KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/301 Esas - 2018/309
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2018/301 Esas
KARAR NO : 2018/309
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA İHBAR OLUNAN
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2018
KARAR TARİHİ : 10/05/2018
K. YAZIM TARİHİ: 28/05/2018
Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasının incelenmesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 08/12/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, 20/05/2016 tarihinde seyir halindeyken davalı... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarptığını, meydana gelen kazada davalının % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında 28.472,68 TL hasar meydana geldiğini, bu kaydın tramer kaydına da işlendiğini, neredeyse sıfır ayarında olan araçta büyük bir değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının tazmini için öncelikle davalının sahibi olduğu aracın zorunlu trafik sigortasına başvurulduğunu, sigorta firması tarafından 2.680,00 TL'nin kendilerine ödendiğini,
müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının gerçek manada tazmin edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... .... vekili 23/12/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin tam kusurlu olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini, davanın ... Sigorta Şirketine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ... Sigorta Şirketi'ne ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili 30/01/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın reddini, müvekkili sigorta şirketinin davacı yana yapılan ödeme gereği sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan ve araç değer kaybından oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir. Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. - ...K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 09/12/2016 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.
Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Eldeki davada uyuşmazlık, temelinde haksız fiile dayalı tazminat (araç değer kaybı) istemine ilişkin olup, davanın tarafları tacir değildir, ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortasına bağlı bir talep de sözkonusu değildir. Bu durumda ihtilafın TBK'da düzenlenen hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar dava, sigorta şirketlerine ihbar edilmişse de; bu durumun sigorta şirketini davanın tarafı haline getirmeyeceği ve ihbar olunan sigorta şirketi hakkında sonuç itibariyle herhangi bir hüküm kurulamayacağından, bu husus mahkemenin görevine etki etmemektedir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki temel ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın taraflarının tacir olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün olmadığı, ihtilafın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/301, K. 2018/309, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama