KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Esas no
- 2020/76 Esas
- Karar no
- 2021/355
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/02/2020
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili banka ile davalı borçlu ... LTD. ŞTİ arasında imzalanan ... tarihli kredi çerçeve sözleşmesinin diğer davalı ...’nin de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve ... .-TL için kefalet verdiğini; kullandırılan kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerine hesa- bın ... tarihinde kat edilip kat tarihi itibarıyla belirlenen ....-TL nin öden- mesi için gönderilen kat ihtarnamesi ile borcun 1 gün içinde ödenmesinin istendiğini, öden- memesi üzerine icra takibine girişildiğini, davalıların sözleşmedeki imzalarını da inkar etmek suretiyle takibe itiraz ettiklerini, imzaların şirket yetkilisi ve kefil sıfatıyla ... ta- rafından imzalandığını belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Yapılan tebligata rağmen davalılar duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir cevap dilekçesi de sunmamışlardır.
İcra dosyası incelendiğinde: Davacı banka tarafından ... tarihinde davalı borçlular ... LTD. ŞTİ ve ... ile diğer dava dışı bir kısım borçlu hakkında genel haciz yoluyla girişilen icra takibinde ....-TL si asıl alacak, ...-TL si faiz olmak üzere toplam ....-TL alacak için takibe girişildiği, girişilen takibe davalı- ların borca ve fer’ileri ile takibe dayanak belgedeki imzalara yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan raporda özetle: Dava- cı banka ile davalılardan ... LTD.
ŞTİ arasında ... tarihinde ....-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi diğer davacı ...’nin müş- terek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin kanunun aradığı şartları taşıdığı, davacı banka tarafından borçlu şirket ve davalı kefile ... tarihli hesap kat ihtarna- mesi gönderildiği, bilinen adreslerine çıkarılan tebligatın ... tarihinde iade edildiği,
bankanın kat ihtarından sonra kredileri kesmeyerek akdi ilişki içinde tahsilat yapmaya devam ettiği, bu durumda temerrüd tarihinin ihtarnamede belirtilen ödeme tarihi değil, takip tarihi olarak ele alınması gerektiği, bankanın her ne kadar akdi faiz oranın %38, temerrüd faiz ora- nını ise %57 üzerinden uygulama girişimi söz konusuysa da fiilen uyguladığı akdi faiz oranı- nın %20,66 olduğu, %50 fazlası olan %31 oranının ise temerrüd faizi olabileceği bankanın takibinde gider vergisi talep etmediği,
buna göre takip tarihi itibarıyla banka alacağının ....-TL si asıl alacak, ....-TL si işlemiş faiz olmak üzere ....-TL ola- cağı ve takip tarihinden itibaren uygulanması gereken temerrüd faizi oranın da %31 olacağı belirtilmiş ayrıca davacı bankanın takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce bu kredi borcu ile ilgili tahsilat yaptığı, yaptığı tahsilatların faizi ile birlikte mahsubu halinde ... dava tarihi itibarıyla talep edebileceği asıl alacak miktarının ...lemiş faizinin ....-TL olmak üzere ....-TL olacağı, dava tarihinden sonra da tahsilat yapıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davalılar her ne kadar dayanak kredi sözleşmesindeki imzayı da inkar etmişseler de bu itirazları daha önce hesap kat ihtarına teb- liği üzerine süresinde bir itirazda bulunmamaları karşısında sonuca etkili değildir. Bu yüzden ayrıca imza incelemesine gidilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.4.maddesinde temerrüd halinde TCMB’ye bildiri- len en yüksek cari akdi faiz oranının %50’sinin temerrüd faizi olarak uygulanacağının belir- tildiği, bankanın Merkez Bankasına bildirdiği en yüksek cari faiz oranının %38 olduğu ancak bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranının %20,66 olduğu bilirkişi raporundan anlaşıl- maktadır.
Davacı bu faiz oranına itiraz etmekte ise de önemli olan bankanın Merkez Bankası- na bildirdiği miktar değil, fiilen uyguladığı miktar olduğundan bilirkişi raporuna bu yönden yapılan itiraz mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Davacı bankanın temerrüd tarihinin hesap kat ihtarının tebliğ tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiğine ilişkin itirazı da mahkeme- mizce alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın sanki hesabı kat etmemiş gibi akdi ilişki içinde tahsilat yapmaya devam ettiğinin anlaşılması karşısında bu itiraz da yerinde bulunma- mıştır.
Bilirkişi tarafından bankanın takip tarihinden sonra yaptığı tahsilatlar mahsup edil- mek suretiyle yeni bir hesaplama yapılmış ise de davanın itiraza bağlı olması, bu tahsilatların davacının beyanına göre kredi garanti fonundan yapılan tahsilatlar olması karşısında mah- kememizce alacak miktarının belirlenmesinde hükme esas alınmamıştır. Bu durumda bilirki- şi raporuna göre aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek germiştir.
Katip ... · ~e-imzalı~ Hakim ... · ~e-imzalı~
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/76, K. 2021/355, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama