KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2020
- Esas no
- 2013/317 Esas
- Karar no
- 2020/52
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 28/06/2013
Karar Metni
2.675 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ...nın sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile seyir halindeyken ... mah. ... sk. İle ... sokağın kesiştiği kavşakta davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın .... Nezdinde düzenlenmiş bulunan mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, bu kazanın oluşumunda ...
Asliye Ceza Mahkemesinin... E. ... K. Sayılı dosyasında da görüleceği üzere davalı ...'nın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kaza sonrası bedensel anlamda çok ciddi zarar gördüğünü, 18 gün yatakta tedavi gördüğünü, 2 kez ameliyat olduğunu, bu ameliyatlar neticesinde eski sağlığına kavuşamadığını ve sakat kaldığını, günlük hayatta yapması gerekli işlerini dahi yapamaz duruma geldiğini, bu nedenle ...
TL beden gücü kaybı tazminatı isteme zarureti doğduğunu, tedavi sürecinin uzun sürdüğünü, ... tarihinden ... tarihine kadar
hastanede yatılı tedavi gördüğünü, bu nedenle davacı lehine ... TL manevi tazminat ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin sosyal güvence dışında kalan tedavi giderleri ve tedavi süresince sarf ettiği ulaşım ve bakım giderleri ile evine aldığı temizlik ve yemek ihtiyacını giderme amaçlı çalıştırdığı yardımcı giderleri olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu masraf kalemleri için ...
TL tazminat talep ettiklerini, kendisine yönlendirilen haksız fiil neticesinde davacının bedensel bir zarara uğradığını, BK. M.
56 ya göre haksız fiilden sorumluluk şartları oluştuğunu, diğer davalı tarafın zorunlu trafik sigortası ve kaskosu bulunmadığı için ...Hesabına başvurma gereği doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin beden gücü kaybı nedeniyle ....-TL, tedavi ve diğer giderleri için ....-TL olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminat ile ...,...-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucu görevsizlik kararı verilmiş davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin ... plakalı aracın maliki olarak görünse de, aracın müvekkil tarafından kaza tarihinden 11 ay önce ... isimli şahsa satıldığını, diğer davalı ...'nın bu kişinin eniştesi olduğunu, satış ve vekalet ile aracın müvekkilden çıktığını, sorumluluğun müvekkilde olmadığını, aracı işletenin ... olduğunu, müvekkile açılan maddi ve manevi tazminat yönünden müracaat ve dava hakkının zaman aşımına uğradığını, davacının kazadan önceki sağlık sorunlarının ve ameliyatların olduğunun anlaşıldığını,
bu yüzden kaza nedeniyle olan mevcut yaralanmanın ne şekilde etkilediği kaza ile yaralanmanın arasında ki illiyet bağı açısından yaralanmaya etkisinin araştırılması gerektiğini, davacının tedavi gideri, bakıcı, yardımcı ve ulaşım giderlerini istediğini ancak bunun için davacının sunduğu bilgi ve belge olmadığını, kazanın niteliği ve davacının kazadan önce var olan rahatsızlıkları nedeniyle istenen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, haksız zenginleşmenin amaçlandığını belirterek davanın husumet ve zaman aşımı itirazlarıın kabulü ile müvekkil açısında davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu... plakalı aracın müvekkiline ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin işbu sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. Maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, bunlardan ötürü sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek amacıyla öncelikle özürlülük ölçütü yönetmeliğinde göre Adli Tıp Kurumundan davacının maluliyet oranı konusunda heyet raporu alınması,
sonrasında kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve bilahare de maddi tazminat miktarının tespitinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının Hazine Müsteşarlığına kayıtlı sigorta aktüer tarafından yapılması gerekitiğini, maluliyet oranlarının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı hale gelip gelmediğinin de tespit edilmesi gerektiğini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın sigorta poliçesi yahut ticari ilişkiden kaynaklanmadığını, trafik kazası sonucu zarardan kaynaklandığını, tacir sıfatının bulunmadığını, davanın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğunu ve genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk mahkemesinde sonuçlandırılması gerektiğini, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranlarının hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmadığını, manevi tazminat davası yönünden talep edilen miktarın fahiş miktarda olduğunu belirterek davanın reddine, ticaret mahkemesinin görevsizliğine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... şirketleri birliği vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun davalı sıfatı bulunmamakla husumet yöneltilmemesi gerektiğini, tüzel kişiliğe haiz kurum olan ...nın bulunduğunu,... tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak 2 yıl sonra açılan davanın zaman aşımına uğradığını, tazminat talepleri için talebin dayanağı olan kalemlerin açıklanması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşımasının varlığı kabul edilerek tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından sigorta poliçesi, ceza mahkemesi kararı, sakatlık derecesi belgesi, sağlık kurulu raporu, hastane evrakları, araç ruhsat fotokopileri delil olarak sunulmuş, mahkememizce ceza dosyası, ilgili hastanelerden davacının tedavi evrakları, davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş, tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, sigorta bilgi ve gözetim merkezinden ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi olup olmadığı sorgulanmış, yine aynı aracın kaza tarihinde davalı ...'e ait olduğu ile ilgili bilgi emniyet müdürlüğünden celp edilmiş, keşif yapılmış, tanık dinlenmiş, kusur, maluliyet ve aktüerya konularında bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların tüm delilleri toplanmıştır.
Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar (geçici ve sürekli iş gücü kaybı) ile tedavi, yol ve bakım giderlerine dayalı maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1. maddesinde işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarını karşılamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne kadar veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle sigortacının sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2-b maddesine göre.
Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ..., ... ve ... nezdinde oluşturulan ...na başvurulabilir.
Davacı vekili ... tarihli celsedeki beyanında müvekkiline davalılardan ... ile akraba olduğunu, olay günü de ...'ın kullandığı araçta olduğunu belirtmiştir. Olayla ilgili olarak Antalya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu kaza tespit tutanağına itibar edilerek kazada davalı ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiğinden asli, ...'ın ise tali kusurlu kabul edilip ceza verildiği, kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hukuk hakimi ceza hakiminin kusura ilişkin tayin ve tespiti ile bağlı olmadığından tarafların itirazları doğrultusunda mahkememizce kusura yönelik inceleme yapılmıştır. Ceza dosyasında kusur konusunda yerel bilirkişinin ve Ankara ATK Trafik İhtisas Kurulunun düzenlediği raporlarda, ikili değerlendirme yapıldığı, yerel bilirkişi raporunda özetle; tespit tutanağında belirtildiği gibi davalı ...'ın ....
Sokağı takiben, davalı ...'ın ise ... sokağı takiben kavşağa gelmiş olmaları halinde ve yine trafik kazası tespit tutanağında belirtilen şekilde herhangi bir trafik işaret levhasının bulunmaması durumunda davalı ...'ın kendisine göre sağdan gelen davalı ...'a geçiş önceliğini tanımaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, ...'ın ise hız kurallarına riayet etmediğinden tali kusurlu olduğu, trafik kazası tespit tutanağının aksine trafik şube
müdürlüğünün yazı cevabında belirtildiği gibi kaza tarihinden önce 2009 tarihinde dur levhalarının monte edildiği bilgisine göre dur levhasının bulunduğunun kabul edilmesi durumunda sürücü ...'ın kendisine hitap eden dur levhasına uymaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise hız kurallarına uymaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Ankara ATK Trafik İhtisas kurulunun düzenlediği ... tarihli raporda ise; kazadan önce dur levhasının monte edilmiş olduğu kabul edilmekle birlikte yapılan ikili değerlendirme tarafların geldiği sokak bilgisine göre yapılmıştır.
Buna göre davalı ...'ın ... sokağı takiben, davalı ...'ın ise ... sokağı takiben kavşağa gelmiş olmaları halinde, ...'ın dur levhasına uymaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise tali kusurlu olduğu, ... sokağa takiben gelen sürücünün ..., ... sokağa takiben gelen sürücünün ... olması halinde bu kez dur levhasına uymayan ...'ın asli kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kusura yönelik mahkememizce keşif yapılmış olup, kaza tespit tutanağında davalı ...'ın ... sokaktan, davalı ...'ın ise ... sokaktan geldiği yazılmış ise de, keşifte her iki taraf birbirini teyit eder şekilde ... sokaktan gelen kişinin ..., .... Sokaktan gelen kişinin ... olduğunu, kaza tespit tutanağının sonradan tutulduğu için maddi tespitin yanlış olduğunu belirtmişlerdir. Dinlenen tanıklarda bu konuda taraflarla aynı doğrultuda beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık .... Sokağa hitaben bulunan dur levhasının kaza anında da mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı ... ve tanıkları levhanın kaza anında da mevcut olduğunu, davalı ... ve tanıkları ise levhanın kaza anında bulunmadığını belirtmişlerdir. Keşfin akabinde sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda; ikili değerlendirme yapılmış, her iki halde de ...'ın asli kusurlu olduğu, ...'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu bilirkişi raporu somut verilere uygun olmayıp yetersiz olduğundan mahkememizce dikkate alınmamıştır. Tarafların da itirazı üzerine başka bir bilirkişiden alınan ... tarihli raporda; .... Sokak üzerinde kaza tarihinde dur levhasının bulunması halinde bu yönden gelen davalı ...'ın dur levhasına uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, ...'ın ise tali kusurlu olduğu, kaza tarihinde dur levhasının bulunmaması halinde kusur oranlarının yer değiştireceği belirtilmiştir.
Mahkememizce ... Belediyesinden ve Karayolları Genel müdürlüğünden dur levhasının ne zaman monte edildiği sorulmuş olup belediyenin ... tarihli yazı cevabına göre, kavşaktaki dur levhasının ... tarihinde monte edildiği bildirilmiştir.
Akdeniz Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığından aldırılan ... tarihli raporda; çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre davacının sürekli iş göremezlik oranın %15.2 iyileşmesi ve mevcut hali ile olağan yaşama dönmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin ... ay olduğu belirtilmiştir.
Davalıların rapora itirazı üzerine dosya İstanbul ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş olup bu kurul tarafından sunulan ön raporda; belirtilen tetkiklerin yapılmasının istendiği ancak davacı vekilinin duruşmada ve yazılı beyanlarında müvekkilinin yurt dışında bulunması, yaşlı olması sebebiyle Türkiye'ye gelemeyeceğini ve tedavi olamayacağını belirterek mevcut delil durumuna göre inceleme yapılmasını talep ettiği, bunun üzerine İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulundan davacının beyanı ve dosyanın mevcut haline göre davacının maluliyet durumunun tespit edilip edilemeyeceği, tespit yapılabilecekse bu konuda raporun hazırlanması istenmiştir.
Bu talep üzerine hazırlanan ... tarihli raporda özetle; davacının sürekli iş gücü kaybının %4 olduğu, iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce son alınan maluliyet raporundan önce davacının talebi doğrultusunda aktüer uzmanı bilirkişiden alınan ... tarihli raporda; %15.2 lik sürekli iş gücü kaybı, 6 aylık geçici iş gücü kaybı oranlarına göre davacının tazminat alacağı hesaplanmıştır. Alınan son rapordan sonra dosya başka bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup alınan ... tarihli raporda özetle; %4 oranında sürekli, 9 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararının ....-TL, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan zararının ...-TL, tedavi, yol, refakat ve bakım giderlerinini ....-TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davasını belirli hale getirmiş, geçici işgücü kaybı için ....-TL, sürekli işgücü kaybı için ...-TL, tedavi, yol ve bakım giderleri için ...-TL olmak üzere toplam ....-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın belirsiz alacak davası olması kaza tarihinden itibaren dava tarihine kadar uzamış ceza zaman aşımı süresinin henüz geçmemiş olması nedeniyle ileri sürülen zaman aşımı itirazları reddedilmiştir. Yine davacının yabancı olup teminat yatırması gerektiği ileri sürülmüş ise de, ... ile Türkiye arasında adli yardımlaşma hususunda karşılıklılık esasına göre teminat alınmayacağından buna yönelik itirazlarda dikkate alınmamıştır.
Yine davalı ... aracı uzun süre önce haricen sattığını ve işleten olmadığını belirtse de, resmi olmadığı müddetçe haricen yapılan satımın malikin işleten sıfatını ortadan kaldırmayacağı alınan müzekkere cevabına göre kaza tarihinde ... plakalı aracın malikinin halen davalı ... olduğu anlaşıldığından husumet itirazı da yerinde bulunmamıştır. Husumet itirazında bulunan bir diğer taraf ise davalı ... ve ... şirketleri birliğidir.
Husumetin kendisi yerine ...na yönetilmesi gerektiğini belirtmiş olup, ... zaten bu birlik nezdinde oluşturulan hesap olduğundan ve dolayısıyla aynı sayıldıklarından husumetin yönetilmesinde bir yanlışlık olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; olay günü davacının içinde yolcu bulunduğu sürücü ...'ın kendisine ait sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile, davalı ...'e ait diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların .... Sokak ile .... Sokağın kesiştiği kavşakta çarpıştıkları, mahkememizce yapılan keşif sonucu yukarıda kabul edilen oluşa göre davalı ...'ın .... Sokağı takiben, ...'ın ise .... Sokağı takiben olay mahali olan kavşağa geldikleri, ....
Sokağa hitaben kavşakta bulunan dur levhasının mahkememizce belediyeden celp edilen yazı cevabına göre kazadan sonra 2011 yılında monte edildiği, kaza tespit tutanağında da kaza anında herhangi bir işaret levhasının bulunmadığına yönelik somut tespit yapıldığı, bu haliyle kaza tarihinde kavşakta herhangi bir dur işaretinin bulunmadığı, bu nedenle kontrolsüz olan kavşakta kendisine göre sağ taraftan kavşağa giren sürücü ...'a ilk geçiş hakkını vermeyen sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, ...'ın ise hızını kavşak kurallarına uydurmaması sebebiyle %25 oranında tali kusurlu olduğu,
davalı ...'ın kullandığı... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, poliçenin kaza tarihi itibariyle geçerli olduğu, diğer ... plakalı aracın ise kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2-b maddesine göre bu araç yönünden husumetin ... ve ... şirketleri birliğine yöneltilmesinin doğru olduğu, bu itibarla davacının uğradığı bedensel kaybı ve diğer maddi zararları için sürücü işleten ve sigortacı ola davalılara başvurusunda haklı olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu sigorta poliçesi ... tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası genel şartlarının yürürlük tarihinden önce tanzim edilmiş olup kaza da yine bu tarihten önce gerçekleştiğinden çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı tespit işlemleri yönetmeliğine göre hazırlanan İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulunun raporuna ve yine kaza tarihinde geçerli olan hesaplama yöntemine göre düzenlenen ... tarihli aktüer raporu doğrultusunda davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararının ....-TL, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan zararının ...-TL, tedavi, yol, refakat ve bakım giderlerinin ...-TL olduğu kabul edilmiş, talep arttırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmiştir.
Davacı kazada davalı ...'ın aracında yolcu olup kazanın oluşumunda kendisine atfedilebilecek bir kusuru bulunmamaktadır. Dolayısıyla kazaya sebebiyet veren davalılar, davacıya göre üçüncü kişilerdir. 6098 sayılı TBK nın 61. Madddesi uyarınca davalılar zarara birlikte sebebiyet verdiklerinden üçüncü kişi konumunda olan davacıya karşı toplam zarardan müteselsilen sorumludurlar. Kusurları nispetinde iç ilişkide birbirlerine rücu edebilirlerse de bu husus eldeki davanın konusu değildir. Bu nedenle davalılar iç ilişkide kusurları nispetinde rücu hakları saklı kalmak üzere davacıya karşı raporda belirtilen tüm zarardan sorumludurlar. Yine davalı ... ve davalı sigorta şirketi hatır taşıması savunmasında bulunmadığından bu konuda herhangi bir indirim yapılmamıştır.
Davadan evvel sigorta şirketlerine başvuru olmadığından davalı sigorta şirketi ile ... ve ... ... yönünden faiz davadan itibaren başlatılmış, haksız fiil sorumluları olan sürücü ve işletenler için ise talep gibi kazadan itibaren faize hükmedilmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden, davacının kaza nedeniyle duyduğu acı elem ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla ameliyat geçirecek şekilde gerçekleşen yaralanmanın niteliği, 9 aylık iyileşme süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davacının olayda kusursuz oluşu, hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak mahkememizce takdiren ...-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenlerden tahsiline karar vermek gerekmiş açıklanan hususlara dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/317, K. 2020/52, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama