KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2020
- Esas no
- 2017/299 Esas
- Karar no
- 2020/3
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/05/2017
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Davalılar ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereğince davalıların sipariş ettiği ürün- leri kendilerine teslim edildiğini, teslim edilen mallar için düzenlenen faturalarında davalı şir- ket çalışanları tarafından teslim alındığını, bu anlamda müvekkilinin tanzim ettiği ... tarihli ... seri nolu ...-TL ve ... tarihli ... seri nolu ...-TL bedelli faturaların davalı şirket çalışanları ... ve ... tarafından teslim alındığı halde müvekkili şirkete iade edildiği,
davalı tarafından teslim alınmış olan mallara istinaden tanzim edilen ve davalılar tarafından tebliğ alınan faturaların müvekkiline iadesinin iyi niyetli olmadığı, bu faturaları defterlerine işlemekten davalıların imtina etmesinin fatura konu mal- ların kendilerine teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği, zira davalılara gönderilen faturala- rın irsaliyeli faturalar olduğu, bu yüzden fatura ve sevk irsaliyesinin ayrı ayrı tanzimi gerek- mediğini, fatura teslimi ile malların da teslim edildiğini gösteren kayıtlar olduğunu, bakiye alacaklarının tahsili için girişilen takibe ise Antalya İcra Dairesi'nin yetkisi yönünden itiraz edildiği,
iş ortaklığı şeklinde çalışan davalıların bu borçtan müştereken ve müteselsilen so- rumlu oldukları davalı tarafın teslim almadıklarını iddia ettiği ... tarihli ... seri no. lu ...-TL bedelli irsaliyeli faturaya konu malın nakliye bedelini bizzat ödeyen dava- lıların malları teslim almadığını iddia etmesinin çelişki oluşturduğunu, fatura alacağının ala- caklının adresinde ödenmesi gerektiğinden Antalya İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki ticari olması sebebiyle ticari faiz talep edilmesinin yerinde olduğu,
likit olan alaca- ğı kötü niyetli olarak itiraz edildiği için %20 oranında tazminata da hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle: Yetkili mahkemenin müvekkillerinden ... Yönünden ...; ...
Yönünden ... olduğu, müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığına ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde da- vacı tarafın bedelini aldığı ancak halen teslimini yapmadığı malların olduğu ve cari olarak müvekkillerine ...-TL borçlu gözüktüğü, davacı tarafın düzenlediği irsaliyeli fatura- ları teslim aldığı iddia edilen ..., ... isimli kişilerin müvekkili şirketlerde çalışmadığı icra dairesinin ... tarihinde ...-TL bedelli faturayı teslim aldığını gözlenen ...'ın müvekkili şirketlerin iş ortaklığında mühendis olarak çalıştığını, fatura ve imza hakkında faturaların kendilerine teslim edilmesi halinde görüş bildirileceğini,
nakliye bedelini müvekkili tarafından ödendiği iddiasınında doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalıların ticari kayıtlarının gerçeğe aykırı olduğu gerçekte müvekkilinin ...-TL alacaklı olduğunu, yanında çalışmadığını iddia ettiği ... ve ...'ın gerçekte davalı çalışanı olduklarını, nakliyeyi yapan şoförün tanık olarak dinmesi halinde nakliye bedelinin davalılar tarafından ödendiğinin anlaşılacağını belirtmiştir.
Davalılar ikinci cevap dilekçelerinde özetle: Davacının müvekkilleri ile aralarındaki ticari ilişkiyi ispatlayamaması halinde icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine ilişkin itiraz- larının haklı olduğunun anlaşılacağının, nakliye bedelinin kendileri tarafından ödendiği iddia- sının da yersiz olduğunu belirtmişlerdir.
Sgk'ya yazılan müzekkerelerle faturaları teslim alan sıfatıyla imzalayan ... ... ve ...'ın davalı çalışanları olup olmadığı hususu araştırılmış, bu kişilerin sgk kayıtlarına göre davalılar çalışanı olmadıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalıların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılma- sına karar verilmiş, bu amaçla talimat yazılmıştır. Talimat üzerine davalı iş ortaklığına ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda davalıların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıların davacıdan bakiye ...-TL alacaklı oldukları anla- şılmıştır.
Bilirkişi ayrıca davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ... ve ...'ın teslim alan sıfatıyla imzaladığı ... tarihli ... nolu ... tarihli ... nolu ve ... tarihli ... nolu faturaların davalı iş ortaklığı kayıtlarında bulunduğu, alacağın dayanağı olan ... tarihli ... seri nolu ...-TL bedelli, ... tarihli ... seri nolu ...-TL bedelli, ... tarihli ... seri nolu ...-TL bedelli irsaliyeli faturaların ise davalı iş ortaklığı defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.
Davacının ticari defterleri incelendiğinde davacının ticari defterlerininde usulüne uygun tutulduğu, aralarında toplam ...-TL'lik satış olduğu, davacının karşılığında ...-TL tahsilat yaptığı, bakiye alacağının ...-TL olduğu, 5 ayrı faturanın da- valı iş ortaklığı defterlerinde kayıtlı olduğu, ... tarihli ... sıralı ...-TL be- delli faturanın davalı iş ortaklığının defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu fatura muhteviyatının teslim edildiğine ilişkin bir kayıt sunulmadığı,
irsaliyeli faturada teslim alan sıfatıyla atılı bir imza da olmadığı anlaşıldığından toplam alacaktan bu miktarın mahsubu gerektiği bu durum- da davacı alacağının ...-TL olacağı, davacının düzenlendiği ihtarnamenin tebliğ tari- hi ile takip tarihi gözetildiğinde işlemiş faiz miktarının ...-TL olacağı bildirilmiştir. Gerçekten incelendiğinde bu irsaliyeli faturada teslim alan sıfatıyla atılı bir imza yoktur. Bu fatura davalı iş ortaklığı defterlerine de işlenmemiştir.
Mahkememizce ...-TL bedelli irsaliyeli fatura konusu malı davalı çalışanı olduğu iddia edilen ...'a teslim ettiği iddia edilen davacı tanığı ... ifa- desinde kendisinin ...'dan ... inşaatına ... tarihinde sardığı yükü ... tarihinde teslim ettiğini, nakliye bedelinin ... şirketi tarafından babasının hesabına havale yapılarak ödendiğini, (elinde olduğunu belirttiği fatura dipkoçanın ... tarihli ...-TL bedelli olduğu), kendisine gösterilen ... nolu irsaliyeli fatu- radaki kompozitleri kendisinin teslim ettiğini, teslim alan ... adında bir kimseyi tanımadığını, teslim alanın ismini bilmediğini bildirmiştir.
Davalı iş ortaklığının ... ve ... isminde çalışanları olmadıkları ... mahiyetiyle araştırılmış, davacıya da bunların açık kimlikleri bildirilmesi istenmiş ancak sonuç alınamamıştır. Alacağa dayanak ... seri nolu irsaliyeli faturada diğer adı ge- çen ... ve ... isimli kişilerin davalı çalışanı olup olmadıklarının araştırıl- ması yoluna gidilmiş, bu yönde de bir delile ulaşılamamıştır.
Davacı tarafın talebi üzerine davalı taraf defterlerinde olan ... ve ... tarafından imzalanan ..., ... ve ... seri nolu faturalardaki imzalar ile deftere işlenme- yip dava konusu edilen sevk irsaliyesindeki imzaların adı geçenlere ait olup olmadığı yönünden imza incelemesi yaptırılmış, bu amaçla sevk irsaliyesi asılları dosya arasına davacı tarafından sunulmuş, alınan raporda özellikle ... seri nolu ve ... seri nolu faturalarda teslim alan sıfatıyla adı geçen ... ve ...'ın imzaları ile diğer mukayeseye esas ...,
... seri nolu altı adet irsaliyeli faturanın sağ alt kısımlarında teslim alan hanelerinde bulunan imzaların aynı şahıs eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar inceleme ... seri nolu ...-TL bedelli ve ... seri nolu ...-TL bedelli sevk irsaliyeleri için yapılmış ise de bilirkişinin bu raporu düzenlerken ... seri nolu ...-TL bedelli faturadaki ... adına atılı imzayı da mukayese etmiş olması karşısında bu fatura yönünden de rapor hükme esas alınmıştır.
İcra dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı tarafından ...-TL cari hesap alacağı, ...-TL ihtar masrafı, ...-TL cari hesabın işlemiş faizi ... TL işlemiş faizin ihtar masrafı olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden ... tarihinden takibe geçildiği, davalıların yetkili icra dairesinin ... olduğu yönündeki yetkiye ve borç ile fer'ilerine yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre her ne kadar davacı alacağına dayanak ettiği ..., ... ve ... seri nolu faturalarda teslim alan sıfatıyla davalı adına imzası bulunan ... ve ...'ın davalı çalışanı ol- duğunu ayrıca ispat edememiş ise de bu kişilerin resmi kayıtlara göre alınmaksızın çalıştırı- labileceği veya o an için davalı adına bu malları teslim aldığı düşünüldüğünde imza uzmanı bilirkişinin raporu çerçevesinde davalılar bu kişilerin kendi çalışanları olmadığını,
malları da teslim almadığını iddia etseler de artık aynı kişilerin imzaladığı diğer sevk irsaliyelerini defterlerine işlemiş olması sebebiyle bu kişilerin davalılar adına ve hesabına çalıştığını kabul etmek gerekmiştir.
Davacı dosyaya sunduğu irsaliyeli faturalardan ... seri nolu faturada teslim alan sıfatıyla davalı adına bir imza atılı olmadığından ve bu faturanın davalı def- terlerine de işlenmemiş olması karşısında kendi defterleri itibariyle davalıdan talep konusu ettiği ...-TL değil, ...-TL alacaklı olduğundan ve aksini de ispatlayamadı- ğından mahkememizce bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen işlemiş faiz miktarının talep edilenden daha az olması karşısında bilirkişi raporunda belirtilen faiz miktarı üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,
davacının kötü niyetle takibe girişmediği, aksininde davalı tarafça ispatlan- madığı anlaşıldığından, aleyhine reddedilen kısım itibariyle kötü niyet tazminatına hükme- dilmeden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalı) Hakim ... · (e-imzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/299, K. 2020/3, 6 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama