KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2020
- Esas no
- 2018/508 Esas
- Karar no
- 2020/414
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2018
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil alacaklı şirket ile borca itiraz eden borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, tarafların aralarında bulunan ticari ilişki dolayısıyla icra dosyasında da belirtildiği gibi müvekkil şirketin ...-TL alacağı bulunduğunu, müvekkil şirketin bu alacağının ticari defterlerde mevcut olduğunu, borçlu şirketin icra takibi başlatılan alacağın taraflar arasında söz konusu olmadığını belirtse de bu beyanının gerçek olmadığını, karşı tarafın kötü niyetli bir şekilde haklı icra takibini durdurmak için söz konusu borcun ödendiğine dair hiçbir belge ve evrak sunmadan icra takibine itiraz ettiğini,
borçlu şirketin itiraz dilekçesindeki beyanları maktu olduğunu, açıklamadan ve gerekçelendirmeden yoksun olduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, mahkeme masrafları ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde, takip konusu alacağının 2012-2013 yılları arasında süren ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiğini bu yönde bir belge de sunmadığını, davacının bu iddiası doğrultusunda sunulacak belgelerden kaynakla beyan haklarının saklı kalmak kaydı ile eğer dayanak fatura ise alacağın zaman aşımına uğradığının açık olduğunu, bu itibarla öncelikle zaman aşımına yönelik beyanları doğrultusunda davanın reddini talep ettiklerini, davacı şirketin, ... tarihli Antalya ...
İcra Müdürlüğü .../... esas numarası ile başlatmış oldukları ilamsız icra takibine dayanak olarak ... tarihli cari hareket dökümünü eklediklerini, bu durumda ortada ticari ilişki kurulan tarihlerden sonra düzenlenen cari hareket dökümünün söz konusu olduğunu, davacı her ne kadar delil dilekçesi ile 2012-2013 yılları arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğu ve takip konusu edilen alacak 2013 yılı Hazıran ayı itibariyle mevcut bakiye olduğu belirtilmişse de, takibe dayanak olarak sunulan cari hesap ekstresi ... tarihine ait olduğunu,
müvekkilinin cari hesap ektresinin oluşturulduğu ... tarihini kapsayacak şekilde süre gelen bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, davalının borcun dayanağını oluşturan hukuki ve ticari ilişkinin ne olduğunu açıklaması halinde davada ki belirsizliğin ortadan kalkacağını ve bu doğrultuda gerekli savunma ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğini, davacının gerçekten bir faturaya dayalı alacak talebinde ise öncelikle bu faturaların müvekkile teslim edildiğini de ispat etmesi gerektiğini, bununla birlikte böyle bir alacağın varlığı tarafların usulüne uygun tanzim edilmiş ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile sübuta ereceği açıktır.
Hal böyle olunca davacının takibe dayanak olarak sunduğu cari hesap ekstresinin kabullünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dilekçesinde özetle; taraflar arasında haricen anlaşma sağlandığını ve bu doğrultuda davadan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeden feragat ettiklerini bildirmiştir. Vekilin vekaletnamesinde buna dair özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dilekçesinde özetle; taraflar arasında haricen anlaşma sağlandığını, davacının feragat talebi doğrultusunda karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini, davacının feragat talebi doğrultusunda işlem yapılmasını talep etmiştir.
Dava, cari hesap alacağınn tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte davalı tarafça yapılmış itirazın iptaline ilişkindir.
Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava açıldıktan sonra hüküm kesinleşinceye kadar her safhada feragat mümkündür. Davadan feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona erer ve yargılama şartı ortadan kalkar. Bu kapsamda yargılamaya devam edilmesi mümkün olmadığından, davacı davadan tüm sonuçları ile feragat ettiğinden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/508, K. 2020/414, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama