KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Esas no
- 2017/163 Esas
- Karar no
- 2020/159
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 13/03/2017
Karar Metni
1.296 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarfından mahkememize verilen dilekçede özetle: ... tarihinde davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, diğer davalı ...’in sürücü ve işleteni olduğu ... plakalı otomobil ile müvekkillerinden ...’in sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletinin çarpışması sonucu müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, diğer anne ve babası olan davacıların ise bu olaydan dolayı manevi olarak zarar gördüklerini, teda- vi sürecinde zor günler yaşadıklarını belirterek;
tamamlama harcını yatırarak yaptığı yazılı beyanı ile müvek kilinin kazanç kaybı için ...-TL, çalışma gücü kaybı için ...- TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine ayrıca ... için ...-TL, babası ... için ...-TL, annesi ... için ... -TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatında olay tari- hinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde karşı yönden gelen davacı ...’in kullanıdığı motosiklet ile arkasında bir başka kişi olduğu halde kendi şeridine geçmesi üzerine sol tarafa kaçmasına rağmen kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan aracın müvek- kili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunu araştırılmasının gerektiği, davacının ehliyeti olup olmadığı, kullandığı aracın durumu, kast ya da emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı hususunda müterafik kusur araştırılması yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce soruşturma dosyası, tedavi evrakları, hasar dosyası istenmiş dosya arasına alınmıştır.
Yaptırılan ekonomik sosyal durum araştırmasında davacılardan ...’ın aylık ... -TL maaş ile parekende mağazasında çalıştığı eşi ve iki çocuğuna bakmakla yükümlü olduğu, evde eşi ve üç çocuğu ile kaldığı, babasına ait evde kaldığı, gayrimenkulun olmadığı, davacı ...’ın herhangi bir geliri olmadığı, ev hanımı olduğu, eşi ve 3 çocuğu ile kaldığı, ...’ın herhangi bir geliri olmadığı, anne babası iki kardeşiyle kaldığı, gayrimenkulü- nün olmadığı, davalı ...’in oto tamircisi olup aylık ...-...-TL geliri olduğu, annesine ait evde kaldığı, gayri menkul herhangi bir malı olmadığı, eşi iki çocuğuyla kaldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı Akdeniz Üniversitesi’ne sevk edilmiş, alınan raporda iyileşme süresinin 3 ay olduğu, iş göremezlik oranının %4.2 olduğu, sağ el 2-3-4 ve 5’inci parmaklar- daki ampütasyon ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı yönünde rapor düzenlendiği gö- rüldü, bu rapora yapılan itiraz üzerine Atk ... ihtisas Dairesi tarafından özürlüler hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre ...’ın alt ekstremiteye ait sorunlar, alt ekstemitenin uzunluk farklılıklarından kaynaklanan özürlülük oranının tüm vücut itibariyle %5 olduğu, dokuz ayda iyileşebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce kusur oranı yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, yerel bilirkişi kazanın meydana gelmesinde davacı ...’ın %25 oranında, davalı ...’in %75 oranında kusurlu olduğunu belirtilmiş, dosya arasına alınan ceza mahkemesi bilirkişi raporunda ise davacının kusursuz olduğu,
davalının ise asli kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği anlaşıldığından itirazlar da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenmiş, yerel bilirkişi aynı oranlarla kusurluluk tespitinde bulunması üzerine bu sefer Atk’dan kusur raporu alınmış, kazanın meydana gelmesinde ...’in meskun mahal dışı yolda gereken dikkat ve özeni göstermeyerek karşı yöne ayrılan şeride geçmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, uygun anda ve şekilde karşı şeride geçmesi gerekirken bu hususa riaeyet etmediğinden tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu belirleme mahkememizce de yerinde bulunmuştur.
Maluliyet ve kusura ilişkin gerekli araştırma yapıldıktan sonra dosya aktüer bilirki- şiye tevdi edilmiş, davacı ...'in kaza tarihinden ... yaşından küçük olduğu, 9 aylık iyileşme sürecinin bir kısmında ... yaşını doldurduğu, kalan kısım için kazanç kaybının ...-TL çalışma gücü kaybının ise ...-TL olduğu yönünde rapor düzenlemiş, rapora davalı si- gorta şirketi askerlik süresinin mahsup edilmemesi sebebiyle itiraz etmiş, ancak itirazı asker- lik hizmetinin bedelli de yapılabildiği, düşünülerek mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Aktüer raporundan sonra davacı verdiği ... tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebine ilişkin talep sonucunun aktüer raporuna göre artırıp tamamlama harcını da yatırmış- tır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davalı taraf davacının kaza sırasında kask takmadığı iddiasında bulunmuş ise de kaza sonrasında kaza mahalinde kolluk tarafından yapılan incelemede davacının davalıya ait olduğu düşünülen kaskın ...de olduğu tespit edilmiştir, incelenen adli tıp raporuna göre de davacının hem kafa travmasına, hem de vücut travmasına maruz kaldığı maluliyetinin ise alt eksremiteye ait ( kalça altı bölge) sorunlardan kaynaklandığı anlaşıldığından kask takmasının sonuca etkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı taraf kazanın meydana gelmesinde yukarıda belirtildiği şekilde mahkememizce de tam kusurlu bulunmuştur, hem ceza mahke- mesinden alınan kusur raporu hem de ATK’dan alınan kusur raporu bu yönden olaya daha uygun raporlar olarak değerlendirilmiştir.
Bundan sonra dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, davacının dokuz aylık süreden ... yaşından sonra ki 2 ay 25 günlük kazanç kaybı süresine karşılık gelen ...-TL ve ...-TL’den çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararı olmak üzere toplam maddi zararının ...-TL olduğu anlaşılmaktadır, davacı da ... tarihinde tamamlama harcını yatırıp bakiye talebini ...-TL arttırmıştır. Mahkememizce yukarıda aktarılan ve hükme alınan bilirkişi raporları doğrultusunda maddi tazminatının aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat taleplerine gelince; kazada kusur durumu, tarafların ekonomik sosyal durumları, davacının kaza sonrası aldığı yaralanmanın mahiyeti gözetilerek davacı ... için zenginleştirici, davalı ... için ise fakirleştirici olmayacak ancak davacının duyduğu acı ve ızdıraba karşılık bir tatmin duygusu meydana getirecek miktarda tazminata hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi dikkate alındığında bu tazminatın davacı için ...-TL olması gerektiği kanaatine varılmıştır, diğer davacı anne babanın manevi tazminat talebine gelince TBK 56/2 madesine göre ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da uygun bir manevi tazminat isteyebilir,
alınan Atk raporuna göre davacının genel vücut özürlülük oranı %5 bulunmuştur, ancak dikkat çekici olan iyileşme sürecinin dokuz ay olması ve yine Atk raporundaki açıklamalara göre davacının vücudunun bir çok yerinde kemik kırığının olduğu, kafasında yaralanmalar olduğu,
sağ prontalde çökme kırığı olduğu belirtilmiş olup bu haliyle anne babası olan davacıların kanunun aradığı anlamda manevi zararlarının olduğunun kabulü gerektiğinden onlarından çektikleri acıya karşılık bir tatmin duygusu ile acılanın telafi edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate alınarak her biri için ...-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Katip ... · (e-imzalı) Hakim ... · (e-imzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/163, K. 2020/159, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama