KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Esas no
- 2015/233 Esas
- Karar no
- 2019/189
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/03/2015
Karar Metni
1.437 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: ... günü müvekkilinin işleteni davalı ... olan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin arka kısmında yolcu olarak bulunduğu sırada diğer davalı ...'nin işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı araçların çarpışması sonunda yaralandığını bu kazada motosiklet sürücüsü ...'ın asli, otomobil sürücüsü ...'ın tali kusurlu olduğunu kazadan dolayı maruz kaldığı 10.000,00.-TL maddi tazminatın ve 100.000,00.-TL manevi tazminatın tahsili gerektiği.
Maddi tazminattan sigorta şirketi dahil tüm davalıların, manevi tazminattan araç malik ve sürücülerinin sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği görülmüş, bilahare verdiği dilekçe ile 10.000,00.-TL tazminat talebinin 3.000,00.-TL'sini kazanç kaybı 7.000,00TL sini ise kazanma gücü kaybı için talep ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... plakalı araç maliki ... cevap dilekçesinde özetle müvekkilinin aracın ... tarafından kullanılması veya kendisine temin edilmesi konusunda herhangi bir bilgisi ve rızasının olmadığını, bu aracı dükkanının içine kitleyerek bıraktığını davacı ve sürücü ...'nın denize gitmek için bu motosikleti aldıklarını kendisinin rıza ve onayının olmaması sebebiyle işleten sıfatı ile sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması üzerine yürütülen soruşturmada müvekkili hakkında şikayetten vazgeçildiğini, takipsizlik kararının verildiği tarihten davanın açıldığı zamana kadar 1 yıllık zamanaşımı süresini geçtiğini kazanın meydana gelmesindeki kusur durumlarının tespiti gerektiğini. Kazaya karışan her iki aracın masraflarını müvekkilinin karşıladığını, ortada hatır taşımacılığının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... tarihli yazılı beyanında özetle: Davalı ... ile ... tarihinde boşandıklarını davadan yeni haberdar olduğunu, hakkındaki ekonomik sosyal durum araştırmasının gerçeği yansıtmadığını, eğitim giderlerinin ailesi tarafından karşılandığını, adına herhangi bir araç olmadığını, davalı ...'ın annesine ait evde oturduğunu hakkındaki davanın reddi gerektiğini bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizce hasar dosyası getirtilip dosya arasına alınmış, tedavi evrakları, kovuşturma dosyasının bir örneği temin edilip dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce olay mahallinde keşif icra edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiştir.
Keşif sırasında davalı ... ve .... tanığı ... davalı ...'ın tatilde olduğu sırada diğer davalı ...'nın kendisine arkadaşı ile denize gideceklerini, arkadaşı davacı ...'ın deniz kıyafetlerinin evde olduğunu söylemesi üzerine motosikletin ...ya verildiğini bundan ...'ın haberinin olmadığını zaten motosikletin anahtarının sürekli kendisinde bulunduğunu motosikletin ... tarafından kendisine emanet edildiğini beyan etmiş.
Diğer tanıkları ...ise ...ın denize gideceklerini söyleyip motosikleti istemelerinin üzerine anahtarını ...ya verdiğini bunu patronu ...ı arayarak onun rızasını almak suretiyle yapmadığını, motosikletin anahtarının her an ulaşılabilecek bir şekilde kilitli olmayan bir çekmecede bulundurduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Alınan kusur raporunda davalı ... plakalı motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda %65 oranında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %35 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce davacının kazanç ve kazanma gücü kaybı yönünden raporun alınması yoluna gidilmiş ...Üniversitesinden alınan raporda bu kaza sebebiyle davacının meslekte kazanma gücünü %4,1 oranında kaybettiği, iyileşme süresinin ise 6 ay olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu raporda davacının bu kaza sebebi ile sağ femurunda, sağ tibia ve fibula da kırığının olduğu, sağ frontal bölgedeki nekrotik dokuların debride edildiği, sağ klavikula bölgede alınan deri ile kapatıldığının belirtildiği görülmüştür. Alınan maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp 3. İhtisas kurulundan rapor alınmış, davacının bu kaza sebebi ile meslekte kazanma gücünü %4,1 oranında kaybettiği ve iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce tarafların ekonomik sosyal durumlarının araştırılması yoluna gidilmiş. ... plakalı araç sürücüsü ...nun evli bir çocuklu herhangi bir gelirinin olmadığı üniversitede okuduğu ve kirada kaldığı. Davacının kaza tarihinde Büyükşehir belediyesinde işçi olarak çalıştığı ama halen çalışmadığı 600,00TL kira verdiği adreste eşi ve 13 yaşındaki çocuğu ile beraber kaldığı, eşinin aylık 1.600,00.-TL gelirinin olduğu.
Davalı ...nun kaza tarihinde diğer davalı ... ile evli oldukları ... tarihinde boşandıkları bu aracın gerçekte işleteni olmadığını ancak ...nun icra takiplerinden kurtulmak için kendi adına değil ... adına tescil ettirdiğini ... tarihinde adına 2 adet araç kayıtlı olduğu, çalışmadığı, üniversite öğrencisi olduğu.
Davalı ...'ın halen devlet memuru olduğu 2.038,00TL aylık geliri olduğu kazanın meydana geldiği tarihte işsiz ve herhangi bir gelirinin olmadığı, 300,00.-TL kira ödediği, bakmakla yükümlü olduğu herhangi birinin olmadığı. Motosikle işleteni olduğu belirtilen ... nın evli bir çocuklu olduğu, yeminli mali müşavir yanında çalıştığı aylık kazancının 1.300,00.-TL olduğu, mortage kredisi ile aldığı evinde kaldığı, aylık ev taksitleri ödediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş ATK 3. Dairenin raporu doğrultusunda bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda davacının kazanç kaybı süresi itibari ile zararının 7.657,21.-TL, kazanma gücü kaybına ilişkin zararının 29.766,17.-TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişinin bu belirlemesi üzerinden talep sonucunu arttırmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede davalı ... her ne kadar kendisinin kazaya karışan bu aracın gerçekte işleteni olmadığını, bu aracın salt diğer davalı ...'ın icra takiplerinden kurtulabilmek için kendi adına kaydettirdiğini gerçek işletenin .... olduğunu belirtmekte ise de taraflar arasında kazanın meydana geldiği tarihte geçerli bir evlilik ilişkisinin olduğu, aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu, savunmasının kendisine isnat edilen işleten sıfatını ortadan kaldıracak delillerle desteklenmediği anlaşıldığından sorumluluğu yoluna gidilmiştir.
Davalı ... ise motorsikletin kendisi tarafından diğer davalı ...'a verilmediği ...'ın bu motorsikleti eline geçirmesinde herhangi bir iradesinin olmadığını iddia etmekte ise de dinlenen tanık beyanları karşısında davalının maliki olduğu bu motorsikletin anahtarını iş yerinde bıraktığı iş yerinde çalışan personelin bu motoru diledikleri gibi kullanabildikleri hatta olayda olduğu üzere bu motorsikleti 3. Kişilere verebildikleri anlaşıldığından işleten sıfatının ortadan kalkmadığı kanaatine varılmış ve zarardan sorumlu tutulması gerekmiştir.
Davacının maluliyetine sebep olan yaralanma kafa bölgesinden aldığı bir darbeden dolayı değil, ayak bölgesinden aldığı bir darbeden dolayıdır. Dolayısıyla bu durumda müterafik kusurdan söz edilemez. Ancak davacının bu motorsiklete binmesinin bir hatır taşıması olduğu kendisinin aksini iddia etmemesi davalı ...'nın ileri sürmesi tanık beyanlarının bunu desteklemesi karşısında yalnız bunu ileri süren ... yönünden sorumluluktan takdiren hatır taşımasına bağlı %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Hükme esas alınan kusur Adli tıp raporu ve aktüerya raporuna göre davalılar ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ... sigorta yönünden maddi tazminat talebinin kabulü yoluna gidilmiştir. Hükme esas alınan raporlar somut olaya bilimsel verilere, ve hukuki teamüllere uygun bulunmuştur. Bu doğrultuda aşağıdaki şekilde maddi tazminata hükmedilmiştir.
Manevi tazminat TBK 56 maddesine göre olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmesi gereken aynı zamanda zarar göreni zenginleştirici nitelikte olmayan ancak maruz kaldığı haksızlığı da bir parça telafi edecek nitelikte olarak belirlenmesi gereken bu anlamda tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınması gereken bir tazminat türü olduğundan mahkememizce tüm bu hususlar gözetilerek manevi tazminat talebinin aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/233, K. 2019/189, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama