KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/713 Esas
- Karar no
- 2020/158
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2018
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynakla- nan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı ...' nin davalı bankadan aldığı krediye karşılık maliki olduğu ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümü ...-TL bedelli olarak ipotek verdiğini, müvekkilinin ipotekten başka bir borcunun olmadığını düşü- nürken davalı bankanın müvekkiline ...-TL borcu olduğu yönünde ihtar gönderdiği- ni, oysa müvekkilinin davalı bankaya borcunun olmadığını zira dava konusu ipotekli taşın- mazın evlilik birliği içinde alındığını ipotek tesis edilirken eşinin muvafakatının alınması ge- rekirken alınmadığı için ipoteğin geçersiz olduğunu,
kendisinin ...-TL bedelli bir ipotek vereceği söylenerek kandırılıp ...-TL bedelli bir ipotek vermesinin sağlandı- ğını, ipoteğin verildiği sırada olmayan borçtan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayaca- ğını, ipotek tarihinden sonra doğan borçların müvekkilinden istenemeyeceğini, davalı ban- kanın dava dışı şirketin çek yaprakları sebebi ile müvekkilinden gayri nakdi depo bedeli iste- mesinin de haksız olduğunu belirterek bu borcun ..-TL'si itibariyle borçlu olmadığı- nın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava dışı şirketin kullandığı kredi ve çek teminatlarına karşılık dava konusu taşınmazı ... tarihinde ... -TL bedel ile ipotek verdiğini, bizzat davacı adına kayıtlı taşınmaz için eşinin sahibi olduğu şirket lehine ipotek tesis edildiğinde eşinin ayrıca muvafakatinin alınmasının gerekmeyeceği- ni, üst sınır ipoteği olan dava konusu ipoteğin hangi borç için düzenlendiği hususunun ayrıca belirtilmesinin gerekmediğini, davacının ipotek senedi 1. Mad.ne göre borçlu şirketin gayri nakdi borcundan da barkaya karşı sorumlu olduğunu bu yüzden davacıdan ...-TL ' nin depo edilmesinin talep edilmesinde hukuka aykırı bir durumun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ipotek resmi senedi incelendiğinde sözleşmenin birinci maddesinde dava dışı şirketin nakdi ve veya gayri nakdi kredi sözleşmelerinden kambiyo senetlerinden ve banka ile imzaladığı tüm sözleşme ve taahhütlerinden doğmuş veya doğacak banka alacak- larının ...-TL'sine kadar olan miktarının tahsilini temin için düzenlendiğinin belirtil- diği, ... tarihli iddianameye göre davacıdan toplam ...-TL nakdi 12 çek için de ...-TL gayri nakdi depo ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Mahkememizce dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi de verilerek bilirki- şiye tevdi edilmiş, alınan rapora göre davacının ihtarname tarihi olan ... tarihi itiba- riyle davalı bankaya ...-TL'si çek depo bedeli olmak üzere toplam ...-TL borcu olduğu bu miktarın dava tarihi itibariyle işlemiş faizleri ile birlikte ...-TL'ye tekamül ettiği belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Taraflar arasında ipotek ilişkisi söz konu- su olup, davacı dava dışı şirket lehine adına kayıtlı taşınmazını ipotek etmiştir. Davalı banka vekilinin lehine ipotek tesis edilen şirketin yetkilisinin davacının eşi olduğunu belirtilmesi ve buna davacı tarafından itiraz edilmemesi karşısında kefalet hükümleri çerçevesinde bile davacının iddiaları yersiz bulunmuştur. Gerçekten TBK 584/2 ve 3 maddelerine göre kefalet geçersiz olmadığı gibi ipoteğin de geçersiz olduğu ileri sürülemez.
TMK 881 maddesine göre ipotek mevcut veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması olası bir alacağı temin etmek üzere tesis edilebilir. Bu yüzden davacının ipotek tari- hinde olmayan bir borç için ipotekli taşınmazının teminat olarak kabul edilemeyeceğini yönündeki iddiası yerinde değildir. Yine TMK 194 maddesine göre eşlerden birinin açık rıza- sı olmadıkça aile konutu ile ilgili diğer eşin haklarını sınırlandırıcı işlem yapması mümkün değildir. Taşınmaz dükkan vasfında olup ayrıca üzerinde tasarrufta bulunulmasını sınırlan- dıran herhangi bir yasal hüküm yoktur. Bu sebeplerle menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ~e-imzalı~ Hakim ... · ~e-imzalı~
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/713, K. 2020/158, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama