KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/345 Esas - 2024/393
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/345 Esas
KARAR NO : 2024/393
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVA İHBAR OLUNAN : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/04/2021
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı, araç kaptanı ...'un sevk ve idaresindeki ... otobüsü, 10.10.2020 tarihinde ... devamında bir üst geçide çarpmış ve yaşanan kazada müvekkili ...'ün ağır şekilde yaralanarak, bacağındaki kırıklar sebebi ile hastaneye kaldırıldığını, bu nedenle şimdilik 31.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararlarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin, sigortalının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumetten reddedilmesi gerektiğini, müvekkili kuruluşa ait araç şoförünün kusursuz olduğunu, davacının tazminat taleplerini somutlaştırmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Mahkememizce verilen 31/03/2022 tarih .... . Sayılı ilamı ... Sayılı ilamı ile kesin olarak kaldırılmakla yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. ... kaldırma kararında:"Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde istinaf edilmemiş olsa dahi HMK'nın 355. maddesi gereğince resen nazara alınır, mahkemelerin görevi kamu düzeninden olduğundan, taraflarca istinaf edilmemiş olsa dahi resen incelenir.
Davacının, ... Müdürlüğü'ne ait otobüste biletli yolcu konumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni/taşıyıcı ile aralarında aktedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.
Davanın açıldığı tarih (07/04/2021) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen Yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.
Ayrıca davalı Sigorta Şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı taşıyan/sürücü arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında kalması gözetilerek, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." hususlarına değinmiştir.
Hal böyle olunca kesin karar uyarınca duruşma günü beklenmeksizin usul ekonomisi gereği davanınöreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip .... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/345, K. 2024/393, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama