KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/205 Esas - 2026/187
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/205
KARAR NO: 2026/187
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
Av. HALİT ARSLAN - UETS
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2025
KARAR TARİHİ : 12/03/2026
K. YAZIM TARİHİ : 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02.09.2024 tarihinde, davalı, ......
Sigorta Şirketi'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı..... plakalı araç sürücüsü diğer davalı .....'in tamamen kusurlu olarak davacıya ait ..... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın değer kaybına uğramasına neden olduğunu, ayrıca davacıya ait aracın 2 ay kadar tamir servisinde kalması nedeniyle, araç mahrumiyet zararının oluştuğunu, taraflarınca yapılan başvuru üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kısmi ödeme şeklinde 2.12.2024 tarihinde sadece 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak bu bedelin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tüm davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) tahsiline, 500,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalı ......'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/12/2025 tarihli dilekçesi ile; 100,00 TL olan bakiye değer kaybı tazminatı talebini 70.000,00 TL'ye; 500,00 TL olan araç mahrumiyet zararı talebini 12.120,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, davacıya ait aracın 2 ay tamir servisinde kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaza neticesinde meydana gelen hasarın 2 ay serviste kalmayı gerektirecek boyutta olmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı ödemesi yapıldığını dolayısıyla davacının zararının karşılandığını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen faizin türü ve oranının haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilebilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı..... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ...... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacıya ait araç değer kaybı için davacı tarafa 10.12.2024 tarihinde 50.000,00 TL değer kaybı ile 25.01.2025 tarihinde ise rücu olarak .... Sigorta A.Ş.ne 12 .311,94 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını ve sorumluluklarının kalmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
ZMSS ve Kasko Sigorta poliçeleri, hasar dosyaları, ödeme dekontları, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. 02/09/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalının sürücüsü olduğu ..... plakalı araç ile davacıya ait ..... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı....plakalı araç sürücüsü .....'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 67/a. ve 84/I. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, nizami olarak sağ şeritte duraklama halinde bulunan ve kazanın oluşumunda kusur izafe edilecek herhangi bir kural ihlali de bulunmayan .... plakalı araç sürücüsü davacı .....'ın meydana gelen kazanın oluşumunda kusursuz olacağı, davacıya ait ....... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 120.000,00 TL olacağı,
davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olmakla, davacının davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybının (120.000,00 TL — 50.000,00 TL) = 70.000,00 TL olacağı, Davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybının 26.260,00 TL olacağı ve bundan da sadece ..... plakalı araç malik ve sürücüsü ....'in sorumlu olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 08/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini artırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsünün sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne,
kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faizi işletilmesi gerekmekte ise de taleple bağlı kalınarak mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğine ve sigorta şirketinin temerrütünün kısmi ödeme tarihinde oluşacağına, diğer davalının temerrütünün ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde kaza tarihinde oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip..... e-imza Hakim ..... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/205, K. 2026/187, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama