KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/311 Esas
- Karar no
- 2020/574
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 21/06/2019
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ... - ... tarihleri arasında ... numaralı ... ile ...
Şti. adına sigortalı olduğunu, ... tarihinde sigortalı ... plakalı aracın, sürücü ... sevk ve idaresindeki iken, seyir halinde motor kısmından dumanlar yükselerek alevli yangın hadisesine maruz kaldığını ve sigortalı araçta hasar meydana geldiğini ve sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle toplam ...-TL hasar tazminat bedeli müvekkil şirket tarafından yukarıda belirtilen poliçeye istinaden poliçe limitleri dahilinde ödendiğini, sigortalının tüm dava ve talep haklarını müvekkil şirkete devir ve temlik ettiğini, böylece müvekkil şirket Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu,
hazırlanan Ekspertiz Raporunda sigortalı aracın hasarına ilişkin olarak tespit edilen toplam ...-TL hasar tazminatı, poliçe limitleri dahilinde ... tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olmak üzere müvekkil şirket tarafından ödendiğini, bu ödemeden sonra sigortalıya halef olunmuş, ve ayrıca sigortalı tarafından kazaya ilişkin olarak kendisine ait tüm haklar müvekkil şirkete devir ve temlik edildiğini, teminatsız olarak ihtiyati tedbir verilmesini, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ...-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, süresinden sonra beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde özetle.
Söz konusu araç ile ilgili servis dışı bir işlem yapılmadığını, servis işlemlerinin eksiksiz ve hatasız olarak yapıldığını, araç sahibinin gerçeğe uygun olmayan beyanlarda bulunduğunu, sigortayı yanıltmaya çalıştığını, söz konusu araçta araç sahibinin daha öncesinden araca orjinal yazılımı dışında ekstra yazılım yüklediğini, aracın ... ve ... filtrelerini tamamen iptal ettiğini, araç fitresi içindeki partüküllerin temizlenmemiş (boşatılmamış), bu konuda araç sahibinin sözlü olarak uyarıldığını, bu durumun ileride ... sisteminde patlama yapabileceğini, elektrik tesisatının zarar göreceğinin belirterek uyardığını,
bu uyarıların sürücü tarafından dikkate alınmadığı için müvekkilinin kusuru olmaksızın iş olayın meydana geldiğini, sigorta eksperlerinin tuttuğu raporda ... sisteminin kırıldığı, plastik kepçe ile sabitlendiği, bu sebeple yangın çıktığı iddialarını kabul etmediklerini, bu işlemin kendileri tarafından yapılmadığını, tamamen araç sahibinin öncesinde kendi yaptığı hatalı işlemlerin sonucu olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yangın bilirkişi sigorta eksperi ..., makine mühendisi bilirkişi ...' den rapor alınmıştır. 20/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... tarihinde, ... plakalı ... marka araçta meydana gelen yangın neticesinde araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil ... TL olduğu, Serbest piyasa koşullarında galericiler, internet siteleri ve Gelir İdaresi Başkanlığınca sunulan Kasko Değer Listesi’nde yapılan araştırmada, aracın piyasa rayiç bedelinin ortalama ...
TL olduğu, Araçta meydana gelen hasar dikkate alındığında, aracın değerinden fazla hasar mevcut olduğu ve onarılmasının ekonomik olmadığı, sovtaj değeri için yapılan araştırmada bu haliyle serbest piyasa koşullarında yaklaşık ... TL’ye alıcı bulabileceği, hasarlı hali araç sahibine terk edildiği takdirde, araçta meydana gelen net hasar tutarının ... TL – ... TL = ...
TL olduğu, meydana gelen yangının çıkış yerinin ... nolu enjektörün bağlantı bölümü olduğu ve yangının bu kısımda daha önceden yapılan yanlış onarımdan kaynaklandığı, önceden meydana gelen bu hasarın ve yanlış onarım işleminin kim ve kimler tarafından yapıldığı bilinmediğinden sorumlu olan kişilerin sayın Hakimliğinizce yapılacak olan yargılama neticeisinde belirlenebileceği, bu nedenle kimin sorumlu olduğu ve davacı tarafın rücu edip edemeyeceği hususlarında tam bir kanaate varmanın mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Eldeki dava sigorta sözleşmesi kapsamında ödenen tazminata ilişkin rücu davasıdır. Davacı vekili davalının yaptığı tamirat nedeniyle hasarın meydana geldiğini öne sürmüş davalı ise hasarın ortaya çıktığı kısımda herhangi bir tamirat yapmadığını beyan etmiştir.
Bilindiği üzere sigorta şirketi sigortalısına teminat kapsamında yaptığı ödeme neticesinde onun haklarına sigortalının mevcut olduğu hukuki durum çerçevesinde halef olur. Davalı ile dava dışı sigortalı arasında bir hizmet / vekalet sözleşmesi yapılmış; davacı taraf davalının bu sözleşme hükümlerine aykırı davranarak zarara sebep olduğunu öne sürmüştür. Burada öncelikle davalının sözleşme dışı bir eyleminin varlığı ardından da bu eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının mevcudiyeti kanıtlanmalıdır.
Dosya kapsamı alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde hasarın enjektörün yuvasına tam oturmadığı, tutkal ve plastik kelepçe ile tutturulduğu için yüksek basınçta yakıt sızıntısına sebep olarak yangının başlamasına yol açtığı bildirilmiştir. Meydana gelen bu sonucun davalının eylemine illiyeti için ise davacı tarafından dosyaya sadece servis faturası sunulmuştur.
Bu faturanın incelenmesinde hasara neden olan enjektör kısmında herhangi bir tamirat bakım yapılmadığı, yapılan bakımın yağ, yağ filtresi, hava filtresi gibi olağan bakım işlemlerine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalının yaptığı işlemde sözleşmeye aykırılık olduğu kanıtlanamadığı gibi bu işlemin zarara sebep olduğuna ilişkin de yeterli kanıt sunulanamadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/311, K. 2020/574, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama