KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/1014 Esas - 2024/335
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/1014 Esas
KARAR NO : 2024/335
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya yapmış olduğu mal satışları sonrasında 162.601,85 TL cari hesap alacağı olduğunu, borcu ödemeyen davalı aleyhine 03.11.2022 tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek davalının 162.601,85 TL'ye yaptığı ilirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Fatura içeriğini bilmemeleri nedeniyle borcu kabul etmediklerini, davacının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/86 - 394 E-K.sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 04/11/2022 tarihli ödeme emri ile 162.601,85 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 14/11/2022 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 03/02/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği cari hesaptan kaynaklanan toplam 162.601,85 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davacının Ankara ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası kapsamında, 04.11.2022 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 162.601,85 TL tutarlı bakiye alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyurnlu olduğu ve dava konusu davacı alacağının dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, Davalının davaya cevap verdiği ancak ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, adres beyanında da bulunmadığı, dolayısıyla defterlerinin incelenemediği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; icra takip tarihi olan 04.11.2022 itibariyle davacının davalıdan bakiye 162.601,85 TL alacaklı olduğu,
icra takip tarihinden sonra 15.12.2022 tarihinde 20.000,00 TL davalının borcundan mahsup edildiği ve bu tarih itibariyle davacının davalıdan bakiye 142.601,85 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ve dava konusu alacağa ilişkin 5 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir.
Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Davalı tarafın icra takibi başlatıldıktan ancak dava açılmadan önce 20.000,00 TL ödemede bulunduğu dosya kapsamında sabit olduğundan bu ödeme dikkate alınmış ve dava açılmadan önce ödeme yapıldığı ve bu miktar için dava açmasında bir haklılığı bulunmadığı gözetilerek reddedilen bu miktar üzerinden davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 142.601,85TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 142.601,85 TL üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1014, K. 2024/335, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama