KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/212 Esas
- Karar no
- 2020/19
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 06/05/2019
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davalı tarafça genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı hususi özel aracın ... tarihinde meydana gelen kazada hasar gördüğünü, yapılan ihbar sonucu açılan hasar dosyasında KDV hariç ....-TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporunda sonuç ve kanaat kısmında aracın hasarının kazaya uygun olduğu,
fakat hasar toplamının %20'sinin ödenmesinin uygun olduğu şeklinde görüş belirtildiğini, sigorta kuruluşuna hasar bedelinin ödenmesi talepli başvurularına herhangi bir cevap verilmediğini, akabinde sigorta tahkim komisyonuna başvurduklarını, burada görevsizlik sebebiyle usulden red kararı verildiğini, itiraz üzerine red kararının kaldırılıp görevsizlik sebebiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, arabuluculuğa da başvurduklarını fakat anlaşamadıklarını, sigorta şirketinin hususi otomobil olarak sigortalanan aracın kiralık araç olarak kullanıldığı savunması ile sigorta bedelini ödemekten kaçındığını,
davacının aracı arkadaşı olan ...'a geçici olarak
kullanmak üzere verdiğini, sigorta şirketinin dayandığı sözde araştırma raporunun değerlendirmeye esas alınamayacağını, bu raporun kim tarafından hangi tarihte düzenlendiğinin belli olmayıp imzalıda olmadığını, sigorta kuruluşunun herhangi bir delil ve gerekçe göstermeksizin hasar bedelini ödemekten kaçındığını, sigortalı aracın kullanım şekli istisnası kılavuzunda belirtilen şekilde kullanıldığını ispat yükünün sigorta kuruluşuna ait olduğunu, aracın rent a car olarak kullanılmadığını, hususi otomobil olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik KDV dahil toplam ...TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olna ... tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin yerleşim yerinin ... olup yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya tüketici mahkemesinin bakması gerektiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda araçta meydana gelen hasarın davacı tarafın bildirdiği şekilde olmadığının tespit edildiğini, avans faizi istenemeyeceğini ve faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde;
tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği,
aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davalı ... ile davacı arasında kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş olup; meydana gelen trafik kazasında sigortalı araçta oluşan hasar bedeli davalı ... şirketinden talep edilmektedir.
Sigorta poliçesinde sigortalı aracın özel otomobil olarak belirtildiği, davacı vekilinin de dava dilekçesinde aracın hususi olarak kullanıldığını beyan ettiği, davalı vekilinin tüketici mahkemelerinin görevli olduğu itirazında bulunduğu, bu itibarla sigortalı aracın ticari vasfının olmaması sebebiyle davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin, 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
6502 sayılı Kanunda görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulamasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 Sayılı TKHK'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 Sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinde, yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, sigorta sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması, davanın mutlak ticari dava olduğunun kabulü ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bu itibarla, tüketici konumunda olan davacı tarafından açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
Katip ... · [~e-imzalı~] Hakim ... · [~e-imzalı~]
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/212, K. 2020/19, 7 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama