KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/656
- Karar No
- 2024/351
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/656 Esas
KARAR NO : 2024/351
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVALI
... - ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... -... Av. ... -....
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİHİ : 09/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından .... numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline ait imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbini talep ettiklerini, söz konusu imza örnekleri geldiğinde icra takibine konu senetteki imza ile karşılaştırılarak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın müvekkiline ait olmadığının açıkça ortaya konulacağını,
davalı ...'ın alacaklı olduğu müvekkili ... ve ...'ın borçlu olduğu aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin bir senet düzenlendiğini, senet borcunun ... tarafından ödendiğini, akabinde imza taklit edilerek yeni bir senet (icra takibine ve davamıza konu senet) düzenlenerek borçlu ... gösterildiğini, ilgili icra takibine ilişkin ödeme emri müvekkiline ulaşması akabinde müvekkili ...'a ulaşmış, davalı ... öyle bir senet olmadığını, nasıl böyle bir senedin icra takibine konu edildiğini bilmediğini, kendisine bir borcunun olmadığını bilmediğini söylediğini, icra takibine konu borca ilişkin davalı asil ...'ın da dinlenmesini talep ettiğini,
öncelikle ve ivedilikle İİK m.72/3'e göre teminat mukabili olarak tedbiren .... E. sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulüne ve .... sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı, dava konusu bonodan kaynaklanan borcundan dolayı, ....
E. (Eski Esas .... ) sayılı dosyasından kendisine gönderilen, "Kambiyo Senetlerine Özgü Ödeme Emri"ni 11.01.2010 tarihinde almasına rağmen; yasal 5 günlük süresi içinde, imzasına ayrıca ve açıkça itiraz etmediği gibi; aynı dosyadan hakkında 13 yıldır birçok icrai ve usuli işlem yapıldığını ve kızı ... tarafından da, dava borcuna mahsuben 5.000,00 TL ödeme yapıldıktan sonra imzasına itiraz etmeye çalıştığı, dava konusu icra takip dosyasından, bizzat davacı - borçluya ait evde.
"30.01.2010" tarihinde oğlu ...'in ve "10.03.2022" tarihinde, kızı ...'in huzurunda haciz işlemleri yapıldığını, davacı - borçlu ...'ın kızı ... tarafından, dosya borcuna mahsuben, annesi ...'ın bizzat nam ve hesabına olmak üzere, alacaklı vekiline haricen 5.000,00 TL ödendiğini, davacı - borçlunun ... ve banka kayıtlarına muhtelif haciz işlemleri uygulanmış olmasına rağmen, hakkında 08.10.2009 tarihinde takip işlemleri başlatıldıktan 13 yıl sonra imzaya itiraz etmeye çalıştığını, davacının kötü niyetle ve borçtan kurtulmak amacıyla imzasını inkar etmeye çalıştığını, eldeki davanın, 04.02.2009 tanzim,
04.04.2009 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli hakkında kambiyo takibi yapılan senetten kaynaklandığını; gerek ortada davacı tarafından imzalanmış bono olması, gerekse dava konusu edilmeye çalışılan miktarın tanık dinletme sınırının üzerinde olması nedeniyle, HMK.m.200 ve 201 hükmüne göre tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı - borçlunun, davalı - müvekkili ... tarafından senet borcunun bilinmediği yönündeki iddialarının yanıltıcı mahiyette olduğunu;
eldeki davanın, imzaya haksız itiraz davası olduğundan dolayı bilirkişi heyetinden imza incelemesi yaptırılması hakkında taleplerinin bulunduğunu, .... kararlarıyla uyumlu şekilde, davacı - borçlunun 2009 yılına ve öncesine ait "imza asıllarının" bulunduğu belgelerin celp edilmesi konusunda taleplerinin bulunduğunu, davacının, piyasaya yüklü miktarlarda borçları olduğundan dolayı, imzasını kasıtlı olarak değiştirmeye ve adli makamları yanıltmaya çalıştığını, dava konusu edilmeye çalışılan imzaların, davacıdan sadır olup davacının 2009 yılından önceki imzaları incelendiğinde ve bilirkişi incelemesiyle hakikatin ortaya çıkacağını,
davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-.... sayılı icra dosyası,
-İmza örnekleri içeren evrak asılları,
-Bilirkişi raporları:
23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu düzenleme tarihi 04.02.2009 olan “15.000,00 TL” değerinde (1) adet senedin ön yüzünde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu senedin ön yüzünde, atılı bulunan söz konusu imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
27/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu senedin ön yüzünde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu senedin ön yüzünde, atılı bulunan söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, .... sayılı takip dosyasına dayanak senet nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.
Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (....).
Somut olayda; davacı, davalı yanın takip konusu bonoyu kendisinin tanzim ve imza ettiğini, dava konusu senedi imzalamadığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, senet altındaki imzayı inkar etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde, hukuki ilişkinin varlığını, senet üzerindeki borçlu imzasının davacıya ait olduğunu ispat etmek davalı alacaklıya düşmektedir.
Mahkememizce takip dayanağı senet üzerindeki keşideci borçlu adına atfen atılı imzaların, davacı ait olup olmadığına yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve alınan Kriminoloji uzmanı bilirkişi kök ve ek raporu ile çıplak gözle yapılan incelemede bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda, takip dayanağı keşidecisi ... lehtarı ... tanzim tarihi 04/02/2009 ödeme tarihi 04/04/2009 olan 15.000,00 TL bedelli bono üzerindeki keşideci imzalarının davacıya ait olduğu ispatlanamadığından, davacının davasının kabulüne, bu bono nedeniyle davalı yanlara borçlu olmadığının tespitine ve davalının takip başlatmakta ayrıca kötü niyeti ispat olunmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/656, K. 2024/351, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama