KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Esas no
- 2018/859 Esas
- Karar no
- 2021/183
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/02/2014
Karar Metni
2.279 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizden verilen ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararın, Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ...Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı üzerine Mahkememize gönderilmiş olmakla yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... tarihinde karıştığı kaza sonucunda ...'un ölümüne neden olduğunu, ...'un müvekkili ... ile yaptığı ve boşanma ile sonuçlanan ilk evliliğinden ... ... adında bir oğlu olduğunu, ...'un mirasçıları olarak, 2. Eşi olan ... ile bu evlilikten olma çocuk ... ... ... ve 1. evlilikten olma çocuk ... ...
3/8 nisbetinde merhum baba ... mirasçısı olduğunu,davalı sigorta şirketince, müvekkili ... ...'un destekten yoksun kalma tazminatı olarak 2. Eş olan ...'a ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını, ... ...'a velayeten anne ... vekili olarak Noter kanalı ile davalı sigorta şirkete müvekkiline düşen ... TL nin derhal ödenmesi için ihtar çektiklerini, ancak sigorta şirketinin ihtara cevap vermediklerini, bunun üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalnın haksız yere borca itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde. Müvekkili şirket nezdinde Trafik Sigortası ile sigortalı ... Plaka numaralı aracın ... tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde davacıların murisi ...'un vefat ettiğini, müteveffa mirasçılarının müvekkili şirkete başvuruda bulunduklarını ve hasar dosyası açıldığını,müteveffa mirasçılarına ... tarihinde toplam ...
TL tazminat ödemesi yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafların mirasçılık oranına göre yapmış oldukları taleplerin aksine mirasçı çocuk ... ... adına ...
TL tazminat ödemesinin müteveffanın eşi ve mirasçısı ... ...'a ödendiğini, işbu kaza sebebi ile müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın müvekkili şirket aleyhine kabulü halinde çocuk ... ... adına ibraya yetkisi olmayan ...'un müvekkili şirkete karşı sorumluluğu doğacağından ...'un davaya ihbarı gerektiğini beyan etmiştir
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı İcra takip dosyası getirtilmiştir. İncelenmesinde; Alacaklının ..., borçlunun ... Sigorta A.Ş, ... TL asıl alacak, 172,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacı ile açılmış icra takip dosyası olduğu, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Aktuerya uzmanı bilirkişi ... dan rapor alınmıştır. Bilirkişi 06.02.2015 havale tarihli raporunda sonuç olarak; ...'ın babasının ölümü nedeni ile babasının kusursuz sayılması durumunda hakettiği tazminatın ... TL, desteğin %25 kusurlu Sayılması durumunda hakettiği tazminatın ... TL olduğunu beyan etmiştir.
Dosyanın rapor veren bilirkişiye yeniden tevdii ile tarafların rapora itirazlarını karşılar tarzda ek rapor düzenlemesi istenilmiştir. Bilirkişi 06.03.2015 havale tarihli ek raporunda özetle; ...'ın babasının ölümü nedeni ile babasının kusursuz sayılması durumunda hakettiği tazminatın ... TL, desteğin %25 kusurlu sayılması durumunda hakettiği tazminatın ... TL olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu;
"Dava trafik kazasına dayalı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Davacı ölen murisinin desteğinden yoksun kaldığını ,davalı sigorta şirketinin kendisine ödenmesi gereken tutarı ,ölenin ikinci eşine ödediğini ileri sürmekte ,ödenen(...) tutarın 3/8 ine isabet eden ... nin kendisine ödenmesi gerektiğinden bahisle başlattığı takibe itirazın haksız olduğunu iptali gerektiğini iddia etmektedir. Davalının kaza nedeniyle ölenin geride kalan ve desteğinden yoksun kalan mirasçıları için yaptırdığı hesaba göre toplam ... ,ölenin ikinci eşi olan ...'a ödediği anlaşılmıştır. Ancak ...'un davacının temsilcisi ,veli ve vasisi olmadığı yetkisiz kişiye yapılan ödemenin davalıyı borcundan kurtarmayacağı sonucuna varılmıştır.
Davacı ödenen bedelin 3/8 oranında tutarın kendisine ödenmesine talep etmekte ,davalı ise davacı için hesaplanan tutarın ... olduğunu belirtmektedir. Ölenin geride kalan yakınlarının hangilerinin destekten yoksun kaldığı ,yoksun kalınan destek tutarının ne kadar olduğu ,yakının kız ,erkek veya eşi olup olmadığı ,yaşı ,öğrenci olup olmadığı gibi kriterlere göre değişeceğinden ,davacının veraset ilamındaki orana göre yaptığı talebi yerinde görülmemiştir.
Ancak davacının talebi destekten yoksun kalma tazminatı olduğundan ,çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince ,hesap bilirkişisinden rapor alınmış ,davacının yoksun kaldığı destek tutarı hesaplatılmıştır.
Hesap raporunda her ne kadar %25 kusura göre hesaplama yapılmış ise de ,davalının raporundaki %25 indirimin kusur oranı olmadığı ,hatır taşıması nedeniyle yapılan indirim olduğu anlaşılmış ,bu indirim oranına aynen uyularak tazminat tutarı belirlenmiştir.Bilirkişi tarafından %25 indirimli belirlenen tutar nazara alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı kendi yaptığı hesaba göre ...
TL ödemeyi (yanlış kişiye ) yaptığından bu tutar takip tarihinde likit kabul edilmiş ,kalan tutar bilirkişi raporuyla belirlendiğinden likit kabul edilmemiş ve icra inkar tazminatına esas alınmamıştır. Ayrıca davacının sigorta şirketine daha önce müracaatı olmadığından ...,TL için ödeme tarihi 01.03.2013den itibaren ,kalan tutar için takip tarihinden itibaren faiz istenebileceğine karar verilmiştir." gerekçesi ile verilen karar,
Taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda; davacı çocuğun desteği olan babası ...'in, davalıya sigortalı araçta yolcu olduğu, hususi otomobil olan araçta kaza anında toplam 7 kişinin bulunduğu, kaza anında 6 kişinin araçtan dışarı fırladığı dosya kapsamı ile sabittir. Davalı tarafın sunduğu tüm beyan dilekçelerinde, desteğin yolcu olduğu aracın istiap haddinin aşıldığı, bu durumun davacı desteğinin uğradığı zararı artırdığı ve bu hususun müterafik kusur teşkil ettiği savunulmuş olmasına rağmen; mahkeme, bu yönde herhangi bir araştırma yapmadığı gibi, kararında bu yönü gerekçelendirmemiştir.
Bu durum karşısında; davaya konu olaya ilişkin ceza dava dosyası mahkemesinden getirtilip incelenmek suretiyle, desteğin yolcu olduğu aracın istiap haddinin aşılması ile araçtan fırlama durumu dikkate alınarak emniyet kemeri takılmamış olmasının, destek yönünden müterafik kusur teşkil edip etmeyeceği; desteğin uğradığı zararın doğumu ya da artmasında bu hususların etkili olup olmadığı, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekili, tüm yargılama boyunca davacı murisinin, sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminatta indirim yapılmasını talep etmiştir. Mahkeme ise, davalının bu savunması ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapmaksızın ve kararını gerekçelendirmeksizin, davalı sigortacının dava dışı kişilere ödeme yaparken uyguladığı % 25 oranındaki hatır taşıması indirimini aynen benimsemiş ve tazminattan bu oranda indirim yapmıştır.
2918 sayılı KTK'nun 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 818 sayılı BK'nun 43. (6098 sayılı TBK'nun 51.) maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece; davacı desteğinin, davalı tarafından trafik sigortalı araçta yolcu olduğunun tarafların kabulünde olduğu; davalı taraf hatır savunmasında bulunmakta ise de, davacı yanın, iş arkadaşı olan sürücü ile desteğin ve araçtaki diğer kişilerin araç yakıt parasını birlikte karşılayarak işe gittiklerinden desteğin hatır için taşınmadığını iddia ettiği; hatır taşımasının varlığını kabul için, sadece araçta yolcu olmanın yetmeyeceği, taşınanın menfaati dairesinde ve bedelsiz bir taşımanın bulunması gerektiği hususları dikkate alınmak suretiyle;
destek ile sigortalı aracın malik/ sürücüsü arasındaki ilişki ve desteğin araçta hatır için taşınıp taşınmadığının irdelenmesi, hatır için taşındığının anlaşılması halinde, 818 sayılı BK'nun 43. maddesinin (6098 sayılı TBK md. 51) uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre; desteğin hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan % 25 oranında indirim yapılmış ise de, Dairemiz'in yerleşik uygulamalarıyla, hatır taşıması halinde yapılacak indirim oranı % 20 olarak benimsendiğinden, mahkemece uygulanan oran da yüksek olmuştur.
Yine kabule göre; davalı sigortacının, davadan önce açılan hasar dosyasında, davacı çocuk için hesapladığı ... TL. yönünden alacağın likit olduğu gerekçesiyle, bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Oysa, davalının anılan bedeli tahsile yetkili olmayan kişiye ödediği, ödediği bedel için davacı yanın davalıdan talepte bulunma hakkının olup olmadığı, talep edilebilecek tazminat miktarının saptanması yargılamayı gerektirdiğinden, alacağın likit olmadığı gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatının reddi gerekirken, yazılı biçimde, icra inkar tazminatına karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA
"Benim olayda görgüye dayalı bir bilgim yoktur, ancak bana sormuş olduğunuz trafik kazasında oğlum ... vefat etmiştir, oğlum arkadaşları ile işten dönerken bu kaza gerçekleşmiş, ancak son zamanlarda dargın olduğumuz için ayrıntılı bir bilgi sahibi değilim, arabanın içinde bulunan diğer kişilerin çoğu zaten aynı köyden komşularımız idi, kimlerin emniyet kemeri takılı kimlerin değil bilmiyorum, işe gidip gelirken yakıt parasını kendi aralarında toplayıp toplamadıklarını da bilmiyorum, oğlum bekardı, bizden ayrı yaşamaya başlamıştı, bu sebeple küstük" demiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA
"Ben kazada vefat eden ...'ın babasıyım, aynı taşerondan arkadaşları ile iş almışlar, işi tamamlamak üzere birlikte aynı arabada iş dönüşü bu kazayı geçirmişler, ben araçtaki kişilerin aracın yakıt parasını birlikte karşılayıp karşılamadıklarını bilmiyorum, oğlumun kayınbiraderi hatırladığım kadarıyla ... idi, o da kazada öldü, babasının ismi ...'dır, teyzemin oğlu ve damadı da vefat etti, yine arkadaşlarımın çocukları aynı kazada vefat etti, benim görgüye dayalı bilgim yok, dolayısıyla hatır için mi taşındılar, yoksa bana sormuş olduğunuz gibi yakıt parasını ortak toplayarak mı işe gidip geliyorlardı hiçbir bilgim yoktur dedi.
Soruldu: Tanık ... benim teyzemin damadıdır, ... İlçesi'nin ... Mahallesinde oturur, açık adresini bilmem, ancak onun bana sormuş olduğunuz hususlarda bilgisi olabilir çünkü benim oğlumu da onun oğlu ikna ederek işe götürmüştü."demiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA
"Bana sormuş olduğunuz trafik kazasında benim oğlum ... ... da vefat etmiştir, kazada vefat edenlerden sadece bir tanesi ... köyünden biri ... Köyünden diğerleri de bizim köydendir, olayda vefat eden ... benim damadımdır, davacı ... damadımın ilk eşidir, ... daha sonra benim kızım ... ile evlenmiştir, ... benim torunum değildir, olay tarihlerinde Karayollarının orta refüjündeki ağaçları kesmek için çalışıyorlardı, ... bunları arabaya doldurup götürüyordu, arabanın yakıt parasını aralarında toplayıp toplamadıklarını bilmiyorum, ancak ... onlarla birlikte aynı işi yapıyorlardı, yani iş veren değildi, bildiğim kadarıyla başka biri Karayollarından bu işi almış, olayda sağ kalan tek kişi ...'dır, adresini bilmiyorum" demiştir.
TANIK ... BEYANINDA
"Ben kaza sırasında ... plakalı aracın sürücüsü idim, o gün arabada bulunanlar ile birlikte işten dönüyorduk, araç benim adıma kayıtlıdır, ben ve arabada bulunanlar yevmiyeli işçi olarak çalışıyorduk, bizim bir tanıdık ihaleden ağaç budama ve refüjleri temizleme işi almış, işe hep beraber benim aracımla gidip geliyorduk, ancak adına iş yaptığımız şirket bana aracın yakıt giderlerini veriyordu ve araca her gün için bir yevmiye yazıyordu, yani ben araçta bulunanları hatır için taşımıyordum, karşılığında iş sahibinden masrafları ve ücret alıyordum, yani benim aracım bir nevi iş yeri servis aracı gibiydi,
ayrıca kendim de budama işinde çalışıyordum, yine davacının babası ... da dediğim gibi bizimle beraber yevmiye işinde çalışıyordu, aracın arkasında emniyet kemeri yoktu, aracın orijinalinde yoktur, zaten ... model ... ... marka bir araçtır" demiştir.
Trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
... plakalı çekici arkasına takılı ... plakalı Yan Römork sürücüsü ... 'ın çekicinin ön kısmıyla ... plakalı otomobilin sağ yan orta kısmında çarpmasıyla oto iki parçaya ayrılarak ... plakalı Yarı Römorkun orta kısmında yer alan bisiklet yaya korkuluk kısmıyla araca çarpıp yaklaşık 104 metre ileride durduğunu tespit edilerek tutanak düzenlemeleri.
a)"Aracın istihap haddinin aşılmasının kazaya doğrudan etkisinin olmadığı;
b) Çarpmanın etkisiyle ikiye ayrılan araçta bulunan yolcuların Emniyet kemerinin takılı olmasının etkisinin olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Dava konusu olan ... plakalı ... model ... marka otomobilin imal yılı dikkate alındığında bu araçlarda emniyet kemeri ve aksamı bulunmamaktadır.
... plakalı ... model ... marka otomobilin sonradan emniyet kemeri ve aksamının takılı olup olmadığı kazadan sonra araç üzerinde teknik incelemeden anlaşılacağı sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Adli tıp uzmanı bilirkişi ..., trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 05/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle:
Dava dosyasında yer alan olay yeri inceleme tutanakları, olayın oluş şekliyle ilgili kişilere ait ifadeler, kaza sırasında öldüğü bildirilen altı kişi hakkında düzenlenmiş adli ölü muayenelerine ait bulgular ve kazadan yaralı olarak kurtulan bir kişinin tıbbi evrakı ile ölülerin ve yaralının bulunduğu ... plaka sayılı ... model ... marka otomobilin teknik özellikleri de dikkate alındığında;
... plakalı ... model ... marka çekici ve arkasına takılı olan dorsesi ile birlikte, 82 km hızla yandan çarpması sonucunda, ikiye bölünmesi ve içinde bulunan 6 kişinin çarpma ve araç dışına savrulmalarının etkisiyle kafa ve vücutlarının çeşitli yerlerinde meydana gelen yaralanmalar sonucu öldüğü ve bir kişinin ağır yaralı halde kurtulmuş olduğu anlaşılmakla emniyet kemerinin takılı olmasının kişilerin maruz kaldığı yaralanmaların derecelerini azaltabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 28/09/2020 tarihli ek raporunda özetle:
a)... plakalı ... model ... marka otomobilin sürücü dahil koltuk sayısı 5'tir. Araçta sürücü dahil 7 kişi bulunmakta olup araçta fazla yolduğu olduğu,
b)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili dönel kavşak ada kısmından kırmızı ışıklı trafik işaretinden geçtiği sırada kaza meydana geldiğinden istihap haddinin aşılmasının zararın doğumunda etkili olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Davacı ...'ın destekten yoksunluk tazminatı ... TL- ... olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; aracın marka, model ve üretim yılı itibariyle teknik olarak emniyet kemerinin bulunmadığı, yine kazanın ve zararın meydana gelmesinde istiap haddinin aşılmış olmasının etkisinin bulunmadığı ve son olarak yevmiyeli işçi olan müteveffanın işe giderken hatır için taşınmadığı, taşıyan sürücünün yakıt parasına iş verenden aldığı subuta ermiştir.
Bu durumda davanın itirazın iptali davası niteliğinde olduğu dikkate alınarak Mahkememizce Yargıtay bozma ilamından önce düzenlenen aktüerya bilirkişi raporu esas alınmak ve kaza sırasında yolcu olan müteveffanın zararın meydana gelmesinde müterafık kusurunun bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/859, K. 2021/183, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama