KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2024/773 Esas
- Karar no
- 2026/245
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/10/2024
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketince sigortalanan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda dava konusu kazaya sebebiyet verdiğini, kazada sigortalı aracın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının uzun süre serviste kaldığını belirterek şimdilik davanın kabulüne, ...-TL değer kaybı ve ...-TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı sigorta vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava ile ilgili delillerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, kasko sigortacısı tarafından davacıya hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sigortalı aracın kusur oranında poliçe teminat limiti gereği ödeme yaptığını, teminat limitinin tüketildiğini, araç mahrumiyet zararının teminat dışı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi sebebiyle yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararını sigorta şirketinden tahsil ettiğini, işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davanın müvekkili açısından mutlak ticari dava olmadığını, müvekkili açısından avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının zararını sigorta şirketinde tahsil ettiğini, davacının iddiasını somutlaştırmadığını, kazadaki kusurun kime ait olduğunun kanıtlanamadığını, davanın mutlak ticari dava olmaması sebebiyle avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, araç ruhsatı, ihtarname, tebliğ mazbatası, davalı vekili tarafından poliçe, ödeme dekontları delil olarak sunulmuş, mahkememizce araç tescil kayıtları çıkartılmış, sigorta evrakları, tramer kayıtları getirtilmiş, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkindir.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya kusur ve maddi tazminat talepleri yönünden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan ... tarihli raporda özetle. Davalı ... Şirketi Nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... plakalı davalı ...
Şirketi adına kayıtlı otomobil sürücüsü davalı ... ...'in; %50 kusurlu olduğu, davacı ... ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ...'in; %50 kusurlu olduğu, davaya konu ... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin ...-TL olduğu, kusur nispetindeki kısmının ...-TL olduğu, makul onarım süresinin 15 gün olduğu, 15 günlük süre için aracın yerine koyabileceği makul bir aracın kiralama bedelinin ...-TL olarak belirlendiği, gerekli amortismanların düşülmesi ile bu mahrumiyet bedelinin ...-TL ye tekabül edeceği belirtilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... vekili rapora karşı itiraz etmişler ise de; raporun oluşa uygun, gerekçeli, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla itirazların reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta vekili ... tarihli dilekçesinde özetle; poliçe limitinin tükendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; ...-TL olan değer kaybı taleplerini ...-TL'ye, ...-TL olan ikame araç bedeli taleplerini ...-TL'ye arttırdıklarını belirtmiş, eksik harcı ikmal etmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde somut verilere dayalı ve denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, olay günü meydana gelen dava konusu trafik kazasında, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı ...
Şirketi adına kayıtlı otomobil sürücüsü davalı ... ...'in; %50 kusurlu olduğu, davacı ... ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ...'in; %50 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın ...-TL değer kaybına uğradığı, kusur nispetindeki ...-TL değer kaybının talep edilebileceği, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı kasko sigortasına ...
TL ödeme yaparak ZMM poliçe limitin tükendiği, davacının aracının 15 gün tamir süresi boyunca kullanılamayacağından 15 gün süre için ...
TL mahrumiyet zararının oluşacağı, davalıya ait araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla değer kaybına ilişkin talebin sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, ikame araç bedeline ilişkin talebin ZMM poliçe teminat dışı olduğu anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 gün ve 2022/2615 esas, 2024/7426 karar sayılı ilamında belirildiği üzere, davalı ... yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığı,
tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacağı, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği anlaşılmakla arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/773, K. 2026/245, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama