KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Dosya no
- 2019/50
- Karar no
- 2019/827
- Dava
- TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/09/2014
Karar Metni
1.724 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen ... Tarih ve ... E. ... K.sayılı kararın temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı...'ın sevk ve idaresindeki şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ... plaka sayılı minibüsün ... tarihinde davacıların annesi ...'a çarparak ölümüne sebep olduğunu, bu sebeple her bir davacı için ayrı ayrı ... TL destekden yoksun kalma tazminatı ile yine her bir davacı için ayrı ayrı ... TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerini belgelendirmeleri gerektiğini, müvekkili aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası yönüyle diğer davalı ... tarafından sigortalandığını, kasko sigortası yönüyle ...'ye sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinde manevi tazminatın teminat altına alındığını, bu nedenle öncelikle sigorta şirketlerinden talep edebileceklerini, dava dilekçesinde istenilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, müvekkilinin araç sahibi olduğunu ve olayla doğrudan bir bağlantısı olmadığını, bu nedenle manevi tazminattan sorumlu olamayacağını beyanla davanın reddini ve ...'ye ihbar edilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığını, bu cezanın ertelendiğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, müvekkilinin 5 ay süre ile cezaevinde kaldığını, bu süre içinde eşi ve kızının kalp rahatsızlıkları nedeni ile çok zor günler geçirdiğini, kaza ve vefat sebebiyle de üzüntü ve acı çektiğini, taraf avukatlarının da bulunduğu görüşmelerde imkanlar doğrultusunda ödeme yapma isteklerinin de kabul edilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, kaza tarihi itibariyle poliçenin ölüm nedeniyle kişi başı teminat üst limitinin ...-TL olduğunu, poliçenin mevcut olmasının bu teminat tutarlarının her kazada tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, müvekkili şirkete düşen hukuki sorumluluğun zorunlu sigorta limitleri dahilinde teminle mükellef olduğunu, işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Dosya, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih, ... esas ve ... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gelerek, mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda mahkememizin ... Tarih ve ... K. Sayılı kararı ile ; davacı ... yönünden maddi tazminat davasının reddine, Davacı ... yönünden maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile ...-TL'nin davalılar... ve ...'den kaza tarihi olan ...'den davalı sigorta şirketi ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden ise her iki davacının da talebinin kabul edilerek ...-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarını reddederek "...-Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocuklar için 18 yaşın, kız çocuklar için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan ... tarihli hesap raporunda davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminat miktarı 22 yaşına kadar hesaplanmış ise de, dosyanın tetkikinden bu davacının eğitim hayatının 22 yaşından sonra da devam ettiğinin belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davacı ...'ın, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği eğitim kurumlarından öğrenim süresine ilişkin belgeleri celp edip gerekirse aynı bilirkişiden ek rapor alarak karar vermektir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatların ayrı ayrı bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile kararımız bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra yeniden yapılan yargılama sonrasında:
Davalı...'ın sevk ve idaresindeki şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ... plaka sayılı ... tarihinde davacıların annesi ...'a çarparak ölümüne sebep olduğu, diğer davalı ...'in işleten, davalı sigorta şirketinin ise bahse konu aracın ZMMS poliçesinin tarafı olduğu hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; kaza nedeni ile sanık...'ın neticede olayda tam kusurlu sayılarak 2 yıl 6 ay hapis ceza ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz üzerine Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunun incelenmesinden; kazada muris ...'un kusursuz olduğu, davalı...'ın %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişinin mahkememize sunduğu ... havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacıların annesi ...'un kusursuz, davalıların tamamen kusurlu sayılması durumunda annesi ...'in ölümü dolayısı ile destekten yoksun kalan kız çocuk ...'ın destekten yoksun kaldığı tazminat miktarının ...-TL olduğunu, oğul ...'un annesinin ölümü dolayısı ile destekten yoksun kalmadığı bildirilmiş ise de davacı ...'un kız çocuğu olup ... doğumlu olduğu, ... ... tarihinde mezun olduğu, buna göre Yargıtay Bozma İlamı sonrası alınan ek-bilirkişi raporunda tazminat miktarının ...-TL olarak hesaplandığı, itirazlar üzerine alınan ... tarihli ek-rapor ile de tazminat miktarının ...-TL olduğu hesaplanmış, raporun hükme dayanak teşkil etmeye yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran ancak ıslah beyanı konulu dilekçesi nedeniyle davalı ... vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de tazminat miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle belirsiz tazminat dava olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir. Bu nedenle zamanaşımı itirazları ve hakkaniyet indirimi kabul edilmemiştir.
Nüfus kayıtlarına göre davacılardan ...'un kaza tarihinde ... yaşını doldurmuş olup, annesinin ölümü nedeni ile destekten yoksun kalmadığından bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... yönünden ise annesinin ölümü nedeni ile destekten yoksun kaldığı ve aktüerya uzmanı tarafından yukarıda açıklanan şekliyle hesaplanan ....-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar... ve ...'den kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Yine kazadaki kusur durumu, tarafların ekonomik-sosyal durumları, kaza nedeni ile annelerini kaybeden davacıların uğramış oldukları manevi zarar, çektikleri acı ve ıstırap göz önüne alınarak takdir edilen ...-'er TL manevi tazminatın da davalı sürücü... ve aracın işleteni ve maliki olan ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-İmzalı) HAKİM ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/50, K. 2019/827, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama