KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/99 Esas
- Karar no
- 2024/796
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2023
Karar Metni
2.045 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili arasında ... tarihinde .../... imzalandığı, bahsi geçen sözleşmeye ek Tadil Sözleşme imzalandığı, ... tarihinde imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere ... TL avans ödemesi, ... tarihli sözleşmeye göre ise, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ...
TL ödediğini, bu ödemenin sözleşmeye göre (...Maddesi) ... ... ilişkin olduğunu, ... ... ilişkin kalan ödeme olan ... TL nin ise proje tamamlandığında ödeneceğini ancak müvekkili tarafından sözleşme gereği edimler gerçekleştirilmişken davalı yanca ... ... ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle ticari işlere uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, davalının icra dosyasına sunduğu itirazları neticesinde takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde belirttiği ... numaralı maddedenin davacı tarafla yapılan sözleşmeye istinaden "...” bölümündeki tarafınca yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirttiğini ancak bu durumun aksine "... ”
bölümünde kendi üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde tarafımdan herhangi bir hizmet almadığını beyan etmiş ise de davacı tarafla aralarında yapılan sözleşmenin basit bir mal alışverişinden daha ziyade ... alanında ... bir ... sözleşmesi olduğunu, davacı tarafça sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, tüm bunlara rağmen, yapmış olduğu çalışmaların tamamı ve sözleşmeye istinaden üzerine düşülen yükümlülükler görmezden gelinerek ... 2019 tarihinden sonra herhangi bir ödemenin tarafına yapılmadığını, bu sebeplerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "dosyada bulunan sözleşme ve mail diyalogları göz önüne alındığında Davalı tarafın davacı tarafa atmış olduğu bilgilendirme mailleri ve davacının yanıt mailleri üzerinden yapmış olduğum değerlendirmeler neticesinde davalının farklı taleplerle (örneğin sürecin başında gerek olmamasına rağmen sunucu talep etmesi ) süreci uzattığı anlaşılmıştır. ..., ... ve ... tarihlerinde yapılan mail yazışmalarından yukarıda sözleşme maddeleri sıralanılan ... kısmının %80 inin tamamlandığı anlaşılmıştır. Davacının tamamlanmayan (şahsi ... ... aktarılmayan) ... ...den yarar sağlayamadığı ve ödemiş olduğu ücretin tamamını isteyebileceğine kanaat getirilmiştir." şeklindedir.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak;"dosyada bulunan sözleşme ve mail diyalogları ve sonradan inceleme şansı bulduğum ... adresindeki ... göz önüne alındığında Davalı tarafın davacı tarafa atmış olduğu bilgilendirme mailleri ve davacının yanıt mailleri üzerinden yapmış olduğum değerlendirmeler neticesinde ... kısmının %95 tamamlandığı (... ... kısımlarının birbirine entegre olan kısımlarından ötürü projenin yayına alınamadığı ) anlaşılmıştır. Davacının davalıdan (... tarihindeki ... yazışmalarından anlaşılmıştır.) ... ve ...'e ait ...(bilgileri) aldığı, proje üzerindeki işlemler ve kodlar değerlendirildiğinde davacının ücret talep etmesinin uygun olmadığına kanaat getirilmiştir." şeklindedir.
Alınan ... tarihli bilirkişi 2. ek raporunda sonuç olarak;"Davacının davalıdan ... ve ...'e ait ...(bilgileri) aldığı, proje üzerindeki işlemlere harcanan mesai ve ödenen ücretler değerlendirildiğinde davacının ücret talep etmesinin uygun olmadığına kanaat getirilmiştir." şeklindedir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava, eser ve hizmet sözleşmesinin unsurlarını ... ... nitelikli ... nin, yüklenici/ hizmet veren tarafından tamamlanmaması nedeniyle proje kapsamında davacı müşteri tarafından ödenen bedellerin iadesine dair başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında, ... tarihinde ... imzalandığı, bahsi geçen sözleşmeye ek Tadil Sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı müşteri, sözleşmede ... olarak anılan davalı yüklenici/ hizmet verenden ... tarih sözleşmenin " İşin ... tarafından tamamlanmaması durumunda tazminat bedeli olarak, o tarihe kadar ön ödeme olarak gönderilen tutarları ve bu tutarlara ek olarak ... USD ya da bu tutara denk gelecek şekilde Türk Lirası olarak tazminat ödemeyi kabul etmektedir" şeklindeki ... maddesi uyarınca tazminat talep etmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu müşteri tarafından satış; kiralama, rezervasyon, iletişim, tanıtım, reklâm ve bönzeti hizmetleri yürütebilmesi amacıyla, ihtiyaç duyduğu, gerektiğinde: yeni ... eklenabileceği ... yapıda ve tüm dillere uyumlu alt yapı ile birlikte ... (duyarlı) ... ... nın ... tarafınadn hazırlaması, ... faaliyete geçmesini ardından müşteriye devretmesini ve ilgili bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasını kapsamakta olup, ... ...nın davalı tarafından yapımı eser, uygulamaların ve ... projesinin tamamlanmasının ardından ilgili bakım ve onarım faaliyeti ise hizmet ilişkisini doğurmaktadır.
Somut olayda, ... (duyarlı) ...nın devreye girmediği noktasında ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... (duyarlı) ...nın yapımına dair davalı edimlerinin yerine getirilip getirilmediğidir.
Sözleşme ve dava tarihinde yürülükte olan TBK'nın 470. Maddesine göre eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin asli edim yükümü ilk planda meydana getirdiği eseri teslim borcudur (Mustafa Alper Gümüş, Özel Hükümler, C.II, İstanbul, Vedat, 2012, s. 1 vd).
Davamızda özellikle davalı taraf eserin ayıplı olduğunu ve edimin sözleşmeye uygun yerine getirilmediğini ve bu nedenle ödenen bedellerin iadesinin gerektiği savunduğundan yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna değinmek gerekmektedir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu, yani ayıplı ifadan sorumluluğu TBK'nın 473-438. Maddelerinde düzenlenmiştir.
Eser sözleşmelerinde eserin ayıplı olması eserin sözleşmeye göre sahip olması gereken niteliklere sahip olmamasıdır. Buna göre meydana getirilen eserdeki, eserin niteliğine ilişkin sözleşmesel belirlemeden her sapma ayıplı bir esere varlık verir (Gümüş, a.g.e., s. 48). Her şeyden önce tamamlanan eserin tarafların sözleşmede açıkça veya zımnen kararlaştırdıkları esere ilişkin genel veya eseri daha yakından betimleyen özel niteliklere sahip olmadığı durumlarda eser ayıplıdır.
Tamamlanan eser taraflarca kararlaştırılan nitelikler dışında güven ilkesi uyarınca sözleşmenin içeriğine göre taşıması gerekli olan nitelikleri taşımaması halinde de ayıplı sayılır. Buna göre yüklenici normal bir eserin değerine veya kullanım elverişliliğine sahip bir eser teslim etmek zorundadır.
Eser sözleşmesinde ayıbın satış sözleşmesindeki ayıp kavramından farklı olarak sözleşmeye göre olması gereken niteliklerden sapma olarak tanımlanması, görünüşte eser sözleşmesinde esaslı-esaslı olmayan ayıp ayrımına yer bırakmamakta ise de eser sözleşmesinde de yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu sadece esaslı ayıplarla sınırlı olmalıdır (Gümüş, a.g.e., s. 51).
TBK'nın 475. Maddesinde iş sahibine ayıplı ifadan dolayı yükleniciye karşı kullanılabilecek üç tane seçimlik hak öngörülmektedir. Bu haklar sözleşmeden dönme hakkı, bedel indirimi isteme hakkı ve ayıbın giderilmesini isteme hakkıdır. Her üç seçimlik hak da geri alınamaz nitelikte bir yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, yükleniciye karşı tek taraflı varması gerekli geçerlilik şekline tabi olmayan, açık veya zımni irade beyanı ile kullanılır.
TBK'nın 475/2. Maddesine göre eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme mümkündür. Her şeyden önce dönme hakkının kullanılabilmesi için eserdeki ayıbın önemli olması gerekir. Eserin kabulünün iş sahibinden beklenebilir olup olmadığı tarafların menfaatleri gözönüne alınarak belirlenir.
Bu belirlemede ilk planda somut olayın özel şartları çerçevesinde ayıbın türü ve büyüklüğü esas alınır. Eserdeki ayıp önemli değilse iş sahibi dönme dışındaki seçimlik haklardan birisini kullanabilir. Dönme hakkının kullanılması için iş sahibinin yükleniciye ayıbı gidermesi için uygun bir süre tanıması şart değildir.
Doktrindeki hakim görüşe göre bir yenilik doğurucu hak olarak dönme hakkının kullanılması ile eser sözleşmesi geçmişe etkili olarak ortadan kalkar ve ifa edilmemiş borçlar ortadan kalkarken, yerine getirilen edimlerin iadesi bir sözleşmesel tasfiye ilişkisi çerçevesinde gerçekleşir (Gümüş, a.g.e., s. 60 vd.).
Ayıplı ifanın varlığını, seçimlik haklarını kullanmanın şartlarının gerçekleştiğini ve teslim anında eserin ayıplı olduğunu ispat yükü iş sahibine aittir (Gümüş, a.g.e., s. 67).
Somut olayda; davalının edimini tamamlayıp tamamlamadığı ve projenin geldiği aşamada taraflar arasında ihtilaflı olup, davalı taraf projenin tamamlanmamasını ... geliştirme süreci içerisinde müşteri'nin değişen talepleri ve süreç içerisinde beyan ettiğimiz iş planına aykırı yönlendirmeleri ve ekstra taleplerinden kaynaklı olarak ... de yer alması gereken bazı iş parçaları ... içerisinde mecburen geliştirilmek zorunda kalmasına dayandırmaktadır.
Ayrıca Madde ... ve Madde ... ye bağlı olarak projenin sorunsuz ve sürelerine sadık ilerleyebilmesi için büyük önem arz eden kritik maddelere göre müşteri, üzerine düşen gerekli yükümlülükleri yerine getirememiş olup yine de müşterinin ... konusundaki tecrübesizliğini göz önünde bulundurulup, projenin tamamlanması için çalışılmaya devam edildiğini, davacı tarafından altyapılara ödeme gerçekleştirilmediği için erişimin kesildiğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının birden fazla sözleşme tipine ait edim yükümlülükleri üstlendiği, davalının bedel ödeme borcunun bulunduğu görülmekle, sözleşmenin ... sözleşme olduğu kanaati ile yukarıda belirlenen taraflar arasındaki ihtilaf hususları kapsamında yapılan teknik incelemeye göre, Sözleşmede ...’de yapılması kararlaştırılan kısımların, ...((..., ..., ..., ..., ... vb.) ve kontrat tiplerinin sisteme eksiksiz bir şekilde girilmesi (... ve/veya ... ve düzenlenmesi,) , kullanıcı tiplerinin oluşturulması ve bu kullanıcılara bağlı olarak yetkilendirmeler ile kullanıcı panellerinin düzenlenmesi(... ve ...),
tesislerin müşteri tarafından belirtilen algoritma ve kriterlere bağlı olarak listelenmesi ve filtrelenmesi, tesislerin ilgili algoritma ve kriterlere bağlı olarak kullanıcı, editör, yönelici tarafından ... ve ... sayfalarında ...(oluşturma, görüntüleme, düzenleme ve silme) ve satış işlemlerinin eksiksiz gerçekleştirilmesi, tur ürününün ... (oluşturma, görüntüleme, düzenleme ve silme) işlemleri ile müşteri tarafından belirtilen algoritma ve kriterlere bağlı olarak listelenmesi filtrelenmesi ve satış ile rezervasyon işlemlerinin eksiksiz gerçekleştirilmesi,
ilgili tesisler ve turlar üzerinde oluşturulacak müşteri isteklerine bağlı, kampanya modüllerinin oluşturulması, oluşturulan kampanya ve indirimlerin. ilgili ürün/ürünlere atanması gibi ... modüllerinin oluşturulması, ... şablonlarının oluşturulması ve operasyonel süreç (tüm kayıt işlemleri satış ve rezervasyon vb.) ile ... süreçleri atanması, ödeme metotlarının entegrasyonu, projenin diğer işlemlerine bağlı olan ..., ... kısımlarının eksiksiz geliştirilme ... satışına yönelik ... ve ... oluşturulması,
... ... kanalına yönelik ... geliştirilmeleri, taslak satış ve rezervasyon kayıtları ile ... ödeme talebi ..., finansal raporlama ve istatistiki verilerin ürünlerin satışına ve temel cariye göre oluşturulması listelenmesi gibi işlemlerden oluşmaktadır, detaylı ve müşteri etkileşimli blog, ziyaretçilerin, sosyal medya araçları ile sistemde oturum açmaları ve kullanıcı oluşturulmasının sağlanmasına- yönelik ... entegrasyonları, ziyaretçilerin kullanıcı oluşturmasında, e-mail, sms vb. onay mekanizmalarının oluşturulması, ürünlerin listelenmesinde harita bazlı görüntülemeye yönelik ..., ... tarafında kolay yönetim açısından ... olduğu,
sayılan tüm bu ... davalı tarafından başarı ile büyük oranda tamamlanmadığının ve ... adresi üzerinden ürünün test edildiği, projenin büyüklüğü ve kodların yapısı itibarı ile (tüm bileşenlerin ... aracılığı ile birbirine entegre yapısı) davalının ... sunucu üzerine taşımak istemesinin haklı olduğu kanaati bildirilmiştir.
Netice itibarı ile, dosyada bulunan sözleşme ve mail diyalogları ve sonradan inceleme şansı bulduğum ... adresindeki ... kodları, bilgilendirme mailleri ve davacının yanıt mailleri değerlendirildiğinde, yukarıda kapsamı yazılan işin ... kısmının %95 tamamlandığı, ... kısımlarının birbirine entegre olan kısımlarından ötürü projenin yayına alınamadığı, davalının ... de sayılan işleri tadil sözleşmesinden önce belirlenen ... tarihinden önce bitirememesinin sözleşme bedelinin sözleşmenin kapsamı itibarı ile yetersiz olması nedeniyle doğal olduğu,
tadil sözleşmesinde de ayrıca bir teslim süresi belirlenmemesi ile davalının mevcutta biten işlerin ... ve ...’e ait ...(bilgileri) aldığı, proje üzerindeki işlemler ve kodları davacıya teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Neticeten bilirkişi kök raporu, ek rapor ve ikinci ek rapordaki teknik değerlendirmelerden davalının kusurlu olarak edimini yerine getirmediğinin ortaya konamadığı, tamamlanan eserin tarafların sözleşmede açıkça kararlaştırdıkları esere ilişkin genel veya eseri daha yakından betimleyen özel niteliklere sahip olmamasının ve ... ve ... geçilememesinin kusurunun davalıdan kaynaklamadığı,
teslimi öngörülen işin niteliğine göre kullanım elverişliliğine sahip eseri teslim borcunu yerine getirmek için sözleşme bedeli itibarı ile davalı tarafından verilen emeğin işin niteliğine uygun olduğu ve davacını dönme hakkının kullanılabilmesi için eserdeki ayıbın önemli olması şartı, somut olayın özel şartları çerçevesinde ayıbın türü ve büyüklüğü esas alındığında dönme hakkının kullanılmasının hukuka uygun olmadığı, davacının davaya konu sözleşme kapsamında ifa edilen ve edilmeyen sözleşme bedelini istemesi mümkün değildir.
Bu nedenle de davanın reddi gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
İşbu tazminata hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davalı borçludadır (Bkz.
Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, sayfa 173 vd. ayrıca Yargıtay 23. HD, 19.01.2012 tarih ve 2011/2342 E., 2012/239 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. HD, 25.04.2016 tarih ve 2015/5781 E., 2016/2654 K. sayılı ilamı). Somut olayda itirazın iptali davasında davacının davayı açmakta haksız olduğu anlaşılmış ise de davacının kötüniyetli olduğu davalı tarafça ispatlanamamıştır.
Bu nedenle de davalının kötüniyet tazminatı kabul edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/99, K. 2024/796, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama