KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/324 Esas - 2020/282
- Esas no
- 2020/324 Esas
- Karar no
- 2020/282
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
2-
VEKİLİ
3-
DAVA
Rücuen Tazminat (Hizmet sözleşmesi gereği)
DAVA TARİHİ : 27/11/2018
KARAR TARİHİ: 06/07/2020
K.YAZIM TARİHİ: 06/07/2020
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; dava dışı ... tarafından Ankara Batı ...İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dosyasında davacı ... aleyhine ikame edilen davada, davacının 2011-2016 yılları arasında ... bünyesinde ve taşeron şirketler nezdinde işçi olarak çalıştığını beyan ederek belediyeden tahsiline karar verildiğini, işçilik davasının ... ve ....
A.Ş. ye yöneltilmişse de işveren konumunda olmaları sebebiyle diğer davalılarında da işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilam sebebiyle Ankara ...İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasına 27.034,50 TL ve 2.322,96 TL olmak üzere ... tarafından toplam 29.357,46 TL ödeme yapılmak zorunda kaldığını, hizmet alım sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere davalıların yüklenici olduğunu, işçiyi istihdam ettikleri süreyle sınırlı olarak davalı işverenlerin sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak. Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... E. ...
K. sayılı ilamına istinaden ödenen 29.357,46 TL nin şimdilik 150 TL nin dava dışı ...e ödeme tarihinden itibaren 6183 Sayılı Kanuna göre hesaplanacak faiziyle birlikte, sorumluluk sınırları da belirlenmek suretiyle davalı şirketlerden müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 20/11/2019 tarihli ıslah dilekçesinde; ıslah talepleri doğrultusunda Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... Esas-... Kar. Sayılı ilamında belirtilen taraflar arasındaki hizmet alım sözlemesi uyarınca, dava dışı işçi ...'e ödenen 28.357,16 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanacak faizi ile birlikte rücuan tahsiline, davalıların sorumluluk miktarlarının belirlenmesinde işçilik alacakları yönünden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere göre, ilam ve icra takibinden kaynaklanan ödeme kalemlerine ilişkin ise davalıların eşit oranda sorumluluklarının belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Adi Ortk vekili; davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı .... Ltd. Şti. tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
GEREKÇE
Dava, davacı ... tarafından ihale edilen işi üstlenmiş olan davalılar nezdinde çalışan işçi ...'e Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı davasında verilen karar gereğince ... tarafından ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 27/11/2018 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.
Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Eldeki davada uyuşmazlık, davacı ... bünyesinde yürütülen çöp toplama ve nakli, bakım onarım ve genel hizmetlerin yürütülmesi, temizlik, spor komplekslerinde yürütülen faaliyetlerinin davalılarca ihale yoluyla gerçekleştirilmesi sırasında dava dışı işçiye ... tarafından ödenen tazminatların davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Her ne kadar, Ankara Batı ....
Asliye Hukuk Mahkemesince taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğundan bahisle mahkememizin görevli olduğuna yönelik usulden ret kararı verilmişse de; ihale ekindeki sözleşmede anılan birçok işten biri olan çöp toplama ve nakli işinin TTK'nın 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, çöp nakil işinin, temizlik ve çöp toplama faaliyetinin devamı niteliğindeki iş olduğu kanaatiyle, davacının tacir olmadığı da gözetilerek,
ihtilafın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/324, K. 2020/282, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama