KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/347 Esas - 2024/308
- Esas no
- 2024/347 Esas
- Karar no
- 2024/308
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/03/2024
- K.yazım tarihi
- 26/03/2024
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı kooperatifin genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalısı olduğunu, davacıya ait ... plakalı aracın 03/04/2022 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, trafik kazası tespit tutanağına göre ... plaka numaralı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesini ihlal etmiş olup meydana gelen kazada %100 (ASLİ) kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacı adına kayıtlı bulunan araçta 209.224,42 TL'lik bir hasar tespit edilmiş ve yapılan tespit sonucu davacının aracının pert-total olduğunu, bunun üzerine davalının,
davacıya uyuşmazlık konusu aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedeli olduğunu iddia ettiği 220.000,00 TL'yi ibraname karşılığı ödediğini davacının ise ibranameyi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla imzaladığını, dava dışı bağımsız sigorta eksperi ... tarafından tanzim edilen rapor uyarınca, uyuşmazlık konusu aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 290.000,00 TL olduğunu, ilgili rapor için sigorta eksperine ekspertiz rapor ücreti adı altında 540,00 TL'lik bir ödeme yapıldığını, 03.04.2022 tarihinde yaşanan iş bu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ortaya zarar,
davacı tarafca davalı şirketten ihtarname ile talep edildiğini, ihtarnamenin davalı sigorta şirketine 11.03.2024 tarihinde teslim edildiğini, davalı kooperatifiin KTK’nın 99. maddesi uyarınca 8 iş günü içerisinde yapılan ödemenin yeterli olduğunu ve bakiye bir ödemenin yapılmayacağını belirttiğini , yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da anlaşma sağlanamadığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;
davalı sigorta şirketi tarafından eksik olarak ödenen 100,00 TL pert total bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ise davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı "bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/16919 esas, 2017/8781 karar sayılı ilamı şu şekildedir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile davalı arasında akdedilmiş Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta sözleşmesi bulunduğu, 6502 sayılı TKHK’nin 3. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemin Kanun kapsamına (m.2) alınmış olduğu gözetilerek davaya Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerektiği gerekçesi ile bu durumda mahkemece,
davanın HMK 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.'(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 25.02.2016 T., 2016/1731 Esas, 2016/2279 Karar sayılı kararı da aynı doğrultadır.)
Eldeki davada, davacı taraf meydana gelen kaza neticesinde aracında oluşan hasar bedelini kendi sigorta şirketinden talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır.
Bir başka deyişle davacının kendi sigorta şirketiyle sözleşme ilişkisi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. Maddesinde (Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi... ifade eder.) belirtildiği şekilde 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemidir.
Ayrıca araç ticari araç olmayıp hususi kullanımda olan bir araçtır. Yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları gereğince 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlüğünden sonra 23/02/2021 tarihinde açılan iş bu davaya Ankara Batı Tüketici Mahkemesinin bakması gerekir. Görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip Hakim · E-imzalıdır. E-imzalıdır.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/347, K. 2024/308, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama