KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/473 Esas - 2020/73
- Esas no
- 2018/473 Esas
- Karar no
- 2020/73
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
2.072 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
2- 3-
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLLERİ
2- 3-
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/07/2018
KARAR TARİHİ : 04/02/2020
K.YAZIM TARİHİ : 02/03/2020
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; davacı ...’nın ... plakalı aracın maliki, ...’nın olay günü aracın sürücüsü, ... ...’nın ... ve ...’nın kızı olduğunu, davalı ...’ın ... plakalı aracın maliki, ... ...’ın olay günü araç sürücüsü, ...
Sigorta A.Ş.’nin aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, 06.09.2016 günü ... plakalı araç içinde sürücü ..., eşi ... ve torunlarının bulunduğunu, ana yoldan giden sürücünün dörtlü kavşağa yaklaştığında ... plakalı aracın aniden kavşağa giriş yaparak süratli bir şekilde ...’nın kullandığı araca çarptığını, müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan başka bir araca çarptığını, trafik polislerince tanzim edilen tutanakta belirtildiği gibi müvekkil sürücünün hiçbir kusuru olmadığını, kaza nedeniyle müvekkillerinin yaralandığını ve aracın ağır hasara uğradığını,
müvekkilinin işini bu araçla yaptığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... için 500 TL taksi ücretinin tüm davalılardan, ...’nın ilerde yapılacak tedavi masrafları için asgari 100 TL nin tüm davalılardan, sürekli ve geçici iş göremezlik zararları için asgari 1.000 TL tazminatın tüm davalılardan, ... plakalı araçta meydana gelen gerçek zararla ile ilgili asgari 1.000 TL nin tüm davalılardan, ... plakalı aracın kullanılmadığı süre boyunca mahrumiyetine bağlı gelir kazanç kaybı için asgari 100 TL tazminatın davalı ... ve ...’tan, davacı ... için 30.000 TL, ... için 3.000 TL,
... eşinin ağır yaralanmasından duyduğu acı ve elem nedeniyle 5.000 TL, ... ...’nın annesinin ağır yaralanmasından duyduğu acı ve elem için 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilcn tahsiline, davalı araç sürücüsü ve malikine yönelik talepler bakımından 06.09.2016 kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten avains faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 24/09/2019 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve davacı ... için maluliyet tazminatı talebini toplamda 35.116,81 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı ... ve ... vekili; olayda ...’nın da mütefarik kusuru olduğunu, ...'nın talep ettiği manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, duyulan acı ve elem karşısında manevi tazminat talebinde bulunulmasının haksız ve yersiz olduğunu, davacı ... açısından tazminat tayinin yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; müvekkilinin sorumluluğunun poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartlan ile kısıtlı olduğunu, kişi başına limiünin azami 310.000,00 TL ile sınırlandırdığını, kusuru oranında zarar ödemekle yükümlü olduğundan kusur durumunun belirlenmesinin gerektiğini, davacının kaza sonrası maluliyetinin tespitinin gerektiğini, taksi masrafının dolaylı gider olduğundan teminat dışı olduğunu, maluliyet hesabının aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, davacı ... hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/01/2019 tarihli maluliyet raporu, 11/12/2018 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 18/09/2019 tarihli hesap uzmanı ve doktor bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle tedavi, yol masrafı, maluliyet tazminatı, hasar bedeli ve araç mahrumiyeti nedeniyle zarar ile ileride yapılması muhtemel tedavi giderlerine dair maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
06.09.2016 günü ... plakalı araç içinde sürücü ..., eşi ... ve torunları bulunduğu halde, ana yoldan seyri sorasında dörtlü kavşağa yaklaştığında ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ... plakalı aracın da park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması ile dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı ... ... plakalı aracın maliki, ... aracın sürücüsü, ... ... davacılar ... ve ...’nın kızı olup; davalı ... ... plakalı aracın maliki, ... ... araç sürücüsü ve ... Sigorta A.Ş. ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen şirkettir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Bu kapsamda davacılar, kusurlu sürücü, araç maliki ile aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talepte bulunmuştur. Davacıların zararlarının tespitine yönelik olarak alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/01/2019 tarihli davacı ... hakkında düzenlenen maluliyet raporunda; davacının 06/09/2016 tarihli yaralanması neticesinde, kalıcı iş göremezliğinin %8 olduğu, üç ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı tespit edilmiştir.
Sorumluluğun belirlenmesine yönelik olarak alınan kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ...'ın kavşakta geçiş önceliğine uymaması ve hızını ayarlamaması nedeniyle %75 asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'nın ise kavşakta hızını azaltmaması nedeniyle %25 tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç nizami park konumunda olduğundan sürücü/malikin kusuru olmadığı, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın bedelinin 5.999,98 TL olduğu, dosya içinde onarım faturası görülmediği, aracın bu hali ile onarımının daha ekonomik olduğu,
aracın sol arka ve sağ arka çamurluk kesiminden ilk hasarı olduğunun eski hasar kayıtlarının celbi ile tartışmasız bir şekilde ortaya konması ile serbest piyasa şartlarına göre araçta 400,00 TL değer kaybı meydana geldiği, tarafların kusur nispetine göre davacı yanın davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam zararının 1.125,00 TL olarak hesap edildiği belirtilmiştir.
Davacı ... yönünden maluliyet nedeniyle tazminat talep edilmediğinden, bu davacı için ayrıca maluliyet raporu alınması düşünülmeksizin ceza soruşturması sırasında alınan adli rapora göre manevi tazminat değerlendirmesi yapılmıştır.
Tazminat hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda ise; 06.09.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 8 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için toplam 35.116,81 TL işgücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplandığı, kaza nedeniyle davacı ...'nın tedavisine başlanmasından itibaren iyileşme süresinin üç ay olduğu ve iyileşme süresince ihtiyacı olduğu bakım ve yardım için bakıcı gider ücretinin yekun 3.902,97 TL olduğu, hastaneye gidiş gelişler için yapılan ulaşım giderlerinin 444,60 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı ... için ileriye yönelik tedavi giderleri için talepte bulunulmuşsa da; davacı yana 14/05/2019 tarihli celsede bu hususta rapor alınması için hastaneye başvuru için verilen kesin süreye rağmen başvuru yapılmamıştır.
Tüm açıklamalara göre; davalıların, sürücüsü, maliki ve sigortacısı olduğu aracın %75 kusur oranı ile meydana gelen kazada davacıların maddi zararından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı ... için belirlenen maluliyet tazminatı ile yol giderlerinin davalılardan tahsili ile bu davacının ileriye yönelik tedavi giderlerinin tespiti için rapor alınması yönünde 14/05/2019 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen başvuru yapılmadığından ispat edilemeyen bu istemin reddine,
dava dilekçesinde bu davacıya ilişkin bakıcı gideri istemi bulunmadığından bu yönde yapılan değer artırım isteminin yapılmamış sayılması ile bu miktar istem yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti hesabında dikkate alınmamıştır. Ayrıca kazaya karışan ... plakalı araç davacı ... ya ait olduğundan diğer davacı ... nın aracın zarar görmesi nedeniyle tazminat davası açmaya aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bu istemin usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 7.080,00 TL araç hasar onarımı için ödeme yapıldığı beyan edildiğinden ilgili dekont dosya arasına alınmış ise de; araçtaki maddi hasarlarla ilgili usulden ret kararı verildiğinden ödeme konusu tartışılmamıştır.
Öte yandan, dava konusu kaza nedeniyle davacı ... ve ... da meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlıklarındaki bozulma, maluliyet oran ve süreleri, ... hakkında düzenlenen adli rapordaki yaralanmanın niteliği, davacı ... nın olaydaki kusuru, davacıların yaşları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, caydırıcılık ilkesi gözetilerek,
ihlal sonucu uğranılan manevi zararın giderimi, zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özenilir kılmama, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre belirlenen manevi tazminatın davalı sürücü ve araç malikinden tahsiline ; davacı ...'in maluliyeti TBK 56/2 maddesi anlamında ağır bedensel zarar kapsamında bulunmadığından davacılar ... ve ... için talep edilen manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/473, K. 2020/73, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama