KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/362
- Karar no
- 2019/769
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/02/2014
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararın temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda yine mahkememizin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile önceki hükümde direnildiği, direnme kararının Yargıtay HGK.nun ... tarih ve .../...-... E. .../... K.sayılı kararı ile bozulmasından sonra tekrar yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten fatura ve cari hesaptan kaynaklanan ... TL bakiye alacağının bulunduğunu, davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasında icra takibine geçtiklerini, davalının asıl alacağın ... TL'lik kısmına ve bunun ferilerine itiraz ederek takibi kısmen durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; davacıya borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı 38 adet fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde 38 adet dayanak fatura alacağı nedeniyle ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde malların teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmediğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Zira davalı, icra takibine yaptığı itirazda asıl borç olarak talep edilen ...-TL'nin ...-TL'sına itiraz etmiş, kalan kısmı ödemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda ; ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı karar ile "... Dava ve takip konusu yapılan irsaliyeli faturaların bir kısmında teslim alan isim ve imzası bulunmakla birlikte davalı tarafça kabul edilip ödenen alacak miktarı bu faturaların bedellerini fazlasıyla karşılamaktadır.
Dolayısıyla davada miktar itibariyle ispat yükü üzerine düşen davacı taraf iddiasını kendi defterleri ya da davalının usulsüz defterleri ile ispatlayamadığından yemin deliline başvurup başvurmayacağı sorulmuş, yemin deliline başvurmakla davalı şirket yetkilisine meşruhatlı yemin davetiyesi gönderilmiş, davalı şirket yetkilisi ... tarihli duruşmada yemin teklifini kabul ederek, itiraz ettikleri ...
TL bedelli malları teslim almadığını ve davacıya bu miktar borcu olmadığına dair usulüne uygun yemin etmiştir. ..." gerekçesi ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile "... İİK'nın 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda takip dayanağı olarak 38 adet fatura gösterildiği halde taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılmış olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi ve deliller eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ..." gerekçesi ile bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir.
Bozma ilamı üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda yine mahkememizin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmiş, direnme kararı Yargıtay HGK.nun ... tarih ve .../...-... E. .../... K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın iadesinden sonra tekrar yapılan açık yargılama sonunda;
Davacının ticari defter ve kayıtlarını inceleyen yeminli bilirkişi ... havale tarihli raporunda özetle ve sonuç olarak; defterlerin kapanış tasdikinin yapılmadığını bu nedenle davacı aleyhine delil olabileceğini, davacının ticari defterlerinin bilgisayar ortamında tutulduğunu ve bu kayıtlara göre davalıdan bakiye ... TL alacaklı göründüğünü, davalının icra takibine kısmi itiraz ettiğini, ... TL tutarında faturayı kabul ettiğini, hangi faturaların kabul edildiğinin belli olmadığını belirtmiştir.
Yeminli bilirkişiden alınan ... havale tarihli ek raporda, davacı ... davalı defterleri arasındaki farklılığın 2009 yılından 2010 yılına devreden alacak miktarındaki ... TL farktan kaynaklandığını, 2009 yılı defterleri ibraz edilmediği için farklılığın sebebinin tespit edilemediğini belirtmiştir.
Davacı tarafa 2009 yılı ticari defterleri de ibraz ettirilerek dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... havale tarihli raporunda defterler arasındaki farkın 2008 yılı devir alacak farkından kaynaklandığını, davacının 2008 yılı alacağının belge ile ispatlaması durumunda bakiye alacağının ... TL tutarında olduğunu, ispatlayamaması halinde ise bakiye alacağın ... TL tutarında olacağını belirtmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtları talimat ile bilirkişiye inceletilmiş, yeminli bilirkişi ... havale tarihli raporunda; defterlerin kapanış kaydının bulunmadığını, davalının kayıtlarına göre takip tarihi olan ... tarihi itibariyle davacıya ... TL borcunun bulunduğunu, bu borcun da ... tarihinde icra dosyasına yatırıldığını ve borcun kapandığını belirtmiştir.
Yeminli bilirkişi ... havale tarihli ek raporunda da; davalının 2009 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda da borçta herhangi bir farklılık bulunmadığını belirtmiştir.
Bozma ilamlarından sonra alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ve ... tarihli ek raporunda; tarafların ticari defterlerindeki ...-TL tutarındaki borç/alacak farkının 2008 yılından devir ederek geldiğini, 2008 ve önceki yıllara ait defter ve belgelerin ibraz edilmesi halinde bu farklılığın nedeninin anlaşılabileceğini belirtmiştir.
Yargıtay bozma ilamlarında da işaret edildiği üzere İİK'nın 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan davamızda takip dayanağı olarak 38 adet fatura gösterildiğinden, bu faturalarla sınırlı olarak borcun ödendiğini davalı tarafın ispat etmesi gerekmektedir. Zira taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi değerlendirme konusu yapılamaz.
Bu durumda mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda yalnızca takibe konu faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Takibe konu faturaların 2010 yılına ait olup, davalı tarafın 2010 yılı içerisinde ...-TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Yine bilirkişi raporuna göre devren gelen fatura bedelinin ...-TL, takip konusu fatura bedeli ...-TL olup, bu fatura miktarlarının toplamından ...-TL ödeme çıkartıldığında ...-TL bulunmaktadır ki bu da davalının zaten icra takibine yaptığı itirazda kabul edilen borç miktarıdır.
Davacı kayıtlarına göre oluşan ve davanın dayanağını teşkil eden ...-TL tutarındaki borç/alacak farkının kaynağının ise 2008 yılından devir olarak geldiği, 2008 ve önceki yıllara ait olduğu sabittir. Takip tarihindeki faturaların 2010 yılına ait olması, cari hesap incelemesi yapılamayacağı hususları dikkate alındığında davalının hesabının doğru olduğu, cari hesap tartışmasının burada yapılmasının mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-İmzalı) HAKİM ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/362, K. 2019/769, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama