KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Temmuz 2020
- Esas no
- 2020/295 Esas
- Karar no
- 2020/374
- Dava
- Konkordato
- Dava tarihi
- 09/03/2020
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememize ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı yetkisizlik kararı uyarınca tevzi edilen konkordato davasında yapılan inceleme sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili ... Asliye Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davacılar ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin ...
Ticaret Odasına ... sicil numarasıyla müseccel olmakla birlikte; kuruluş tarihi ...'den beri faaliyet konuları taze meyve sebze toptan ticareti, depolanması ve plastik kasa imalatı üzerinde büyük başarı elde ettiğini, faaliyet konuları içerisinde ... ilçesinin gelişiminde ve ticari hacminde büyük katkılar sunan davacı şirketin on yıla yakın tecrübesiyle faaliyet konuları arasında soğuk hava depolama hizmetini de ekleyerek bölgesinin köklü bir şirketi haline geldiğini,
2018 yılında yaşanan başta döviz kuru özelinde yaşanan artış ve maliyetlerin ülke genelinde bir ekonomik daralmaya sebep olduğunu ve bu durumun müvekkil şirket açısından finansman maliyetlerinin kontrol dışına çıkması ve şirket cirolarındaki düşüş nedeniyle nakit akışında düzensizliklere neden olduğunu, müvekkil şirket ve şirkete teminat sağlayan şirket ortağı müvekkili ... tarafından nakit akışındaki bu düzensizliğin yönetilemez hale geldiğini, davacıların borçlarının kısa vadeli borçların temerrüde düşmesi nedeniyle müvekkillerini iflasa kadar götürebilecek şekilde icra tehdidi ile karşı karşıya kaldıklarını,
şirketin borca batık olmamakla birlikte konkordatonun tasdiki sonucunda verilecek süre sonunda şirketin nakit akışında yaşanan sorunları düzelterek tekrar kar eder hale geleceğini, şirket bilançolarına göre 2017 yılında net satışların ...-TL olarak gerçekleştiğini, 2018 yılında davacı şirketin satışlarını ...-TL'ye çıkardığını, arada yaşanan maliyet artışları ve ekonomik daralma nedeniyle 2019 yılında bu net satış toplamının ...-TL gerileyerek ...-TL olarak gerçekleştiğini, aynı dönemde maliyetlerin ise ...-TL'den ...-TL'ye çıkarak ...-TL arttığını,
net satışlarda yaşanan düşüklük ile maliyetlerin artışı toplamı yaklaşık ...-TL olmakla birlikte oluşan bu zararın davacının en iyi dönemde dahi yıllık cirosunun çok üzerinde kaldığını, nakit akışını yönetilemez hale getirildiğini, cari oranı 2019 yılında 0,29 olarak gerçekleşmekle birlikte şirketin kısa vadeli borçların ödenmesinde yaşadığı sorunu gözler önüne serdiğini, şirketin mevcut durumundaki tek sorunun kısa vadeli borçlarının yönetilmesi kaynaklı ortaya çıktığını, davacı şirket tarafından kanun koyucunun İİK'nun 285 maddesi kapsamında düzenlediği şartlar sağlanmakla, davacı şirketin borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemediğini,
müeccel borçları açısından vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunduğunu, şirketin iflası hem ülke ve bölge ekonomisi hem de alacaklılara zarar vereceğini, dava ile tasdiki istenen konkordatonun "vade konkordatosu" olduğunu, davacı şirketin 60 ay vadede tüm borcunu ödemenin yanı sıra toplamda ...-TL kar edeceğini, davacı şirketin süre sonunda ...-TL mali kaynak fazlası yaratacağını, şirketin iflası ihtimalinde ise davacı şirketin yarattığı değerin yitirilmesinin yanı sıra alacaklıların menfaati çerçevesinde öngörülen mali kaynaklar ...-TL yerine ...-TL şeklinde gerçekleşeceğini ve borçların büyük bir bölümünün ödenemeyeceğini,
şirkete ait binalar, tesisler, makineler, demirbaşlar vb. gibi tüm mal varlığının değerleri rayiç değerinin çok altına satılacağını, davacı şirketin üretim ve faaliyetleri duracağından sadece ipotek hakkı sahibi alacaklılar alacaklarının % 46'sına, rehinli alacaklılar alacaklarının % 50'sine kavuşurken, adli alacaklılar açısından herhangi bir tahsilatın mümkün olmayacağını, dolayısıyla İİK.
Md. 302/1-a çerçevesinde alacaklıya konkordato projesinde teklif edilen tutar müvekkilin iflası ihtimali sonrasında alacaklının alacağı tutardan tartışmasız bir şekilde fazla olduğundan davacı şirketin konkordatonun tasdiki için aranan kanuni şartı da şimdiden gerçekleştiğini, iş bu dava ile tasdiki talep edilen konkordato bir vade konkordatosu olmakla, alacaklıların alacaklarından herhangi bir tenzilat ihtimali üzerinden oluşturulmadığını,
dolayısıyla ön projede belirtilen hususların gerçekleşmesi müvekkil şirket dışındaki herhangi bir alacaklının iradesine bağlı olmamakla birlikte tenzilat içermemesi nedeniyle borçluların menfaati dışında herhangi bir hususu ihtiva etmediğini, makul bir koruma süresi verilmesi halinde şirketin bu projede yer alan teklifinin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunun değerledirmesinin yapıldığını ve tüm dayanaklarının teyit edildiğini, şirketin ön projede de görüleceği üzere üretimi ile faaliyetlerine ara vermeyeceğini ve ticari faaliyetlerin devamını engelleyecek veya azaltacak herhangi bir demirbaşını paraya çevirme yoluna gitmeyeceğini,
şirketin tek ortağı ve aynı zamanda yasal temsilcisi olan davacı müvekkil ... açısından da konkordato tasdiki yapılması gerektiğini, yukarıda anlatılan nedenlerle Bağımsız Denetçi Raporu ile teyit edilen davacı şirketin ve davacı ...'nın yaşadığı likidite sıkıntısı nedeniyle kısa vadeli borçlarını ödemekte zorlanması nedeniyle İİK.
Md. 285 gereğince mahkemeden öncelikle konkordato geçici mühleti verilmesi şartları sağlandığından 3 aylık geçici mühlet verilmesini, bu süreçte konkordato talebinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağını değerlendirmek için konkordato komiseri görevlendirilmesini, 3 aylık geçici mühlet sonrasında şartların sağlandığının tespiti halinde geçici mühletin kesin mühlete dönüştürülmesine ve daha sonrasında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ... tarihli tensip ara kararı ile üç aylık geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordato komiserinden ... tarihli rapor alınmıştır. Raporda konkordato projesinin uygulanabilir ve gerçekçi olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu ... tarihli karar ile davacı şirketin ... Ticaret Siciline kayıtlı olduğundan bahisle mahkememize yönelik yetkisizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddenin 3. cümlesinde yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş; iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 154. maddesinin 3. fıkrasında, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamayacağı ve iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Bu açık hüküm ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi'nin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup, yetkisi kesindir.
Somut olayda en son ticaret sicil kayıtlarına göre; davacı şirketin dava tarihindeki muamele merkezinin ve faaliyetini sürdüğü adresin ... ilçesi olduğu, halen faaliyetini bu adreste sürdürdüğü, davacı gerçek kişinin ikametgahının da ... olduğu, ... ilçesinde ticaret sicil müdürlüğü bulunmadığından şirketin ... Ticaret Siciline kayıtlı olduğu, ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında da geçen Hukuk Genel Kurulu'nun 20.02.2013 tarih ve E:2012/19-643, K:2013/256 sayılı ilamına göre, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılmasının gerekeceği, dolayısıyla somut olayda davacı şirketin muamele merkezinin ve davacı gerçek kişinin ikametgahının ... olduğu açık olup, şirketin ...
Ticaret Siciline kayıtlı olmasının somut olayda önemli olmadığı, yetkinin kesin yetki olup, mahkememizce resen dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Katip ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/295, K. 2020/374, 21 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama