KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas no
- 2014/192 sas
- Karar no
- 2021/68
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- Dava tarihi
- 06/05/2014
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan ... ve ... tarihli anlaşma gereği ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap nedeniyle alacağının bulunduğunu, davalı tarafından ödenmediği için ... TL işlemiş faiz ile birlikte toplam ... TL alacak üzerinden Antalya ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, icra takibine konu borcun ticari ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle BK 89. maddesi gereği para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin de ... olduğunu, bu nedenle davalının yetki itirazının de yersiz olduğunu bildirmiş ve itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hukuk usul ve esasına aykırılık oluşturduğunu, fatura alacaklarına ilişkin takip ve davalarda yetkili mahkemenin, genel yetki kuralı kapsamında borçlunun ikametgah adresinin olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının süresi içerisinde ne itirazın kaldırılmasını talep ettiğini ne de itirazın iptali davasını açtığını, bu nedenle zamanaşımı yönünden de itirazda bulunduklarını, alacağa dayanak gösterilen mal ve hizmetlerin davacı taraftan alınmadığını,
mal ve hizmetlere ilişkin dava dosyasında dayanak gösterilecek satınalma anlaşması ve sair anlaşma ve belgelerde müvekkili şirketin hiçbir zaman taraf olmadığını, şirket yetkililerinin de sözleşme imza etmediklerini, imza itirazlarının da bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiği sözleşme uyuşmazlığına ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ihtarın ya da bildirimin de yapılmadığını ileri sürerek, hem usul yönünden hem de esas yönünden haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz 07/07/2015 tarihli ara kararı ile; yargılama sırasında davacının ... etmiş olması nedeniyle İİK.'nın 194. maddesi uyarınca yargılamanın 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurulmasına,2. alacaklılar toplantısının tarihi belli olmadığından dosyanın duruşmadan çekilmesine, ... idare memuru tarafından 2. alacaklılar toplantısının tarihi bildirildikten sonra yeni duruşma gününün tekrar tayinine, taraflara tebliğine karar verilmiş,
Davacı şirketin 2.alacaklılar toplantısının ... tarihinde yapıldığının bildirilmesi üzerine daha önce İİK 194.maddesi uyarınca durdurulan davanın yeniden ele alınmış , yeni duruşma gününün sehven ...
A.Ş'ye tebliğ edilmediği görülmüş, 12.11.2019 tarihli ara kararı ile; davalı şirkete yeni duruşma gününün tebliğine,davacının ... yıllarına ait ticari defterlerinin bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesine, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, takibe konu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı, takibe konu alacak nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının belirlenmesinin istenmesine,
davalının 2007-2008-2009-2010 yıllarına ait ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenmesi için İstanbul Anadolu Nöb. ATM'ye talimat yazılmasına, davalının 2007-2008-2009-2010 yıllarına ait BA-BS formlarının temini için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına, davalının icra müdürlüğünün yetkisine yaptığı itirazının tarafların ticari defterleri incelendikten sonra değerlendirilmesine karar verilmiş,
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08/07/2020 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle:
"1-2007-2008-2009 yıllarına ait defter ve belgeler zaman aşımına uğradığı açıklaması île bilirkişiliğimize ibraz edilmemiş olup zaten davaya konu faturalar bu yıllan ilgilendirmediğinden 2010-2011 yılı defter kayıt ve belgeleri incelenmiştir.
2-Davacı ... A.Ş nin 2010 yılı ve 2011 yılı ticari defterlerinde kayıtlı verilere göre davacı ve davalı arasında öteden beri (ve tespit edilebilen cari hesap dökümlerine göre en az 2010 yılından beri) ticari faaliyetinin var olduğu buna göre 2011 yılına devreden borç bakiyesinin ... TL: oiduğu davaya konu 4 adet fatura ile birlikte borç bakiyesinin ... TL. olduğu davalı tarafından tanzim edilen ... tarih ... nolu ... TL. lik alış faturaların vergi idaresine BA formu ile bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir, yine davacı tarafından tanzim edilmiş ... tarih ... nolu ... TL. lik alış faturası ile birlikte bu iki fatura hesaptan düşüldükten sonra davacı kayıtlarına göre davalıdan 25/07/2011 tarihi itibarileri .. TL. alacak kaydının var olduğu görülmüştür.
3-Davaya konu faturaiâr davacı ... A:Ş nin ticari defterlerinde kayıtlı olup BA-BS formaları ile vergi idaresine de bildirilmiş olmasına rağmen faturaların davalı yana teslimine dair herhangi bir şerh, belge veya imzaya rastianamamıştır.
4-Davacı ... A.Ş nin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu davaya konu faturaların ticari defterlerine kayıtlı olduğu defterlerin birbirini teyit ettiği, BA-BS bildirim formlan ile vergi idaresine bildirildiği ancak TTK kanununun hükmü olan yevmiye defterierinin noter kapanış tasdiklerinin bulunmadığı tespit edilmiş ölüp defterlerin delil niteliği taşıyıp taşımadığı takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişinin 25/12/2020 tarihli ek raporunda özetle:
"... E sayılı dosya ile ilgili olarak Davacı ... A.Ş.'nin dava dönemi ile ilgili defter, kayıt ve belgeleri tarafımdan incelenmiş olup, kök raporum ... tarihinde sunulmuştur. Rapor sonucuna göre ve ... tarihi itibariyle ... TL olarak davalıdan alacaklı olduğu defter, kayıt ve belgelerinde ve ayrıca vergi dairesine bildirilen BA / BS formlarında da belirtildiği arz edilmişti.
Daha sonra Ek rapor tanzimi için dosya tarafıma tevdi edilmesi ile davalı kayıtlarını inceleyen bilirkişinin ben olmadığımı, davalı kayıtları İstanbul'da olduğu için ek rapor hazırlayabilmemin mümkün olamayacağını ... tarihli ön raporumda mahkemenize arz etmiştim.
Dosya tekrar 26.11.2020 tarihli bilirkişiye teslim tutanağı ile tarafıma tevdi edilmekle işbu rapor dosyada mevcut davalı ... A.Ş.'ye ait ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısı ekindeki 2007-2008-2009-2010 yıllarına ait BA/BS formlarının incelenmesi amacıyla işbu rapor tanzim edilmiştir.
Davalı ... A.Ş.'nin ... Vergi Dairesi'nde ... vergi numarasıyla tescilli işyerine ait 2007-2008-2009-2010 yıllarına ait BA/BS formlarında yapılan tespit ve incelemelere göre;
BA - Bildirim Alış Dokümanları
Yılı Tutarı Belge Sayısı Açıklama
2007 - / - - / - -/-
2008 ... 6 BA - ... A.Ş.
2009 ... 27 BA - ... A.Ş.
2010 ... 7 BA - ... A.Ş.
Toplam ...
BS - Bildirim Satış Dökümanları Yılı Tutarı Belge Sayısı Açıklama 2007 - / - - / - - / - 2008 ... 2 BA - ... A.Ş. 2009 ... 5 BA - . ... San. A.Ş. 2010 ... 1 BA - ... A.Ş. Toplam ...
Sonuç olarak, Davacı ... A.Ş.'nin tarafımdan incelenebilen 2010 yılı ve 2011 yılı kayıtlarına göre çıkartılan sonuç ve 08.07.2020 tarihli kök raporumda arz edilmişti. Bu kerre, bilirkişiliğimize sadece davalı ... A.Ş.'nin vergi dairesinden temin edilen BA/BS formları üzerinde tespit yapılmaya çalışılmış olup raporumda bildirilmiştir. Davalı defter, kayıt ve belgeleri tarafımdan incelenmediği için davalı taraf yönünden borç veya alacak tespit edip kanaat oluşturmak mümkün değildir" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Davalı şirket adına gönderilen tebligatın iade edilmesi üzerine şirket adresinin İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünden yeniden sorulduğu gelen müzekkere cevabına göre şirketin tasfiye halinde olduğu, tasfiye memuru olarak ...'nun atandığı anlaşılmış,.11/02/2020 tarihli ara kararı ile ;Davalı şirkete yeni duruşma gününün şirket adresine ve tasfiye memuru ...'un MERNİS adresine olmak üzere tebliğine (2 ayrı tebligat çıkartılmasına), İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin sorulmasına,
davacı vekiline müflis şirketin yetkilisi ...'in açık adresini dosyaya bildirmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defterlerin bulunduğu bu adres mahkememize bildirildiğinde geçen celse (2 ) nolu ara karar uyarınca davacının ticari defterlerinin incelenmesine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, önceki celse (3) nolu ara kararı uyarınca davalının ticari defterlerinin incelemesine karar verilmiş ise de;
henüz davalının ticari defterlerinin nerede bulunduğu davalının tasfiye edilmiş olması nedeniyle belirlenemediğinden tüzel kişiliğinin devam ettiğinin belirlenmesi halinde bu hususta yeniden ara karar tesisine, davalının icra müdürlüğünün yetkisine yaptığı itirazın tarafların ticari defterleri incelendikten sonra değerlendirilmesine karar verilmiş,
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapla davalı şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve ... tarihi itibariyle sicil kaydının terkin edildiği tespit edilmiştir.
29.09.2020 tarihli ara kararı ile; davacı vekiline davalı ... A.Ş'nin ihyası için dava açmak üzere bir dahaki celseye kadar kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde ihya davası açılmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususu ihtar edilmiştir.
Davacı ... vekili son celsedeki beyanında; iflas masası tarafından davalı şirketin ihyası için dava açmama kararı alındığını beyan ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç olarak; yapılan yargılama sırasında davalı şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu durumda MK 48 vd maddeleri uyarınca davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacı vekiline verilen ihtarlı süreye rağmen davalı şirketin ihyası için gerekli davanın açılmadığı anlaşılmakla, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/192, K. 2021/68, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama