KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/624 Esas - 2019/132
- Esas no
- 2018/624 Esas
- Karar no
- 2019/132
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/09/2018
- K.yazım tarihi
- 28/03/2019
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 2.598,57 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek durduğunu, taraflar arasında geçmişten bu tarafa devam eden bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına toptan satış faturaları kesilmiş olmasına rağmen davalı borçlu şirketin müvekkili şirketin 17.531,88 TL bakiye cari hesap alacağını ödemediğini,
bu nedenle müvekkili şirketin toplam 17.531,88 TL tutarındaki cari hesap alacağını tahsil etmek amacıyla ilmasız icra takibi başlatmak zorunda kaldığını beyan ederek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli ve haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, davalının 2018 yılına ait BA formları, 21/01/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; tacirler arası satım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturaya ilişkin alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla 17.531,88 TL asıl alacak, 618,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.150,06 TL faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 31.08.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 07.09.2018 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan işbu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı, davalıya mal sattığını iddia etmiş; davalı ise icra dairesine yaptığı itirazında, borcun bulunmadığını savunmuştur.
Davacı tarafından, taraflar arasındaki mal satımına ilişkin sevk irsaliye örnekleri sunulmuştur. İrsaliyelerin altında davalı firma yetkililerinin imzalarının bulunduğu görülmüştür.
Davalı adına çıkarılan ihtarlı tebligata rağmen, defter ve kayıtları ibraz edilmemiştir. Davalının ilgili dönem vergi dairesi kayıtları celp edilmiştir.
21/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının defter ve kayıtlarının kanuni şartları taşıdığı, delil niteliğini haiz olduğu, davacının kayıtlarına göre davalıdan 17.531,88 TL alacak kaydı bulunduğu, davalının 5.689,00 TL miktarlı faturayı mal alışı olarak vergi dairesine beyan ettiği, davacı tarafından 2018 yılında düzenlenen 59 adet faturanın sev irsaliyelerinin bulunduğu, bu faturaların toplam bedelinin 15.975,31 TL olduğu, 2017 yılından devir gelen 1.910,58 TL alacak ile birlikte davalının düzenlediği 354,00 TL fatura bedelinin mahsubu ile davacının 17.531,88 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına ve yukarıdaki açıklamalara göre; taraflar arasında mal satışına dair ticari ilişki bulunduğu, takip konusu bakiye alacağın faturalara dayandığı, davalı tarafından bir adet faturanın mal alışı olarak (BA) vergi dairesine beyan edildiği, davacının kayıtlarına göre 17.531,88 TL alacağının bulunduğu, davalıya çıkarılan ihtarlı tebligata rağmen kayıtlarını sunmamış olduğu, davacı tarafından sunulan sevk irsaliyeleri uyarınca malların tesliminin ispatlandığı zira davalı tarafından irsaliyelere ve bilirkişi raporu tespitlerine itiraz edilmediği anlaşıldığından, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden birikmiş faiz isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/624, K. 2019/132, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama