KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas no
- 2022/663 Esas
- Karar no
- 2024/227
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/10/2022
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin oğlu müteveffa ... ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın aniden müteveffanın bulunduğu yola çıkması neticesinde müteveffa ...'in kullandığı motorsiklet ile çarpıştığını ve kaza meydana geldiğini, kaza sonucunda davacı müvekkilin desteği ... ... tarihinde hayatını kaybettiğini, ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ... kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu, davanın görülmesi sırasında, gerçek kişi davalıların,
davada alınması beklenen kararın icrasını fiilen olanaksız hale getirmesi yönündeki olası eylemini etkisizleştirmek ve bu yolla davacıların olası alacaklarının tahsilini güvence altına almak için 6100 sayılı yasanın 391 ve devamı maddeleri gereği başta kazaya karışan ... plaka sayılı araç olmak üzere bu araç dışında davalılar adına tescilli araç ve gayrimenkul var ise kayıtlarına ihtiyati tedbir ve fakat bunun kabul görmemesi halinde ise 2004 sayılı yasanın 257 ve devamı maddeleri gereği teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, tarafların kusur oranının saptlanması gerektiğini, davanın iş kazası olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezliğe ilişkin davacının SGK'ya başvuru yapması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.02.2023 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün geçiş hakkı kurallarına riayet etmediği olayda %85 oranında, müteveffa sürücünün ise kavşağa yaklaştığında hızını heran tedbir alabileceği şekilde azaltıp aracı idare etmesi gerekirken bu kurala aykırı davrandığı kazada %15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Alınan 02.05.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; Davacının destekten yoksun kalma zararının ... TL, davalı sigorta şirketinin kalan teminat limitinin ise ... TL tutarında olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların aktüerya kök raporuna itirazlarının değerlendirilerek alınan 17.10.2023 tarihli aktüerya ek bilirkişi raporunda özetle; Kök raporda değişiklik yapılacak bir husus bulunmadığı tespit edilmiştir.
Güncel Asgari Ücret verilerine göre hesaplama yapılarak alınan 13.02.2024 tarihli aktüerya bilirkişi 2.ek raporunda özetle; Davacının destekten yoksun kalma zararının ... TL, davalı sigorta şirketinin kalan teminat limitinin ise ... TL tutarında olduğu tespit edilmiştir.
Dava; trafik kazası sonucu oğlunu kaybeden davacının araç sürücüsüne, araç malikine ve trafik sigortasına karşı açmış olduğu destekten yoksun kalma iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Alınan tüm raporlar denetime açık, mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre kaza tarihi ... tarihinde müteveffa sürücünün idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde idaresindeki motosikletin ön kısımları ile seyir istikametine göre sağ taraftaki sokaktan gelip sola manevra ile ...
Caddesine katılmak isteyen davalı sürücü ...' in idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün ilk geçiş hakkını müteveffaya vermesi gerekirken bu kurala aykırı hareket ettiği olayda %85 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise kavşağa yaklaşırken tedbir alacak derecede hızını yavaşlatması gerekirken bu kurala aykırı hareket ettiği olayda %15 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Buna göre davacının davalılardan ... TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatını talep edebileceği anlaşılmıştır.
Manevi tazminat davası açısından yapılan yargılamada: Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılıp dosya arasına alınmıştır.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Bu ilkeler dikkate alınarak özellikle de davalının %85 oranında kusurlu olması ve davacının olay neticesinde desteğini kaybetmesi dikkate alınarak davacı lehine hüküm fıkrasında belirtildiği manevi tazminat takdir edilip aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/663, K. 2024/227, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama