KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/665 Esas
- Karar no
- 2021/266
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2020
Karar Metni
1.849 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel taşınmazda hisse sahibi olduğunu, davalı ...'in şirketi ... Ltd.
Şti ile İnşaat Sözleşmesi yaparak gecekondu yıkıp yeni bir bina yapma konusunda anlaştıklarını, buna ilişkin protokol imzaladıklarını, müvekkilinin protokolle birlikte 4 parça halinde üst kat farkı olarak toplam ...-TL bedelli senetleri karşı tarafa verdiğini, senetlerde ödeme tarihi olmadığını, müvekkilinin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve vekaletname düzenlenirken ailesinin ve diğer hissedarların baskısı ile müteahhite vekaletname verildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mesai saatinin son anlarına denk geldiği için okumadan imzaladığını,
daha sonra vekaletnameyi incelediğinde müteahhitin davalı ...'e fazladan gerekli ihtiyaç olunan yetkilerden başka sınırsız yetkiler verdiğini fark ettiğini, söz konusu vekaletnameyi iptal ettiğini, karşı tarafın bundan mütevellit doğacak zararlarını müvekkilinden istediklerini, müvekkilinin tek isteğinin adına düşecek olan taşınmazın kaç m2 olduğunun kendisine bildirilmesinden ibaret olduğunu, müvekkilinin kendisi ile aynı nitelikte hissesi olan hissedarlardan bazılarının fark ödemeden protokolü imzaladığını öğrendiğini, bu nedenle verdiği ...-TL bedelli senetlerin iadesini istediğini,
bu süreçte davalı ... ve mimar olan kızı ...'ün yeni protokolü müvekkiline imzalatmak istediklerini, müvekkilinin senetlerin iadesi şartıyla imza atacağını belirttiğini, bu doğrultuda taraflar arasında görüşme yapıldığını, ...'ün senetleri iade edeceğini belirttiğini, görüşme sırasında müvekkilinin yeni protokolü okurken ...'ün senetlerin ne için alındığının yazılı olduğu eski protokolü müvekkilinin elinden hızlıca çekip yırtığını, senetleri de iade etmediğini, senetleri yeni protokolün imzalanması için rehin olarak tuttuğunu, müvekkilinin olaydan ötürü şikayetçi olduğunu, senedin ... tarafından ciro edilerek diğer davalı ...'a verildiğini,
bu kişilerin yıllardır dostlukları olduğunu, aralarında herhangi bir hak ve alacak olmadan senedin ciro edildiğini, bu nedenle davalıların kötü niyetli olduğunu, senedin ... tarafından takibe konu edildiğini, müvekkilinin bu senetlerden ötürü borçlu olmadığını belirterek davanın kabulüne, müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitine, Antalya Genel icra Dairesin de açılan takibin iptaline, takibin ve hacizlerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının kötü niyetli olduğundan %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarının birbiri ile çelişen maddi gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu, davacının dava dilekçesinde ....-TL bedelle borçlu olduğunu kabul ettiğini, ihtilafın başlangıcının davacının, müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı ...
A.Ş ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini tek taraflı olarak feshedememesi ve davaya konu taşınmazın inşaatının başlaması için gerekli imzaları atmayarak işin devamı ve başlaması için daha önce verdiği vekaletnameyi iptal ederek borçtan kurtulmaya çalışmasına dayandığını, müvekkilin yetkilisi olduğu şirketin inşaata başlamasını geciktirerek kötüniyetli olarak senet borcundan kurtulmayı amaçladığını, menfaat elde etmeye çalıştığını, davacının dava dışı şirkete yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini fesih derdine, feshedemiyorsa da borcundan kurtulma derdine düştüğünü,
kat karşılığı inşaat sözleşmesinden ötürü görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, diğer taraftan kambiyo senedine ilişkin itirazlar dikkate alındığında sayın mahkemenizin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı şirketin yüklenici sıfatıyla davacı mal sahibi ile ... tarihli noterde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede davacının talebi üzerine zemin katta bulunan ... nolu bağımsız bölümün davacıya verilmesinin kararlaştırıldığını,
davacı ve diğer hissederların arsa payına isabet edecek olan bağımsız bölümlerin paylaştırılmasında tarafların iradesi ve muvaffakatiyle şerefiye kat sayısı gözetilerek paylaştırma yapıldığını, şerefiye kat sayısının, arsa payı kat karşılığı inşaa edilecek olan bağımsız bölümlerin bulunduğu konumların aynı olmasına rağmen değerlerinin baktığı cepheye, manzarasına, yola göre konumuna, bulunduğu kata ve diğer somut özelliklerine göre farklılık göstermesi ile hesaplandığını, diğer hissedarlarda olduğu gibi davacı içinde kat sayısının hesaplandığını,
sözleşme de davacı için 0,80 şerefiye kat sayısı ile 90 metre kare alanda hak sahibi olacağının açık olduğunu, inşaatın bir an önce bitirilebilmesi için davacının ödemesi gereken şerefiye kat sayısından kaynaklı bedel farkının müvekkili tarafından şahsen yüklenici şirkete ödendiğini, bunun karşılığında davacıdan ... düzenleme tarihli, ....-TL bedelli dava konusu 4 adet senedin alındığını, müvekkilinin bu senetleri aralarında gerek şahsi gerek ticari ilişkisi bulunan ve bu nedenle doğan alacak borç ilişkisine binaen diğer davalı ...'a verdiğini, davacının iddia ettiği gibi haricen düzenlenen bir protokol olmadığını,
davacının uyumsuz ve tutarsız davranışları nedeniyle inşaatın tamamlanmasını ve hissedarlara teslimini geciktirerek zarara sebebiyet verdiğini, senet borcunun hala ödenmediğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde diğer davalı ... ile arasındaki şahsi uyuşmazlıklarını dile getirdiğini, takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığını iddia ettiğini, takip dayanağının bir kambiyo senedi olması nedeniyle sebepten mücerret olduğunu, davacı ile diğer davalı ... ile olan aralarındaki ilişkiden kaynaklanan def'ilerini müvekkile karşı ileri sürmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilin diğer davalının sahip olduğu ... ...
Tic.
A.Ş'nin yapmış olduğu inşaat işlerinde elektrik hizmeti vermekte olduğunu, bu ticaret içerisinde diğer davalı ... ile tanıştığını, diğer davalının, maddi olarak ihtiyaç duyduğu bir dönemde müvekkilden borç para aldığını, karşılığında iş bu davaya konu senetleri müvekkile verdiğini, söz konusu borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle bir süre iyi niyetle beklediğini, daha sonra takip başlattığını, davacı ile diğer davalı arasındaki borç alacak ilişkisinden bihaber olan müvekkil aleyhine iş bu davanın açıldığını, alacağın tahsilinin kötü niyetle geciktirildiğini,
müvekkilin diğer davalı ...'e verdiği borca karşılık senetleri almasında başka olay ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, müvekkilin iyi niyet çerçevesinde ödemeyi beklerken takibe konu edilen senetleri vadesinden önce protesto ettirmeyi unuttuğu için cirantaya başvuru hakkını kaybettiğini, bu yüzden ... hakkında icra takibi başlatılamadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından bir kısım polis ifade tutanakları, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, paylaşım krokisi, düzenleme şeklinde vekaletname, azilname, ihtarname, malikler ortak karar protokolü, bono suretleri, ödeme emri, çevre şehircilik il müdürlüğünün ... tarihli yazısı, davalı ... vekili tarafından şerefiye kat sayısını belirtir hesaplama tablosu delil olarak sunulmuştur.
Dava, takip konusu bonoların kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca şerefiye farkı bedeline ilişkin düzenlendiği, esasında bonoların alınmasına neden olan şerefiye farkının bulunmadığı iddialarına dayalı menfi tespit davasıdır.
Antalya genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine 4 adet bonoya dayalı olarak ferileri ile birlikte toplam ....-TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, takip konusu ... düzenleme tarihli bonoların incelenmesinde, keşidecisinin davacı, lehtarının ... oldukları, bonoların ciro ile davalı ...'a devredildiği görülmüştür.
Davacıya karşı bono alacaklısı olarak takip başlatan ve alacak talebinde bulunan davalı ... olup, davalı ...'nın bonodan ve takipten kaynaklı herhangi bir alacak talebi yoktur. Dolayısıyla eldeki dava açısından pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalı ...'ya açılan dava, HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. Davalı ... alacaklı olmadığından ve dava, dava şartı yokluğundan reddedildiğinden ...'nın şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ...'a açılan davanın değerlendirilmesinde;
TTK 687. Madde uyarınca; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Dava konusu bonolar unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK 778/1-a maddesi uyarınca bonolarda da uygulama alanı bulunan 687. madde dikkate alındığında davacının, lehtar ... ile olan temel ilişkiden kaynaklı defileri, diğer davalı ...'ye karşı ileri sürebilmesi için ... bonoyu iktisap ederken lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki bu temel ilişkiyi, bononun bedelsiz olduğunu bilmesi ve bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir.
Davacı taraf dava dilekçesinin büyük bir bölümünde, noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi yanında ayrıca harici bir protokol yapıldığından ve bu protokolün hile ve cebir ile zorla alınıp yırtıldığından, bu eyleminden ötürü yüklenici şirket temsilcilerinden şikayetçi olduğundan bahsetmiş olup bonodan dolayı neden borçsuz olduğunu net olarak açıklamamıştır.
Ön inceleme duruşmasında karşılıklı alınan beyanlarla bononun, şerefiye kat farkı bedeline ilişkin olarak davacı yerine davalı ... tarafından yüklenici firmaya yapılan ödeme sebebiyle davacının ... doğan borcu karşılığında düzenlendiği anlaşılmıştır. Aynı duruşmada davacı vekili, esasında yükleniciye ve diğer hissedarlara düşecek dairelerin geniş olduğunu bu nedenle onların müvekkiline borçlu olduğunu belirtmiştir.
Bu açıklamalar sebebiyle davacının bononun düzenlenmesine neden olacak herhangi bir şerefiye kat farkının bulunmadığı iddiasıyla eldeki davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf davalı ... ile ilgili iddialarına ise dava dilekçesinin 13. bendinde yer vermiş olup buna göre ... davalı ... ile yıllardır süregelen arkadaşlıkları olduğunu belirtmiş cevaba cevap dilekçesinde de davalılara ait şirketlerin aynı adreste olduğunu ifade etmiştir. Ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında ise davalıların komşu olduklarını, o yüzden ... de temel ilişkiden haberdar olduğunu düşündüklerini açıklamıştır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, cevap dilekçesinin verilmesiyle dilekçeler aşaması tamamlandığından bu aşamadan sonra iddiaların genişletilmesi ve değiştirilmesi ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür. Davacının davalılara ait şirketlerin aynı adreste olduklarına dair ileri sürdüğü iddia dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ileri sürülmüş olup, davalı ... vekili ön inceleme duruşmasında bu iddiaları kabul etmemiştir.
Davacının sonradan ileri sürdüğü bu iddiaların dava dilekçesindeki anlatımı açıklayıcı nitelikte olduğuna yönelik mahkememizde oluşan kabule göre; davalıların yetkilisi oldukları şirketlerin UYAP üzerinden yapılan adres sorgulamalarında, davalı ...'nın yetkilisi olduğu ... 'nin, ... Mah. .... Sok. No: ... adresinde, davalı ...'nin yetkilisi olduğu ... 'nin ise aynı adreste ve fakat No: ... de kayıtlı olduğu görülmüştür.
Buna göre davacının ön inceleme duruşmasında belirttiği gibi şirketlerin komşu adreslerde faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Ancak şirketlerin ortak ve yetkilileri birbirinden tamamen farklı olup davalılara ait şirketlerin komşu adreslerde olması ve davalılar arasında ticari ilişki olması davalı ...'nin dava konusu bonoları iktisap anında kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli sebepler değildir.
Davacı tanık deliline dayansa da senede karşı senetle ispat kuralı ve davalının tanık dinlenmesine muvafakatinin olmaması sebebiyle davacının tanıkları dinlenmemiştir. Kaldı ki davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında, tanıkların belgenin zorla alınıp yırtılması hakkında dinletileceğini belirtmiş olup, davalının kötü niyetli olduğu konusunda tanık dinletileceği ile ilgili bir beyanda da bulunmamıştır.
Yine bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalar hakkında yemin deliline dayanılamayacağından davacının yemin hakkı da kendisine hatırlatılmamıştır. Davacının, davalı ...'nin kötü niyetli olduğuna ilişkin bu iddiaları dışında somut olarak incelemeye elverişli ortaya attığı başka herhangi bir iddia ve delil de bulunmamaktadır.
Dolayısıyla davacı taraf, hamilin kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden, temel ilişkiden kaynaklı def'ilerin gerçekliğini araştırmanın da hükmü etkiler bir yönünün olmadığı kanaatiyle bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın salt davalı ...'nin bonoyu iktisap ederken kötü niyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen tedbir kararı uygulandığından davalının talebi dikkate alınarak İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca davalı ... lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalıdır) Hakim ... · (E-İmzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/665, K. 2021/266, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama