KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2021
- Dosya no
- 2019/646
- Karar no
- 2021/223
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2019
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, tamir bakım servisi işi yaptığını (...), bu kapsamda davalı şirketin araçlarına da bakım ve servis hizmeti verdiğini, hizmete ilişkin olarak ... irsaliye nolu, ... tarih ve ....-TL miktarlı fatura düzenlendiğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya ... icra Müdürlüğünün ... numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ... tarihinde kütü niyetli olarak itiraz edildiğinden,
öncelikle davalının mal kaçırma ve müvekkilini zarara uğratma ihtimali bulunduğundan, davalının mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama sonunda da da itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; hizmet sözleşmesi nedeniyle faturaya dayalı araç bakımına ilişkin servis hizmet borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenle taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, inceleme sonunda verilen raporda;
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre; davacımn davalıya ....-TL tutarlı bir adet fatura düzenlediği bunun karşılığında ise davalının davacıya ....-TL ödeme yaptığı ve davacının davalıdan ....-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı taraf her ne kadar işlemiş faiz de talep etmekte ise de; davalı borçlunun icra takibi başlatılmadan evvel temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu nedenle davalı borçlunun icra takibi başlatılmasıyla temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Dolayısıyla işlemiş faiz talepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayanan ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan ....-TL faturaya dayalı alacağı bulunduğu, davalının usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği, anlaşıldığından davacının davalıdan ....-TL alacaklı olduğu kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/646, K. 2021/223, 24 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama