KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Dosya no
- 2019/559
- Karar no
- 2020/497
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2019
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sağlamış olduğu ....-TL tutarındaki hizmete karşılık davalının bakiye ...,-TL borcu bulunduğunu, sağlanan organizasyon hizmetine rağmen bakiye borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe borçlu tarafından haksız olarak yetkiye, borca ve faize itiraz edildiğini, takibin durduğunu, oysa yazılı olarak yapılan sözleşmede ihtilaflar halinde Antalya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediğini, bu nedenle yetki itirazının reddi gerektiğini, belirterek,
borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve karşı tarafın en az % 20 olmak üzere inkâr tazminatına mahkûmiyetine ve borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında.
Müvekkilinin, davacı tarafla imzalamış olduğu protokole binaen ödemelerini gerçekleştirdiğini, dilekçe ekinde davalı şirket hesabına ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ....-TL, ... ... hesabına ... tarihinde ...-TL, yine davalı şirket hesabına ... tarihinde ...-TL ve davacı yanın isteği üzerine ... hesabına ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplam ....-TL ödeme yapıldığına dair dekontları sunduklarını, davacı tarafa, alınan hizmetin tam karşılığının ödendiğini, .. tarihli protokolün 1. maddesinde davacı şirketin, müvekkili şirkete sunacağı hizmetlerin kalem kalem sayıldığını,
bu hizmetlerde tarafların sözlü anlaşmaları sonucu bir takım değişiklikler gerçekleştirildiğini, örneğin.
2 adet ..., 1 adet fotoğrafçı ve bir adet reji olarak sunulması gereken hizmetin iptal edilerek davacı tarafından sunulmadığını, bu hizmetin müvekkili tarafından haricen sağlandığını, bu nedenle davacı şirkette, protokole konu organizasyona ait hiçbir görüntü olmadığını, bu hizmetin davacı şirketin yerine getirmiş olması halinde görüntülerin kendilerinde bulunması gerektiğini, davacı şirketin, vermiş olduğu hizmetlere ait hiçbir fatura kesmemiş olmasına rağmen KDV ödemesi talep ettiğini, hukuka ve kanuna aykırı olarak açılan davanın reddi ile antalya ... icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline,
davacı tarafın, müvekkili borçlu olmadığı halde kötüniyetli olarak icra takibi başlatması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet (organizasyon) alım sözleşmesine dayalı alacağının ödenmemesi üzerine borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde hizmetin teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmediğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir. Davacı, yaptıkları sözleşmenin sözlü olarak değiştirildiğini, davacının buna uymadığını, dolayısıyla hizmetin bu nedenle eksik ve ayıplı verildiğini söylemektedir.
Çözümlenmesi gereken sorun, hizmetin eksik ve ayıplı verilip verilmediği, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenle taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak gerektiğinden ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, böylece tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında organizasyon hizmeti verilmesi konusunda "Protokol" başlıklı ... tarihli adi yazılı sözleşme imzalanmıştır. Bu hususta taraflar arasında tartışma bulunmamaktadır. Sözleşmede hizmet karşılığında davalının ....-TL. + KDV = ....-TL bedelin iş başlangıcında (... tarihinde) ....-TL peşin, kalan ....-TL. sının da iş başlangıcından en geç 1 gün içinde ... tarihli çek ile davacı şirkete ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davalı taraf, bu protokolün sonradan sözlü olarak değiştirildiğini, ama bu değişiklikler sonucunda anlaşmaya varılan hususların yerine getirilmediğini, dolayısıyla hizmetin eksik ve ayıplı verildiğini savunmaktadır. Ancak buna ilişkin hiç bir delil sunulamadığından iddialarını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla bu hizmetin tam ve eksiksiz verildiği kabul edilmiştir.
Öyleyse geriye sözleşmeye konu bedelin ödenip ödenmediği hususu kalmaktadır.
Davacı taraf defter ve belgelerini bilirkişiye ibraz etmemiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin İncelemesinde; inceleme konusu olan 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, lehine delil teşkil etme vasfında olmadığı görülmüştür.
Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirkete bir borcunun kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmeden doğan hizmet bedelinin ödendiği davalı defter ve belgeleri ile ispatlanamamaktadır.
Davalı taraf cevabında; davacı şirketin sözleşmeden doğan alacağı olan ....-TL'nin. Davacı şirket hesabına ... tarihinde ....-TL., ... tarihinde ...-TL., ... tarihinde ....-TL, ... hesabına ... tarihinde ....-TL, ... hesabına ... tarihinde ....-TL olmak üzere toplam ....-TL. tutarında ödeme yaptığını savunmuştur. Davacı ise ....-TL ödeme yapıldığını iddia etmektedir. Uyuşmazlık kkonusu fark ....-TL dir.
Bilirkişi raporunda da haklı olarak işaret edildiği üzere bu fark ... tarihinde dava dışı (davacı şirket yetkilisi) ... ... hesabına ödenen ....-TL'den kaynaklanmaktadır. Davalı taraf bu kişiye ödenen bedeli, davacı şirket adına yaptığını söylemektedir ancak sunduğu dekontta böyle bir kayıt yoktur. Bu paranın dava dışı (davacı şirket yetkilisi) ... ...'ya ne amaçla gönderildiği belli değildir.
Basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olan davalının parayı ya şirket adına göndermesi ya da şirket adına gönderiyorsa en azından dekonta şerh, açıklama vb.düşerek bunu yazılı olarak belgelemesi gerekirdi. Bu nedenle söz konusu ödemenin hizmet bedeline mahsuben gönderildiğinin ispatlanamadığı kabul edilmiştir.
Böylece takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye alacağının ... TL. olduğu kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/559, K. 2020/497, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama