KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Esas no
- 2016/486 Esas
- Karar no
- 2019/467
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/06/2016
Karar Metni
1.085 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkiline yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, müvekkilinin işbu dosyadan işyerine gönderilen maaş haczi ile haberdar olduğunu, takip dosyasının dayanağı olan ... tanzim tarihli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vade tarihli her biri ...-TL bedelli olmak üzere toplamda ...-TL bedelli 12 adet bononun kefil kısmında müvekkilinin isim ve imzasının yer aldığını, müvekkilinin davalı ...'la herhangi bir tanışıklığının olmadığını, borç doğuracak bir ticari ilişkisinin de olmadığını,
yine davalı ... lehine kefalet ilişkisi doğuracak işlem tesis etmediğini, müvekkilinin dava konusu bonoları ilk kez icra dosyasında gördüğünü, bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, imzaların taklit edildiğini ve müvekkilinin borçlu konumuna düşürüldüğünü beyan etmekle, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesine, haksız icra takibi başlatan davalıların müştereken ve müteselsilen %20'den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulsüz tebligat şikayetini ancak icra mahkemelerine yapabileceğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda tebligatın usulsüzlüğünden bahsedilemeyeceğini, davacının diğer davalı ...'nun kefili olduğunu, bu suretle kambiyo senedini imzaladığını, illetten mücerret olan bonolara ilişkin aksi düşünülse dahi davacı tarafından bir ödeme yapılmadığını, davalının alacağı bulunduğunu, davacının imzaya itirazını kabul etmediklerini, bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunu beyan etmekle haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, davacının borçlu olduğunun tespitine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı açılan menfi tespit davasının husumet yönünden reddinin gerektiğini, davalının da diğer davalı gibi bonolar nedeniyle borçlu olduğunu, menfi tespit davasının alacaklı görünene karşı açılması gerektiğini, davalının bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasının da yerinde olmadığını, bir kısım bono bedellerinin davalı alacaklının babası ...'nin banka hesabına ödendiğini, bu nedenle bir kısım bonolar yönünden davanın, diğer davalıya karşı kabulü gerekmekte olduğunu beyan etmekle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve takibe konu bonolardaki kefil kısmındaki imzalarının davacı kefil borçlunun eli ürünü olup olmadığı, davacının davalı ...'a kefil olup olmadığı, davacının senetten dolayı davalı ...'ye borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisine, tarafların gösterdiği deliller toplanmış, davacının mukayeseye esas imza örnekleri alınmış imza asıllarının bulunduğu evraklar toplanmış, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden, bilirkişilerde rapor aldırılmış, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası celp edilmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından, borçlular ... ve ... aleyhine, kambiyo senedine özgü haciz yolu ile ... tanzim tarihli ...-TL bedelli, birer ay sıralı toplam 12 adet senetlere istinaden; ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibine girişildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Fizik ve Grafoloji Uzmanı Bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... havale tarihli raporda sonuç olarak; borçlusu ..., kefili ..., alacaklısı ... olan ... tanzim, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vade tarihli ...-TL bedelindeki 7 adet, ..., ..., ..., ..., ..., vade tarihli her biri ...-TL değerinde 5 adet olmak üzere toplam 12 adet senet üzerinde atılı bulunan kefil imzalarının ... elinden çıktığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor aldırılmış, ... havale tarihli raporda sonuç olarak; inceleme konusu senetlerde ...' e atfen atılı imzaların ... eli ürünü olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek rapor düzenlenmesi için dosya İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesine talimat yolu ile gönderilerek Marmara Üniversitesi Grafoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinde görev yapan 3 kişilik bilirkişi oluşturularak rapor aldırılması istenilmiş, ... tarihli raporda sonuç olarak; dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki farkılığın, şahsın farklı zamanlarda attığı farklı imzalardan kaynaklandığı,
şahsın farklı imzalara sahip olduğu ve bunun sonucu bilirkişilere sunulan belgeler arasındaki farklılıktan kaynaklanabileceği, senedin farklı zaman dilimlerinde farklı el ürünleri ile oluşturulduğu, imzanın hangi aşamada senede dahil edildiğinin anlaşılamadığı, buna rağmen ... isminin son aşamada eklendiğinin anlaşıldığı, ... isimli şahsın imzaları açısından belgeler arasında benzerlikler gözlendiği, başlangıç, bitiş, motor hareketler, tersim ve tekrarlar açısından aynı el ürünü sayıldığı kanaatini belirttikleri anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan mirasçılık belgesine göre davalı ...' nun ... tarihinde vefat ettiği, mirasçıların mirası reddettiğine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının dosyaya ibraz edildiği, davacı vekiline mirasçıların davaya dahil edilmesi yahut terekeye temsilci tayin edilmesi için süre verildiği ancak davacı vekilinin ... havale tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini, diğer davalı yönünden davaya devam ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraf icra takibine konu senetteki davacı adına atılı imzaların davacı eli ürünü olmadığını iddia etmiş ise de denetime elverişli ... havale tarihli rapor ve üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ... tarihli raporlara göre imzaların davacının eli ürünü olduğunun sabit olduğu, raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının farklı zamanlarda farklı imzalar kullandığının anlaşıldığı,
davacının imzaya inkarına ilişkin iddialarını ispat edemediği gibi temel ilişki bakımından da senet alacaklısını tanımadığı yönündeki iddialarının senede karşı iddia niteliğinde olduğu ve senetle aynı kuvvette yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği ve davacının bu yöndeki iddialarını da bu şekilde ispat edemediği anlaşılmakla davalı ... yönünden açılan davanın reddine, takibe yönelik verilen tedbir kararı uygulanmadığından İİK'nın 72//4.
Maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilemeyeceğine, davalı ... yönünden de davanın takipsiz bırakılmasından sonra yasal sürede yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/486, K. 2019/467, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama