KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2022
- Esas no
- 2020/38 Esas
- Karar no
- 2022/167
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/01/2020
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dilekçede özetle: Kazanın meydana geldiği 18/11/2019 tarihinde müvekkillerinden ...’in ...’in sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunmakta iken davalılardan ...’un işleteni ...’in sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla çarpışması sonucu yaralandığını, bu kazaya bağlı kalça bölgesinde meydana gelen yaralanmadan dolayı ailesinin bakımına muhtaç hale geldiğini, davalıların müvekkili ile ilgilenmediği, müvekkilinin dava konusu kazadan dolayı çalışma gücünü kaybetmesine bağlı olarak 100.-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden dava işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini;
Yine müvekkili ... için 20.000,00 TL, annesi davacı ... için 5.000,00 TL, babası ...için 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde: Davacının usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, zira erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik kapsamında bir sağlık kurulu raporunun müvekkiline sunulmadığını, müvekkilinin ... plakalı aracın kaza tarihinden geçerli ZMMS poliçesi ile ölüm ve sakatlanma hali için 390.000,00 TL limitli olarak sigortaladığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sürücünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kaza anında davacının üzerinde bulunduğu motosiklette koruyucu kıyafetinin ve kaskının olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından mahkememize verilen cevap dilekçesinde özetle: Davacının kaza anında üzerinde bulunduğu araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu ve trafik kurallarına uygun davranmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tedavi evrakları toplanmış, dosya arasında alınmıştır.
Tarafların ekonomik sosyal durumları araştırılmış, davacı ...’in öğrenci olduğu, herhangi bir geliri olmadığı, davalı ...’un aylık 10.000,00 TL civarında geliri olduğu, kendi evinde kaldığı, evli ve 5 çocuklu olduğu, ...’un şoför olarak asgari ücretle çalıştığı, iş yeri lojmanında kaldığı için kira ödemediği, menkul ve gayrimenkul malı olmadığı belirlenmiştir.
Mahkememizce tedavi evrakları toplandıktan sonra davacının çalışma gücü kaybı oranı yönünden rapor düzenlenmesi için ATK’ya müzekkere yazılmış, alınan müzekkere cevabında: Davacının vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında alınan rapora göre: Davalı sürücü ...’un kazada sola dönüş kurallarına uymama, trafiği tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak, şerit değiştirirken karayolunu kullanan diğer sürücüler için tehlike meydana getirmemek ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak kurallarını ihlal ettiği, davacının üzerinde bulunduğu araç sürücüsünün ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Ceza mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu mahkememizce de hükme esas alınmıştır. Buna göre davalı araç sürücüsü yukarıda belirtilen kusurları gözetildiğinde kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu bulunmuş, davacının üzerinde bulunduğu davanın kendisine ihbar edildiği araç sürücüsü ise %20 oranında kusurlu bulunmuştur. Ancak davacının yolcu statüsünde olması sebebiyle esasen bu kusur oranlarının maddi tazminat talebi açısından da sonuca etkisi yoktur.
Yine hükme esas alınan ATK raporuna göre davacı ... bu kazadan dolayı herhangi bir maluliyet yaşamamıştır. Yaralanmanın meydana geldiği bölgede davacının kask takmasına bağlı korunmayı sağlayıcı nitelikte bir bölge değildir. Zira kalça bölgesinden yaralanma meydana gelmiştir. Bu sebeple davacının maluliyete dayanan maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... ın manevi tazminat talebine gelince, manevi tazminat beden bütünlüğünün haksız bir şekilde zarar görmesi halinde bu zarara sebep olandan zarar görenin duyduğu acı ve ızdırabı bir nebze olsun giderecek bir tazminat miktarının belirlenmesidir. Olayın özellikleri, tarafların ekonomik sosyal durumları tazminat miktarının belirlenmesinde önem arz eder. Somut olayda davalı araç sürücüsünün mahkememizce % 80 oranında kusurlu bulunması, davacının öğrenci olup kazanın meydana geldiği tarih gözetildiğinde eğitiminden geri kalma durumunun yaşanması karşısında 15.000 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden tahsili yönünde karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer davacıların manevi tazminat talebine gelince, TBK 56/2. Maddesine göre "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." davacının iyileşme süresinin 4 ay çalışma göcü kaybının ise % 0 olması karşısında davacının anne ve babasının manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
07/03/2022 Katip ... · (E-İmzalıdır) Hakim ... · (E-İmzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/38, K. 2022/167, 7 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama