KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2018
- Esas no
- 2017/578 Esas
- Karar no
- 2018/191
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/09/2017
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişkileri fatura konusu malların imza karşılığında davalı tarafa teslim edildiğini fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibine girişildiğini davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; ispat yükünün davacıda olup davacının faturayı ve fatura konusu malları müvekkile teslim ettiğini ispatla yükümlü olduğunu dava konusu yazışma örneklerinde müvekkile şirket yetkilisinin imza ve onayının bulunmadığını yetkisiz kişilerce atılan imzayı kabul etmediklerini davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, mütabakat mektubu ve faturayı kabul etmediklerini temerrüt olmadan faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde imzalı irsaliye fatura suretleri ve mutabakat formu örnekleri, ... havale tarihli beyan dilekçesi ekinde de davalı şirket tarafından gönderilen mutabakat formuna ilişkin mail içerikleri sunulmuş, mahkememizce icra takip dosyası getirtilmiş, mutabakat formunda ve faturada imzası bulunan kişilerin davalı çalışanları olup olmadığı SGK il Müdürlüğünden araştırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların tüm delilleri toplanmıştır.
Dava, mal teslimine ilişkin faturaya dayalı başlatılan ilamsız takipte davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... ve ... tarihli faturalara dayalı olarak ferileri ile birlikte toplam 13.931,21 TL üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, her bir faturanın asıl alacak tutarı ile işlemiş faizinin ayrı ayrı takipte gösterildiği, sonradan celp edilen ödeme emri tebligatı ile davalının süresinde itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının sunduğu davalı şirket adına muhasebe memuru ... tarafından davacıya gönderilmiş ,,, tarihli mail içerikleri ile aynı tarihi taşıyan mutabakat mektubunda davalının davacı şirkete ... tarih itibariyle 13.571,69 TL borçlu bulunduğunun belirtildiği, SGK'dan gelen yazı cevabından ,,,'in anılan tarihte davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğu yine takip konusu faturalarda imzası bulunan ...'ün fatura tarihlerinde davalının sigortalı çalışanı anlaşılmıştır.
... havale tarihli bilirkişi raporunda; tarafların defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, dava konusu faturaların her iki şirketin defterlerinde yer aldığı ve her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının söz konusu faturalardan dolayı davacıya 13.571,69.-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu hususlarının mütalaa edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; takip konusu faturaların tarafların usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olup, her iki tarafın defterine göre davalının davacıya söz konusu faturalardan dolayı 13.571,69 TL borçlu olduğunun görüldüğü, mutabakat mektubunun defterlerle uyumlu olduğu bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının takipteki asıl alacak tutarı kadar davalıdan alacaklı bulunduğu kanaatine varılmıştır.
TTK'nun "Ticari Hükümlerle Yasaklanmış İşlemler İle Mal Ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları "başlıklı 1530. Maddesinin 2 ve devamı fıkralarına göre.
"Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a)Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda..."
Takipten önce davalı taraf her ne kadar temerrüde düşürülmemiş ise de, yukarıda zikredilen ilgili hüküm gereğince davacının mal tesliminden ötürü ödenmemiş fatura alacağı sebebiyle faturanın borçluya tesliminden itibaren 30 günlük sürenin sonunda davalının mütemerrit sayılarak davacının faize hak kazandığı anlaşılmakla, her bir faturanın teslim tarihinden itibaren takip tarihine kadar yıllık %9.75 oranında avans faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada işlemiş faiz tutarının toplam 250.57 TL olduğu, işlemiş faize itirazın bu tutar yönünden iptaline de karar vermek gerektiği kanaati ile açıklanan hususlara dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/578, K. 2018/191, 23 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama