KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
- Dosya no
- 2019/489
- Karar no
- 2021/378
- Dava
- TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2019
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalılardan ...'ın sürücüsü, davalı ...'nin maliki, diğer davalı ... şirketinin de iki aracında sigorta poliçesini düzenleyen şirket olan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin aracında hasar oluştuğunu, kaza tutanağı incelendiğinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığının açıkça görüldüğünü, her iki tarafada % 50 kusur yükleyen Tramer Komisyon kararının hatalı olduğunu, müvekkiline ait aracın değer kaybının ....-TL olduğunu,
sigorta şirketi tarafından yalnızca ....-TL ödeme yapıldığını belirterek şimdilik ....-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava sonuçlanıncaya kadar ... plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta vekili cevabında.
Davanın zamanaşımına uğradığını, delillerin tamamının tebliğini talep ettiklerini, davacının, müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarname kapsamında değer kaybı alacağına ilişkin talebini açık bir şekilde ...-TL olarak belirtmesine rağmen, huzurdaki davada değer kaybına ilişkin alacak talebini kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine, kabul edilmemesi halinde, davacı tarafa ... tarihinde müvekkili şirketin sigortalısının yüzde 50 kusuru nispetinde ....-TL değer kaybı tazminatının ödendiğini, yapılan ödemeler somut zararı karşıladığından davanın esastan reddine, talebin reddi halinde;
kabul anlamına gelmemek kaydı değer kaybı miktarı yönünden ZMSS Genel Şartları ekinde yer alan formülasyon uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına ve bakiye teminat limitiyle tarafların kusur durumu gözetilerek hüküm kurulmasına ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevabında; dava dilekçesinin ... tarihinde usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalı ... ...Ltd. Şti. Vekili cevabında; Taraflar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili davalı şirketin kusursuz olup davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin davacıya ödeme yaptığını, bu miktarın mahsubu gerektiğini, bu miktar mahsup edildiğinde zararın tazmin edilmiş durumda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı ve tarafları, hasar ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin tespit tutanağı, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
... tarihinde davalılardan ...'ın sürücüsü, davalı ...'nin maliki, diğer davalı ... şirketince ZMMS poliçesi (teminat limitin araç başına ....-TL) ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Kusur durumunun tespiti için olay yerinde keşif yapılmış, tanıklar dinlenmiş, verilen bilirkişi raporu ile ; bahse konu caddenin çift şerit gidiş çift şerit geliş olmak üzere gidiş yolu olduğu ve yolun ortasında yaya geçidine gelmeden hemen önce şerit değişimi yapılmaz anlamına gelen düz çizgi ile ayrılmış olduğu, yaya geçidinden hemen sonra ise şerit değişimi yapılabilir anlamına gelen kesikli çizgiler olduğu,
olay yeri fotoğrafı ve kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın kendi şeridinde ilerlediği esnada hemen yan şeridinde ilerlemekte olan ... plakalı aracın kendi istikametine göre sol taraftaki şeride yaklaştığı esnada ... plakalı araca çarptığının görüldüğü, kazadan hemen sonra çekilmiş olan fotoğraflar incelendiğinde ... plakalı aracın sağ tarafında kaldırıma kadar olan mesafede bir adet aracın daha bulunduğu,
yolcu indirmek için durakladıktan hemen sonra yola doğru çıkabilmek için sola doğru manevra yaptığı esnada sol taraftaki şeride haddinden fazla yanaşmış olduğu hatta fizik kuralları gereği sola çapraz manevra yaptığı esnada sol şeride taşmış olduğunun anlaşıldığı,
bu esnada ... plakalı aracın yolun akışına göre sol şeritten gelmekte olan ... plakalı aracın seyir ettiği güzergaha kontrolsüz geçişi nedeniyle kazanın meydana geldiği tespit edilmiş, ... plakalı araç sürücüsü ... ’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/b (Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçmesini beklemek) maddesini ve yine aynı kanunun ASLİ kusur sayılan haller arasında beliritlen 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,) maddesini ihlal ettiğinden ASLİ %100 kusurlu olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ...’ın kaza esnasında kazayı önlemek adına yapabileceği bir manevra veya hareket bulunmadığı anlaşıldığından kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan itibar etmemek için bir neden görülmemiş, hükme esas alınarak davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Tazminat (değer kaybı) yönünden alınan bilirkişi raporu ile aracın genel durumu ve önceden hasar kaydının da olmaması, kazadan sonra yapılan onarım ve bakım işleri, ekspertiz raporundaki bulgular ve emsal araştırmaları göz önüne alınarak oluşturulan piyasa değerinin ....-TL olarak kabul edilmiştir. Bu rakam mahkememizce de piyasa şartlarına göre uygun bulunmuştur.
Yargılama devan ederken Anayasa Mahkemesinin ... K. Sayılı iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Buna göre;
a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin,
b) Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.”ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararla Karayolları Trafik Kanun’un 90 ve 92. Maddelerinde kısmen iptal karar vermiştir. Bu maddelerde ki “genel Şartlar” ibarelerini iptal edilmesi sonucu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanun’un hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir.
Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır.
Genel şartlar TTK’un 1425, Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’un 95. Maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır, düşüncesi ile İptal kararı öncesi ve sonraki duruma göre olmak üzere ikili bir hesaplama yöntemi ile hareket edilmiştir.
1-Anayasa Mahkemesinin poliçe Genel Şartlarının bazı maddelerinde yapmış olduğu iptal kararı gereğince oluşan değer kaybı hesaplamasının nazara alınması halinde, davacının talep edebileceği değer kaybı zararının ....-TL olduğu belirtilmiştir. Dava açılmadan önce davalı ... şirketi tarafından, davacıya ... TL değer kaybı zararı için ödeme yapıldığı, ödemeye ilişkin dekontun dosya kapsamında olduğu, yapılan bu ödemenin düşülmesi sonucunda davalı ... şirketinin bakiye teminat limitinin ... TL olduğu
2-Anayasa mahkemesinin iptal kararının dikkate alınmaması ve Poliçe Genel Şartları ekinde yer alan hesaplama nazara alınması halinde davacının talep edebileceği değer kaybı zararının, ....-TL olduğu belirtilmiştir. Dava açılmadan önce davalı ... şirketi tarafından, davacıya ... TL değer kaybı zararı için ödeme yapıldığı, ödemeye ilişkin dekontun dosya kapsamında olduğu, yapılan bu ödemenin düşülmesi sonucunda davalı ... şirketinin bakiye teminat limitinin ....-TL olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile sigorta şirketlerinin ödeyeceği tazminat yükü artmış durumdadır. Sigorta şirketleri poliçeleri imzalarken ve prim hesabı yaparken yürürlükteki mevzuata göre davranmaktadırlar. Diğer bir anlatımla ödemeleri gerekebilecek toplam tazminat ve müşteri portföyü üzerinden hesaplama yapılarak bir prim belirlemektedirler. Dava konusu poliçe hazırlanırken Anayasa Mahkemesinin kararı ortada yoktur.
Tazminat yüklerinin artık daha fazla olacağını bilen sigorta şirketleri primlerini de ona göre belirleyeceklerdir. Ancak eski poliçelerdeki tahsil edilen pirimleri arttırarak bu aşamada ek pirim istemeleri mümkün değildir. Öyleyse hesaplanan tazminat miktarını da arttırmamak hakkaniyet gereğidir. Her uyuşmazlık, dava tarihindeki koşul ve kurallara göre çözüme kavuşturulur.
Dava tarihinde ve olayın dayandığı poliçenin imzalandığı tarihte Anayasa Mahkemesi Kararı yürürlükte değildir. Davalının elinde olmayan sebeplerle üzerindeki tazminat yükünü arttırmak hukuk güvenliği ile bağdaşmaz. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki duruma göre (2) davacının talep edebileceği değer kaybı zararının ....-TL olduğu, dava açılmadan önce davalı ... şirketi tarafından, davacıya ...
TL değer kaybı zararı için ödeme yapıldığı anlaşıldığından kalan değer kaybı zararının ....-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... şirketi tarafından araç hasarı için poliçe teminat limitinden ....-TL daha ödeme yapıldığı bildirilmiş ise de bilirkişi raporunun tebliğinden sonra verilen cevapta ....-TL değer kaybı ve ....-TL araç hasarı için davacının ... plakalı aracının kasko sigortacısı ... sigorta A.Ş.ne ödeme yapıldığına dair belgelerini ibraz etmiştir. ZMMS poliçe limiti ....-TL olduğundan ödenen miktarlar (....-TL+....-TL=....-TL) düşüldüğünde poliçe limitinin (....-TL-....-TL=) ....-TL kaldığı görülmüş, davacının sigorta şirketinden talep edebileceği değer kaybı zararının ....-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili dava değerini (....-TL) ....-TL arttırarak bu miktarlar üzerinden ... tarihinde davasını ıslah etmiş talep sonucunu bu ....-TL üzerinden belirleyerek harcını yatırmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran dilekçesi ıslah konulu ise de bu dilekçe ıslah dilekçesi olarak değerlendirilemez. Zira tazminat miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle, dava belirsiz tazminat davası olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracında ....-TL değer kaybı zararı oluştuğu, dava açılmadan önce davalı ... şirketi tarafından, davacıya ... TL değer kaybı zararı için ödeme yapıldığı anlaşıldığından kalan ve talep edebileceği değer kaybı zararının ....-TL olduğu, davalı ... şirketinin yukarıda açıklandığı üzere sorumluluğunun poliçe limitinden kalan ....-TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... HAKİM ... · (E-imzalıdır) (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/489, K. 2021/378, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama