KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Esas no
- 2017/333 Esas
- Karar no
- 2020/257
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2017
Karar Metni
1.755 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin müvekkili bankadan ... tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca ...
TL limitli kredi kullandırıldığını, davalı şirketin buna ek olarak ... tarihli kredi kartı sözleşmesine istinaden müvekkili bankadan teslim aldığı kredi kartını kullanmaya başladığını, müvekkili bankanın kredi kartını kullananlar için yaptığı kredi kartı tablet kampanyası kapsamında da davalıya 6 ay süre ile aylık 5 gb internet paketi kapsamı bulunan 1 adet ... marka tablet bilgisayar teslim edildiğini, diğer davalı şahısların davalı şirketin borçlarına kefil olduklarını, davalının borçlarının ödememesi üzerine Beşiktaş ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtara rağmen borcunu ödemediğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalıların yapılan takibe haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle yapılan itirazın iptalini, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ilamsız takipte ödeme emri, sözleşme ve eklerinin müvekkili şirkete gönderilmediğini, takipten önce de müvekkili şirkete herhangi bir ihtarın gönderilmediğini, takibe konu sözleşme ve borcun dayanaklarını kabul etmediklerini, takibe konu ödeme emrinin tebliğ edilmediğinden borcu, faizi ve faiz oranını kabul etmediklerini, kefillerle ilgili yasal işlemlerine yerine getirilmediğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep ettiği görüldü.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan incelenmesinde özetle; alacaklı ... A.Ş., borçlular ..., ... ve ... Ltd.Şti. aleyhine ... tarihinde icra takibine geçilerek toplam ... TL alacak üzerinden icra takibi başladığı, borçluların itirazı ile takibin durduğu görülmüştür.
Kredi Sözleşmeleri, hesap ekstreleri dosya arasına celp edilmiş olup banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilen Bankacı bilirkişi ... 15/02/2018 tarihli raporunda sonuç olarak;
-Davalı ... Şirketinin taksitli ticari kredi hesabından doğan borcunun takip tarihi itibariyle hesaplanması ve davalı şirket yönüyle;
... Kredi anapara bakiyesi -asıl alacak- ... ...-.....(Kat) lı 8 günlük % 15 akdi faizi ... Gider vergisi ... ...-... 11 günlük %15 akdi faizi ... Gider Vergisi ... İhtar masrafı ... ... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... olduğu, davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinin dikkate alınmaksızın işlemiş faizi temerrüt faizi üzerinden yürütmesi yanı sıra kredinin cari hesap usulüyle borcun tamamına muacceliyet verilerek takibe geçilmesinin göz ardı edilmesi, bir başka deyişle icra takibinin taksitli kredinin vadeleri esasıyla yapılmamasından doğduğu, diğer taraftan ... takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı %50 temerrüt faizine ve sözleşme uyarınca yansıtılan %5 gider vergisine tabi bulunduğunu,
-Davalı kefillerin sorumluluğu ve varılan sonuç: Davalı ... Şirketine kullandırılan taksitli ticari kredi hesabından ... tarihi itibariyle ... TL. asıl alacak olarak belirlenen davacı banka alacağının davalı kefiller ... ve ... sözleşmedeki kefalet limitleri içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır. Tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydıyla ve her birinin ayrı ayrı olmak üzere ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin sorumluluğu ve takip tarihine takiben işletilecek temerrüt faizi yukarıda asıl borçlu şirket için yapılan hesaplamayla aynı bulunduğunu,
- Ticari Kredi kartından kaynaklı alacak talebi ve varılan sonuç: Dava dilekçesinde davalı şirkete kampanya kapsamında internet paketli tablet bilgisayar teslim edildiği beyanıyla, davalı şirketin kampanya başvuru formu dava dosyasına tevdi olunmakla birlikte, tarafımızca mahallinde incelememiz esnasında talep edilen tesellüm belgesi ve fiyatlandırma ekstresinin davacı banka şubesi operasyon yetkilisi ... tarafınca Genel Müdürlükten temin edileceği belirtilmesine karşın, ... tarihinden bu yana bu hususta, herhangi bir belge ve kayıt ibraz edilmediğini, bu nedenle, davacı bankanın kredi kartı işlemlerinden kaynaklı alacağı,
tevsik edilemediğini, ayrıca, kredi kartı sözleşmesinde kefalet imzası bulunmayan davalı kefillerin bu konudaki banka alacağından sorumlu tutulmaları mümkün bulunmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi Bilirkişi ... 21/01/2020 tarihli raporunda özetle; bankanın takip talebindeki faiz istemi ... tarihine kadar olduğundan, bu tarihe kadar hesaplama yapılmış olup, temerrüt faizi ... takip tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %30,00 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, Bankanın takip talebi ile tarafımızca hesaplanan tutar karşılaştırıldığında; Takip talebi toplam Hesaplanan Asıl alacak ... ... Kat öncesi işlemiş faizler ... ... Kat öncesi gider vergisi ... ... İşlemiş faiz ... ... Gider vergisi ... ... İhtar masrafı ... ... Toplam ... ...
Aradaki farkın, bankanın kat tarihinden itibaren temerrüt faizi işletmesinden kaynaklandığını, ancak bilindiği üzere kredilere temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt faizinden itibaren de temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, davacı temlik alan şirket vekillerinin belirli vadeli alacaklarda ayrıca ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekmediği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı kanaatie varıldığını, zira taksitli ticari kredi kat tarihi itibariyle kesilerek artık cari hesaba dönüşmüş olup, akdi ilişki kredi vadeleri yönüyle devam etmediğini,
davalı kefillerin kefalet limitleri dahilinde bulunan taksitli ticari kredi alacağından tüm davalıların sorumluluğu bulunmadığını, davacı temlik alan şirket vekillerinin sözleşmeler arasında bağlantı kurulduğu ve geçerli bir kefaletin olduğu iddiası doğru olmakla birlikte, bu husus sözleşmede hüküm bulunmayan halleri kapsamadığını, Genel Kredi Sözleşmesinde kefaleti bulunan davalıların müstakil ticari kredi kartı sözleşmesinde kefalet imzaları bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinde de ticari kredi kartına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu haliyle,
ticari kredi kartına ilişkin alacağın davalı kefillere yöneltilemeyeceği kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı bankanın ... Şubesi ile davalı ......Ltd.Şti arasında ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi ve davacı bankanın ... Şubesi ile davalı ......Ltd.Şti arasında ... tarihli şirket kredi kartı başvuru ve sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ... ve ...'nın genel kredi sözleşmesinin devamı niteliğindeki kefalet sözleşmesinde ... TL limit üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir (Aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/06/2019 tarih 2018/2511 E., 2019/3854 K. Sayılı kararı).
Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle davalı gerçek kişi kefillerin kefaletlerinin TBK'nın 583 ve devamı maddelerine göre geçerli olduğu ve kefalet limiti dahilinde genel kredi sözleşmesinden doğan borçtan ve ferilerinden sorumlu oldukları, davalı şirket ile imzalanan ticari kredi kartı sözleşmesinde davalı gerçek kişilerin kefil olarak imzalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
A-...-...-... numaralı taksitli ticari krediden dönüşen alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede:
Davacı bankanın sözleşmeye istinaden davalı şirkete ... tarihinde ...-...-... numaralı ... TL limitli yıllık % 15 akdi faiz oranı ile 24 vadeli ticari kredi açtığı kredi geri ödenmemesi sebebiyle ...
TL anapara asıl alacak üzerinden takibe geçildiği, sözleşmenin 33. Maddesinde temerrüt halinde temerrüt tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi oranı en yüksek olanın % 100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının yazılı olduğu,
bankanın fiilen uyguladığı % 15 akdi faiz oranına % 100 ilave edilerek bulunacak % 30 temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla (Aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve ... tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları) bu şekilde yapılan en son bilirkişi raporuna itibar edilmiş, rapora tarafların yaptıkları itirazlar yerinde görülmemiş olup, yerleşik Yargıtay uygulamasına,
bilimsel verilere uygun ve denetime açık en son bankacı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı gerçek kişilerin kefaletlerinin geçerli bir kefalet olması sebebiyle bu borçtan sorumluluklarının bulunduğu da kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile en son bilirkişi raporunda belirtilen miktarlara yönelik davalıların itirazının kısmen iptaline, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan İİK'nun 67/2.maddesinde davalıların itirazının haksızlığına karar verilmesi sebebiyle hüküm altına alınan ...
TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş olup her ne kadar kısa kararda davalının şeklinde maddi hata şeklinde yazım yanlışı yapılmış ise de bu hata gerekçeli kararda düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B-Ticari Kredi Kartı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede:
Davacı bankanın ...
Şubesi ile davalı ......Ltd.Şti arasında ... tarihli şirket kredi kartı başvuru ve sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesinde kefaleti bulunan davalı gerçek kişilerin müstakil ticari kredi ticari kredi kartı sözleşmesinde kefalet imzalarının bulunmadığı gibi genel kredi sözleşmesinde de ticari kredi kartına ilişkin bir hüküm olmadığı yani ayrı bir sözleşme olarak düzenlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı gerçek kişilerin ticari kredi kartından dolayı kefalet sorumluluklarının bulunmadığı davacının sadece davalı şirketten alacak talebinde bulunabileceği anlaşılmakla bilimsel verilere uygun,
tarafsız ve yargı denetimine elverişli birbirine teyit eden bilirkişi raporlarına itibar edilerek bilirkişi raporlarında belirtilen miktarlara yönelik davalı şirketin itirazının kısmen iptaline, T.C.
Merkez Bankasının ... tarih ve ... sayılı duyurusunda ... tarihinden itibaren kredili mevduat hesaplarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerine uygulanacak aylık azami ve gecikme faizi oranlarını geçemeyeceğine ilişkin düzenleme ve TCMB tebliğleri gereği asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 28,08 temerrüt faizi uygulanarakve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/333, K. 2020/257, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama