının iddialarının kısaca; 12/06/2016 tarihinde dava dışı ...’ün idaresindeki motosiklet ile seyir sırasında dava dışı sürücü ... idaresindeki davalı ... şirketine ZMMS Poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı araca çarpmasıyla ...’ün arkasında yolcu olan davacı ...’un yaralanmasına neden olduğunu; bu sebeple, şimdilik 3.000,00 TL kalıcı işgöremezlik ve 500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalının savunmaları özetle;... plakalı aracın ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu; olayda davacının kusurlu olduğunu; sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu; rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
- Araç ruhsatı ile poliçeyi de içeren hasar dosyası, -... 'nın rücu edilmesi mümkün olan ödeme yapıldığına ilişkin cevabi yazısı, -Davacı ile ilgili gelir araştırması, -Bilirkişi incelemesi ve raporlar, -Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talepler, Trafik kazası sonucu oluşan bedensel zararların davalıdan tahsili isteminden oluşmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasındaki kusur dağılım oranlarının ne olduğu, geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı oluşup oluşmadığı, taleplerin poliçe kapsamında olup olmadığı, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren durumların olup olmadığı ve davacının talep edilebilecek tazminat olup olmadığı konularından oluşmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesine göre, bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin yaralanmasına veya ölümüne sebebiyet verilmesi halinde teşebbüs sahibi ve araç işleteni oluşan zarardan sorumludur. Aynı yasanın 88. maddesine göre, birden fazla zarar verenin bulunması halinde zarar verenler, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Yine aynı kanunun 90. maddesine göre ise, maddi tazminatı biçim ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolları Trafik Kanunun 91/1 maddesi uyarınca işletenlerin aynı kanunun 85/1 maddesi kapsamındaki sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu bir sigorta türü olduğundan, zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunun belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır.
Trafik sigortası genel şartları 01/06/2015 tarihinde değiştirilip, tazminatın diğer yasal düzenlemeler yanında bu genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin 2918 sayılı yasanın 90.maddesinde yapılan değişiklik ise 26/04/2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Değişen yeni genel şartların yürürlük maddesi olan C 11 e göre " yeni genel şartların ancak bu tarihten sonra düzenlenecek poliçeler dolayısı ile uygulanabileceğinin " öngörülmüş ve davamıza konu araç ile ilgili poliçe ise 04/01/2016 tarihinde düzenlenmiş olup, bu nedenle somut uyuşmazlıkta yeni trafik sigortası genel şartların uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olan ... plaka sayılı araç için davalı ... tarafından 12/06/2016 tarihinde kaza tarihi içinde koruma sağlar şekilde zorunlu karayolu trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir. 12/06/2016 günü saat 21.15 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile .... Caddesini takiben .... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan ....
Kavşağına gelip sağa, ....dönüşe geçtiği esnada otomobilin sağ yan ön kısmına aynı istikamette, otomobilin sağından seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiği kabul edilen trafik kazasında 09/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, sigortalı araç sürücüsünün mahalli kavşaktan sağa dönmek için gidiş istikametinindeki yolun en sağına kurallara uygun şekilde uygun mesafeden geçmesi, kavşaktan sağa dar açıyla kontrollü şekilde dönmesi hususlarına riayet etmediği,geriden yolun sağ kısmını takiben seyreden araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden sağa döndüğü esnada motosikletin seyir bölümünü kısa mesafeden kapattığı kazada asli % 100 oranında kusurlu olduğu,
davacının ise sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile olay mahalline geldiği esnada yolun sol kısmından kontrolsüz şekilde sağa dönerek motosikletin seyir bölümünü kısa mesafeden kapatan otomobil nedeniyle meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Davacının olay nedeni ile çalışma gücü kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından 07/02/2019 tarihli rapor alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlü Ölçütü Sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik, yasa ve diğer düzenleme hükümleri dikkate alınıp hazırlanan ve davacıda tanımlanan yaralanmalara uygun olduğu için hükme esas alınan bu raporlara göre, davacının % 3 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluşturup dokuz (9) ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı kabul edilmiştir.
Davacının yaralanması ile sonuçlanan olay nedeni ile ... tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden yeni trafik sigorta genel şartlarına göre hesaplama yapılan 30/07/2019 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporu ile davacının sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı nedeni ile oluşan zararının 34.336,59 TL olduğu hesaplanmış, bu raporun hüküm kurmak için yeterli olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu hazırlandıktan sonra davacı vekili 06/08/2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararlarını rapor ile belirlenen miktarlara yükseltep, bu miktarlarla ilgili eksik harcı tamamlamıştır.
Davalı taraf geçici iş göremezlikten kaynaklanan alacak talebinin poliçe kapsamında olmadığını ileri sürmüştür. 01/06/2015 tarihli yeni trafik sigorta genel şartlarının A-5-b bendine göre " trafik kazası nedeni ile çalışma gücünün kısmen yada tamamen azalmasına bağlı GİDERLERİN sağlık teminatı kapsamında ... nun sorumluluğunda olduğu" düzenlemesi yer almakla birlikte, maddenin içeriğinden anlaşılması gereken geçici iş göremezliğe bağlı zarar GELİR YOKSUNLUĞU OLMAMALIDIR.
Maddede GİDERDEN BAHSEDİLMEKTE olup, geçici iş göremezliğe bağlı zarar KAZANÇ KAYBINI içermekte olup, bunun bir GİDER olduğunun kabulü mümkün değildir.
Ayrıca 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde ... nun sorumluluğunun kapsamı " Tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti gideri " olarak belirlenmiş olup, geçici iş göremezlik zararının ... nun sorumluluğunun kapsamını belirleyen 98.maddede de değişiklik yapılmadığı sürece ... nun ödemesi gereken giderler arasında yer aldığını söylemek mümkün olmadığı için geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararın sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olduğu gibi kaza tarihinde yürürlükte olan poliçe genel şartları incelendiğinde poliçe kapsamında olmayan zararlar bölümünde geçici iş göremezlik zararının sayılmadığı,
bu nedenle geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında ve bedensel zararlar içerisinde yer alması nedeni ile davalı tarafından karşılanması gerektiği kabul edilmiştir.
Dava açılmadan önce başvuru yapılması 26/04/2016 tarihinde dava şartı haline getirilmiş olup, somut olayda dava açılmadan önce 06/09/2017 tarihinde yasal düzenlemeye uygun biçimde başvuru yapıldığı için dava şartı eksikliği olmadığı kabul edilip, sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın kabulüne geçici iş göremezlik yönünden davanın reddine dair Mahkememizden verilen 16/10/2019 tarih ve ....sayılı kararı .... Mahkemesi'nin 20/05/2022 tarih, .... sayılı ilamıyla "....
CMK 253/19. kapsamında ise usulüne uygun "uzlaşma tutanağının" dosyaya kazandırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması isabetsizdir.2) Esasa girilmesi gerektiğinin anlaşılması halinde, ...Mahkemece dosyada mevcut raporlar arasında açıkça çelişki olduğundan, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak, ...., kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde; davacının kazaya bağlı maluliyetinin meydana gelip gelmediği,
maluliyeti meydana gelmiş ise hangi oranda olduğu hususunda rapor alınarak ve raporlar arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken..." denilerek kaldırılmakla, dosyanın mahkememize gönderilmesi ile dosyada bulunan eksikler giderilerek yargılamaya devam olunmuştur.
BAM kaldırma ilamına göre öncelikle dava konusu kazaya ilişkin .... soruşturma dosyasında yapılmış uzlaşma var ise uzlaşmaya dair tutanak istenilmiş ve gelen yazı cevabı incelendiğinde 13/10/2016 tarihli müştekiler ve şüpheli arasında imzalanan tutanağa göre 3.000,00 TL karşılığında uzlaşmanın sağlandığı anlaşılmış ise de, davacının o tarih itibariyle 18 yaşından küçük olduğu ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği 29/1.
Maddesine göre uzlaşmanın yasal temsilci ile yapılması gerektiği davacının yasal temsilcisinin imzasının tutanakta bulunmadığı ve uzlaştırma işleminin yasal düzenlemeye uygun yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğu anlaşılmış davacı vekili ödenen bedelin maddi hasara karşılık ödendiğini bildirdiği anlaşılmakla davanın esasına girilmesi anlaşılarak maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının maluliyet oranını tespit edebilmek için ....
10/01/2023 tarihli rapor alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlü Ölçütü Sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik, yasa ve diğer düzenleme hükümleri dikkate alınıp hazırlanan ve davacıda tanımlanan yaralanmalara uygun olduğu için hükme esas alınan bu raporlara göre, davacının % 3 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluşturup dokuz (9) ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden yeni trafik sigorta genel şartlarına göre hesaplama yapılan 19/06/2023 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporu ile davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeni ile oluşan zararının 215.745,85 TL olduğu hesaplanmış, bu raporun hüküm kurmak için yeterli olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu hazırlandıktan sonra davacı vekili 04/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlarını rapor ile belirlenen miktarlara yükseltep, bu miktarlarla ilgili eksik harcı tamamlamıştır.
Toplanan delilere göre ; Davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olacak şekilde neden olduğu trafik kazası sonucu davacının sürekli çalışma gücü kaybı oluşturacak şekilde yaralandığı, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı anlaşılmakla bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, sürekli iş göremezlik zarar türünün poliçe kapsamında yer aldığı, davadan önce yapılan 06/09/2017 tarihli başvurunun üzerinden 8 iş günlük sürenin tamamlanması üzerine 19/09/2017 tarihinde davalı yönünden temerrüdün gerçekleştiği, sigortalı aracın hususi kullanım için tescil edilmiş olması nedeni ile talep edilmesi gereken faizin ise yasal faiz olması gerektiği kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/408, K. 2023/783, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama