KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/411 Esas - 2025/412
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/411
KARAR NO : 2025/412
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı dava dilekçesinde özetle; imza yetkilisi bulunduğu ... Vergi Dairesi'nde kayıtlı vergi numarası ... olan ... Şirketinin 2005 yılında resen kapatıldığını, şirket üzerine kayıtlı bulunan ... marka-model ... plakalı araç ile ... marka- model ... plakalı aracın satışının yapılacağını belirterek, şirketin sınırlı ihyasına, ilgili araçların satış işlemlerinin yapılabilmesi için mahkemece tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
Şirket ihya davası, tamamlanmamış tasfiyelerin tamamlanmasını sağlayan bir müessesedir. Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmesi ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir.
Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak, tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkündür. Tasfiye süreci; ya tasfiye memuru atanarak, ya da şirket ana sözleşmesinde düzenleme var ise şirket ortaklarınca yerine getirilebilir.
Bu sebeple tüzel kişiliği sona ermiş şirketin hak ehliyetinin ve bu kapsamda davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilemez. “Feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin, gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmek olanaklı değildir.
Dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuksal varlığı sona eren münfesih şirketin takibin tarafı olma ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup../..
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
.../...hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurması zorunludur”.( 12. Hukuk Dairesi 2015/6656
E. , 2015/15822 K.)
Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi uyarınca, tasfiye işlemleri tamamlandıktan ve terkin işlemi gerçekleştirildikten sonra tüzel kişiliğin aktifi yahut pasifi mevcut ise ek tasfiye işlemleri başlatılabilir. Bu durumda tasfiye sırasında gözden kaçan birtakım alacak veya borçlardan söz edilir. Ek tasfiye tüzel kişiliğin bu alacak veya borçların tahsil edilmesine mahsus olmak üzere geçici süre ile ihya edilmesi durumudur. Ek tasfiye nedeniyle geçici olarak ihya edilmek istenen tüzel kişilik adına Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmalıdır. Davada karşı taraf olarak ilgili ticaret sicili müdürlüğü ve tasfiye memurları gösterilir. Davayı son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar açabilirler.
Yukarıda da anlatıldığı üzere şirket ihyası davalarında ticaret sicili müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Bu nedenle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/411, K. 2025/412, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama