KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2023/640 Esas
- Karar no
- 2024/198
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/09/2023
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ... ve davalı ...'ın fesih protokolleri akdedilinceye kadar ki süreçte şirket ortağı olarak beraber çalıştıklarını, her iki tarafın da tacir olduğunu, işbu konu uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu, taraflar arasında ... ... ... ... San. Ve Tic. A.ş. , ... ... ... Tic. Ltd. Şti., ... ... ... ... ... Tic.
Ve San A.ş. ' de bulunan sermaye ortaklığını feshetmek üzere protokol akdedildiğini, bugüne kadar ... tarihli Sermaye Ortaklığı Fesih Mutabakat Protokolü ile bu protokole ek olarak yapılan ... tarihli ve ... tarihli protokoller uyarınca davalı tarafa üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesi için hem yazılı hem de sözlü olarak bilgi verilip yükümlülüklerini yerine getirmesini, aksi halde yasal işlemlerin başlatılacağının ihtar edildiğini, davalı tarafça hiçbir işlem yapılmadığını, ... tarihli ... tarafından gönderilmiş cevap mahiyetindeki ihtarnamede,
davalı ...'ın borç durumlarını inkar eden protokolü kabul etmeyen beyanları bulunmadığını, yapılan bildirimlere rağmen davalı tarafça borç ödemesi yerine getirilmediğini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...
Esas sayılı dosyası ile borçlu ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından ... tarihli dilekçesi ile itiraz ettiğini, işbu itiraz dilekçesi ile icra takibinin durdurulduğunu, itiraz dilekçesini kedilerine tebliğ edilmediğini, itiraz sonrası Antalya Arabuluculuk Bürosu .../... dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını, davalının edilen bilgilere göre bir çok borcunun olduğunu belirterek,
davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, davalı ...'ın itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı hakkında takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davanın mutlak ticari dava olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı ve davalı müvekkilin uzun yıllara dayalı birden fazla şirket ortaklıklarının mevcut olduğunu, tarafların dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ... ... ... ... San. Ve Tic. A.ş., ... ... ... Tic.Ltd.Şti., ... ... ... ... ...
San A.ş. de bulunan ortaklıklarını ayırma kararı almış olduklarını, bu kapsamda tarafların karşılıklı uzlaşarak bahse konu üç şirketin de ortaklık durumunun bu protokoller doğrultusunda yeniden oluştuğunu ve karşılıklı ortaklık paylarını bu koşullarda birbirlerine devretmek suretiyle ortaklıklarını sona erdirdiklerini, hak ve alacakları ne şekilde yapılacağını kendi aralarında düzenledikleri ... tarihli, ... tarihli ve son olarak da ... tarihli protokollerle şekillendirmiş olduklarını, işbu protokoller incelendiğinde her iki tarafın da üstlendiği hususların bulunduğunu,
davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde edimlerini yerine getirdiğinden bahsetse de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını, aksine davacı taraf söz konusu protokolde üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, davacı yana Antalya ... Noterliği ... Tarih ... Yevmiye Numaralı, Antalya ... Noterliği ... Tarih ... Yevmiye Numaralı, Antalya ... Noterliği ... Tarih ... Yevmiye Numaralı, Antalya ... Noterliği ...Tarih ... Yevmiye Numaralı, Antalya ... Noterliği ... Tarih ...
Yevmiye Numaralı İhtarnameler gönderildiğini, işbu ihtarnameler ile müvekkilce davacının taraflar arasındaki protokol kapsamında edimlerini ifa etmesinin defalarca istendiğini, ancak davacının edimlerini ifa etmediği gibi protokolde yer almayan haksız istemlerde bulunduğunu, davacı tarafça herhangi bir protokol hükmüne dayanmayan ve tam olarak ne amaçla ödendiği dahi belli olmayan bir kısım ödemelerden müvekkilinin sorumlu tutulmakta olduğunu, davacının alacak istemlerinin herhangi bir hukuki altyapısının da bulunmadığını, müvekkil davacıdan alacaklı olduğunu, davacıya karşı bu alacak hakları için dava hakları saklı olduğunu,
müvekkilin davacıdan olan alacaklarının hesaplanarak mahkemece davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde takas ve mahsup talebinde bulunduklarını, davacı alacak iddiasını somut ve geçerli deliller ile ispatlamak zorunda olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ortaklığın bitirilmesine ilişkin sözleşmede davalı payına düşen ödemelerin davacı tarafça yapıldığı iddiasına dayalı olarak bundan doğan alacağın tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Gelir İdaresi Başkanlığı, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda tarafların ortak veya yetkilisi oldukları şirketler ile ilgili bilgiler verildiği bunun dışında tarafların şahsi olarak adlarına kayıtlı herhangi bir ticari işletmenin ve oda kaydının bulunmadığı yine şahsı adlarına yürüttükleri herhangi bir ticari faaliyetten ötürü vergi dairesinde kayıtlarının bulunmadığı dolayısıyla tacir olmadıkları anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, tarafların tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava özelliğinin bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/640, K. 2024/198, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama