KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/546 Esas
- Karar no
- 2020/624
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/12/2018
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafça müvekkili alehine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ile müvekkili arasında taşınmaz hisse satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili tarafından bedelin bir kısmının banka aracılığıyla ödendiğini, bir kısmı için de davalıya bonolar verildiğini, banka çalışanı tarafından bonolardan bir tanesi için vade tarihinin en az 1 ay vadeli olması gerektiği bildirildiğinden yeni bir senet düzenlenerek işleme konulduğunu, yeni düzenlenen senedin bedelinin ödendiğini, ancak haksız ve kötü niyetli olarak davalı tarafça ilk düzenlenen ve işleme alınmaması gereken senedin takibe konulduğunu, söz konusu senedin müvekkilinin,
o anki telaşından ve dalgınlığından yararlanılarak davalı tarafça hile ile alındığını bildirerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu senet sebebiyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mahkememizin bu davaya bakmada görevli olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, icra takibine süresi içinde itiraz etmediğini, bu nedenle bu davayı açmakta davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, davacının dayandığı taşınmaz alım söleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının hile iddiasının da haksız, mesnetsiz ve mantık dışı olduğunu bildirerek, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tanık ... beyanında.
Ben ... bankası çalışanıyım her iki tarafı da hatırlıyorum taraflar ellerinde iki üç adet senet ile bana geldiler hatırladığım kadarı ile bir tanesi ...-TL lik bir senetti bankamız senette herhangi bir karalama veya tarih uyumsuzluğu var ise senedi kabul etmiyoruz, çünkü biz senedi aldıktan sonra tahsil işlemleri için İstanbula gönderiyoruz, aradaki işlemler için bize yaklaşık ... günlük bir vade süresi gerekiyor, daha erken tarihli senetlerin işlemleri yetişmeyeceği için kabul etmiyoruz, taraflarda yanıma geldiklerinde bu tarz bir sorunları oldu,daha sonra dışarı çıkıp yeni bir senet alıp geldiler, ve yanımda doldurdular,
biz o senedi tahsil için aldık ancak ilk getirdikleri senedi, ne yaptılar o senedi kim aldı, buna ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Ben senedin vade ve keşide tarihini hatırlamıyorum senedi doğrudan bir kişiye vermedim bana verdiklerinde masadan geri uzattım, verdikleri ikinci senet de ...-TL bedelli idi.
Biz o tarihte senedin hangi uyumsuzluk nedenine dayalı olarak kabul etmedik onu bilmiyorum ancak tarih uyumsuzluğunda ...-... gün vadeli senetleri kabul etmiyoruz, bankanın bu konuda katı bir uyguluması yok, duruma göre senet vadesi yetişmeyecek hallerde karşı tarafa bu söylenerek senet kabul edilmiyor, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Tanık ... beyanında; ben ... muhtarıydım, davalı benim köylüm olur davacı ise bizim köyden yer aldıktan sonra tanıdım davacı yer aldıktan sonra, bana gelerek biz böyle böyle bir yer aldık buranın konumu nasıldır, diye bilgi almak için sordular, bende kendilerine, bunu anlattım. Daha sonra aralarındaki satışa ilişkin bir sözleşme yaptılar, benim hatırladığım kadarı ile hem hazine yeri hem tapulu yere ilişkin bir sözleşme yapıldı. Ben bana söyledikleri herşeyi sözleşmeye yazdım.
Bana fotokopi olarak gösermiş olduğunuz emlak satım sözleşmesindeki imza bana aittir. Ancak bende herhangi bir sözleşme yoktur. Sözleşme imzalandıktan sonra masada idi. Davacı ... resmini çekti tam olarak hatırlamamakla birlikte, sözleşme ... da olarak billiyorum. Bedel ve ödeme kısmını hatırlamıyorum, bir kısım peşin bir kısım senet verilecek şeklinde konuşuyorlardı. Ancak senetler nasıl düzenlenmiştir nasıl verilmiştir bilgim yoktur.
Emlak satım sözleşmesi yapıldığı sırada ... da oradaydı. Ancak sözleşmeyi imzaladımı imzalamadı mı hatırlamıyorum, Beyanı okundu. İmzası alındı.
Tarafların arasındaki satıma konu taşınmazın satış tarihindeki değerinin belirlenmesi için keşif yapılmış alınan raporda taşınmazın muhdesatları ile beraber değerinin ... TL olduğu bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Eldeki dava takibe konu senetten borçlu olunmadığının tespiti davasıdır. Davacı vekili takibe konan senedin tarafların anlaşması ile iptal edildiğini fakat senedin yanlışlıkla davalıda kaldığını, taraflar arasındaki borç ilişkisine dayalı tüm borçların müvekkili tarafından ödendiğini öne sürmüş; davalı ise senedin geçerli olduğunu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir.
Tarafların bir taşınmaz satışında anlaştığında ihtilaf yoktur. Davacı her ne kadar sözleşmeye dayanmış ise de anılan sözleşme davalı tarafından inkar edilmiş ve ilgili sözleşmede davaya konu senet ile ilgili herhangi bir ibare de bulunmadığından mahkememizce dikkate alınmamıştır.
Dava senede dayalı menfi tespit davası olmakla senedin geçersiz olduğunu veya ödendiğini davacının ispatlaması gerekir. Davacı hile iddiasına dayanmış ancak dinlenen tanıklardan her ikisi de bunu ispata yarar bir beyanda bulunmamıştır. Diğer taraftan her ne kadar davacı bahse konu senedin vadesinin kısa süreli olması nedeniyle banka aracılığıyla tahsil edilemediği için iptal edildiğini öne sürse de o senedin anına imha edilmemesi veya davacı tarafından alınmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira bahse konu senet ... TL bedelli büyük miktarlı bir senettir. Tarafların alış verişi bu tarihten sonra dahi devam etmiştir. Bu hususlar göz önüne alındığında davacının bu iddiası da yerinde görülmemiştir.
Senet metninde herhangi bir sözleşmeye atıf yapılmasa dahi tarafların aralarındaki sözleşme ilişkisini kabul etmeleri dikkate alınarak taşınmazın değerinin tespiti için keşif yapılmış alınan raporda da taşınmazın davacının ödediğini iddia ettiği bedelden çok daha değerli olduğu görülmüştür. Yani davacının sözleşmeye dayalı ödeme iddiası da kendi içinde tutarlı bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar, tüm dosya kapsamı senedin illeten mücerret bir borç kaynağı olması, buna karşı ödeme veya geçersizlik iddiasının aynı güçte bir belge ile kanıtlanamaması hile iddiasını ispatlayacak bir delilin sunulamaması dikkate alınarak davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/546, K. 2020/624, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama