KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2021
- Esas no
- 2018/22 Esas
- Karar no
- 2021/580
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/01/2018
Karar Metni
1.461 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, anlaşma gereği işveren olan davalının yapmakta olduğu 3 adet bina inşaatının bir kısım işleri için müvekkili şirketle anlaştığını, müvekkilinin sözleşme gereği yapmayı taahhüt ettiği işleri zamanında ve sözleşmeye uygun biçimde ifa ettiğini, ancak davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri haksız şekilde geç ödediği gibi, ödemelerin büyük bir kısmını da hiç yapmadığını, müvekkilinin toplam 56.257,00 TL tutarında iş yapıp davalı müteahhide teslim ettiğini,
davalının ise sadece 20.800,00 TL ödeme yaptığını, davalının 35.457,00 TL borcu olduğunu, ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin tüm alacaklar yönünden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile sözleşme yapıldığını, davacının sözleşmeye göre edimlerini yerine getirmediğini ve eksik iş yaptığını, davacının sözleşmeye göre 20.800,00.-TL bedel karşılığı iş yaptığını ve bu paranın da kendisine ödendiğini, sözleşmede yazan diğer işlerin davacı tarafından yapılmadığını, ayrıca davacının ortaklarından ...’ya 3.000,00.-TL fazladan ödeme yapıldığını, davacının sözleşmeye göre yapması gereken dış cepheyi eksik ve kusurlu yaptığını, müvekkil davalının yapmış olduğu ve eksik bırakıp gittiği sözleşme konusu işi teslim almadığını, davacı tarafın sözleşme gereği yapması gereken işleri müvekkilin başka kişilere yaptırdığını,
ayrıca malzemelerini de müvekkilin kendisine aldığını belirterek davanın reddine, %20 icra inkar tazminata hükmedilmesine, masrafın ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından ... tarihli sözleşme sureti, tarihsiz taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme sureti, fatura suretleri delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası celp edilmiş, davacı şirketin ortak ve yetkilileri ile ilgili ATSO'dan bilgi alınmış, dava konusu faturaların davalı tarafından alış olarak beyan edilip edilmediği gelir idaresi başkanlığından sorulmuş, davalının sigortalı çalışanları konusunda SGK'ya müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları dosyaya alınmış, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsiline yönelik yüklenici tarafından başlatılan ilamsız takipte davalı iş sahibince yapılmış vaki itirazın iptaline ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 35.457,00.-TL asıl alacak, 262,28.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.719,28.-TL üzerinden örnek No:7 olan ödeme emri ile icra takibine geçildiği, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava açarken sadece asıl alacağı harçlandırdığı ancak netice-i talepte takibe yapılan tüm itirazın iptalini istediği görülmekle, meydana gelen çelişkinin giderilmesi için davacı vekiline işlemiş faiz talebinin olup olmadığını bildirmesi, talebi varsa bu konudaki eksik harcı yatırması için süre verilmiş, davacı vekili duruşmadaki beyanında işlemiş faizin de dava konusu olduğunu belirtmiş, bilahare eksik harcı yatırmıştır.
Taraflar arasında davacı tarafça sunulan yazılı sözleşmelerin imzalandığı, davacının davalıya ait 3 ayrı yerdeki inşaat ile ilgili olarak sözleşmede yazılı işlerin yapımını üstlendiği, birim fiyat belirlendiği, davacının bir kısım işleri yapıp teslim ettiği, karşılığında 20.800,00.-TL ödeme yapıldığı noktalarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık tüm işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edilip edilmediği ve davacının bakiye alacak talebinde haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce öncelikle tarafların usulüne uygun bildirdiği tanıklar dinlenmiş, akabinde tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı taraf defterlerini sunmamış, inceleme sadece davacı defterleri üzerinde yapılmıştır.
Buna ilişkin sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup, dava konusu alacağın dayanağı olan toplam 50.357,00.-TL tutarındaki 3 adet faturanın(... tarihli 3.000,00.-TL bedelli, ... tarihli 18.000,00.-TL bedelli ve ... tarihli 29.357,00.-TL bedelli) davalı adına borç kaydedildiği, karşılığında 21.000,00.-TL tahsilat yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının bakiye 29.357,00.-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, takipten önce temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu belirtilmiştir.
Davacının dava konusu alacağın dayanağı olarak sunduğu 4 adet faturanın davalı tarafça BA formunda beyan edilip edilmediği Antalya gelir idaresi başkanlığından sorulmuş olup, gelen yazı cevabına göre, dava konusu ... tarihli 18.000,00.-TL bedelli faturanın davalı tarafça davacıdan alım olarak vergi dairesine bildirildiği, ... tarihli, 5.900,00.-TL bedelli fatura ile ...tarihli, 29.357,00.-TL bedelli faturaların bildirilmediği, ... tarihli 3.000,00.-TL bedelli faturanın ise beyan sınırı altında kaldığı anlaşılmıştır.
Faturalar irsaliyeli olup imzalı olduğundan istinabe yoluyla davalıya meşruhatlı isticvap davetiyesi ile gönderilmiş olup, davalı talimat duruşmasındaki beyanında, oğlu ...'a vekalet verdiğini, resmiyette kendisinin adı gözükmesine rağmen işleri oğlunun takip ettiğini, kendisinin herhangi bir bilgisinin olmadığını, gösterilen faturalar ile ilgili bilgisinin bulunmadığını, ancak oğlunun bu faturalar ile ilgili ödeme yaptığını belirtmiştir.
Davalının ifadesinde geçen ... davalının bildirdiği tanıklar arasında olup, mahkememizce duruşmada dinlenmiştir. Tanık ifadesinde özetle; davalının annesi olduğunu, işleri fiilen kendisinin yaptığını, anlaşmayı da kendisinin imzaladığını, davacı şirket yetkilisi ile ortağı olduğu belirtilen ...'nın birlikte gelerek sözleşme yaptıklarını, işleri ... takip ettiğini, davacının Erenköy'deki inşaatın dış boya işini yaptığını, meydan kavağındaki yer ile ilgili olarak temizlik işini yaptığını, bu işlerle ilgili ödemelerin yapıldığını, Zeytinköy'deki inşaatın dış boya ve dış cephe pencerelerinin kenarlarına söve yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının buradaki işi tam olarak yapmadığını, eksiklikleri tamamlamadıklarını, eksik kalan işin başkasına yaptırıldığını belirtmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda işe davacı yüklenici tarafından başlanıldığı ihtilafsız olup, karine olarak işin yüklenici tarafından yapılıp bitirildiği kabul olunur. İşin eksik bırakıldığı ve başkasına tamamlattırıldığını ispat yükü davalı işverene aittir. Davalı, savunmasının ispatına yönelik olarak tanık, keşif ve yemin deliline dayanmıştır.
Davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını savunan davalı taraf, basiretli bir tacirden beklenenin aksine bu konuda ne bir ihtarname çekmiş, ne tespit yaptırmış, ne de sözleşmeyi feshetmiştir. Bu nedenle savunmanın ispatına yönelik olarak sunulan tanık delili her zaman düzenlenebilecek ve elde edilebilecek nitelikte olduğundan, ihtarname fesih veya tespit raporu olmaksızın tek başlarına anlam ifade etmemektedir.
(Yargıtay 15. H.D 2015/2802 Esas - 2015/5758 Karar) Bu nedenle davalının tanık olarak dinlettiği ...un ifadelerine itibar edilmemiştir. Davalı taraf keşif deliline dayansa da eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere tamamlattırıldığını beyan ettiğinden keşfin sonuca etkisinin bulunmayacağı kanaatiyle keşif yapılmamıştır. Davacı tanıkları da davalının savunmasının aksine işin davacı tarafından yapılıp teslim edildiğini herhangi bir ayıp ve eksiğin olmadığını belirtmişlerdir.
Son olarak yemin delili kendisine hatırlatılan davalı, yemin delilini kullanmamıştır. Hal böyle olunca davalının eksik iş savunmasını kanıtlayamadığı ve bakiye iş bedelini ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. İş bedeline ilişkin olarak sunulan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olsa da davacı defterleri usulüne uygun tutulmadığından davalının defterlerini sunmaması, davacı lehine olacak şekilde değerlendirilememiştir.
Faturalar irsaliyeli ve imzalı olduğundan bu hususta davalının isticvaben beyanına başvurulmuş, davalı isticvap duruşmasında, işlerin oğlu tarafından idare edildiğini fatura bedellerinin ödendiğini bildiğini belirtmiştir. Davalı tarafın faturalara ve imzalara açık bir itirazının olmaması, bu yönde ileri sürülmüş bir savunmanın bulunmaması sebebiyle içeriği kesinleşen dört adet faturaya göre iş bedelinin 56.257,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça iş bedeli olarak davacıya 20.800,00 TL ödeme yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Davalı ayrıca davacının ortağı ...'ya da 3000,00 TL ödediğini belirtmiş ve fakat davacının kabul etmemesi ve davacı şirketin bu isimde herhangi bir ortak ve çalışanının bulunmaması karşısında ispatlanmayan bu tutar Mahkememizce dikkate alınmamıştır. Davacı defterlerinde ise ödeme tutarı 21.000,00 TL dir.
Davacının usulüne uygun olmayan defterleri aleyhine delil teşkil ettiğinden ödeme miktarı konusunda defter kaydına itibar edilerek davacının bakiye alacağı 35.257,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Takipten önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin haksız olduğu değerlendirilmiş, neticeten davanın 35.257,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip · (E-İmzalı) Hakim · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/22, K. 2021/580, 28 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama