KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2020
- Esas no
- 2017/262 Esas
- Karar no
- 2020/404
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/10/2013
Karar Metni
1.976 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında “Taşımacı ve Acentelik Sözleşmesi imzalandığını sözleşme gereğince taraflar arasında ticari ilişki başladığını, İmzalanan sözleşmeye göre, müvekkilinin davalı firmaya tur transfer işini gerçekleştirdiğini, yapılan hizmet bedeli olarak davalı firmaya fatura düzenlediğini, davalı firmaya sunulan hizmet bedellerinden takibe konu edilen üç adet fatura bedelinin ödenmediğini, düzenlenen faturalardan ... tarihli ... numaralı fatura, ... tarihli ... numaralı fatura ve ... tarihli ... numaralı faturaların davalı firmaya teslim edildiğini, davalıya toplam ... tutarda üç adet fatura kesildiğini,
ancak davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Antalay .... İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, borçlunun takibe itiraz ettiğini, beyan etmekle, ... .-TL alacağa yönelik itirazın iptalini, ve takibin devamını, karşı taraf aleyhine en yüksek oranda icra inkar tazminatına hükmolunmasını, dava harç ve masrafların, vekalet ücretinin borçlu tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuku dayanaktan yoksun olduğunu, cari hesap sözleşmesi sona ermeden davacının alacağının muaccel hale gelemeyeceğini, böyle bir alacağa dayalı olarak icra takibi yapılamayacağını, müvekkiline icra takibine ilişkin ödeme emri gelinceye kadar ne cari hesabın devir bakiyesine ilişkin ne sözleşmenin sona erdiğine yönelik feshi ihbara ilişkin ve ne de cari hesabın kapatılması ve sözde son bakiyenin ödenmesi talebine ilişkin ihtarname tebliğ edildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve bu sözleşmeye belirlenmiş bir sürenin de olmadığını, cari hesap sözleşmesi sona ermeden sözde alacağı muaccel hale gelmeden davacının yaptığı icra takibine müvekkilinin itirazının yerinde olduğunu, beyan etmekle iş bu davanın reddini talep etmiştir.
Dava itirazın iptali davasıdır.
Antalya ... .İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklının ... Ltd.Şti, alacağın ... TL asıl alacak ve ... ... işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam ... TL, alacağın kaynağının ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli ve ... tarihli ... TL bedelli faturalar olup takibin genel haciz yolu ile takip olduğu, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından ... tarihinde borcu olmadığından bahisle takibe itiraz edildiği, itirazın alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalının itirazı davacı vekiline tebliğ edilmemiş olmakla hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığı kabul edildiğinden bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık icra takibine konu ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli ve ... tarihli ... TL bedelli faturalarda belirtilen hizmetin davalıya verilip verilmediği, iade edilen ... tarihli ... TL bedelli fatura dışındaki diğer faturaların davacı şirkete ödenip ödenmediği ve bu nedenle takibe konu faturalardan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili takibe konu ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli ve ... tarihli ... TL bedelli faturaların davalı şirkete teslim edildiğine dair davalı şirketin kaşesini ve imzasını içeren adi yazılı belgeyi dava dilekçesi ekinde sunmuştur. Ancak söz konusu belgede tarih bulunmadığından faturaların hangi tarihte davalı şirkete teslim edildiği hususu tespit edilememiştir.
Davalı şirket ise icra dosyasına itiraz dilekçesi ile sunmuş olduğu ... tarihli yazısı ile ... tarihli ... TL bedelli faturanın iade edildiği görülmektedir.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda beyanlarda bulunmuşlar ancak uyuşmazlığa konu olan ... tarihli ... TL bedelli fatura yönünden söz konusu faturaya istinaden taşıma hizmetinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda net olarak bilgi sahibi olmadıkları incelenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
Mahkememizin ... tarihli, ... /... esas-... /... karar sayılı ilamında;
Tarafların ticari defterleri mahkememizce celp edilmiş ve yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ... tarihli bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu ... tarihli ve ... seri numaralı fatura ile ilgili olarak hizmetin davalı şirkete sunulduğuna dair tevsik edici bir belgenin sunulmadığı, tarafların ticari defterlerinde birbirini teyid eden dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara ve tevsik edici belgesi olan ödemelere göre davalı şirketin ... ve ... yıllarında davacı şirketten toplam ...
TL taşıma hizmeti aldığı ve fatura bedellerinin tamamının davalı şirket tarafından ödendiği, takip tarihi itibari ile davacının alacağı olmadığı mütalaa edilmiş olup, gerekçeli ve denetimi elverişli rapora itibar edilmiş, davacı şirket tarafından uyuşmazlığa konu olan ve davalı şirketin iade etmiş olduğu ... tarihli ... seri numaralı fatura içeriğindeki hizmetin verildiğinin ispat edilememiş olması ve diğer faturalar yönünden ise incelenen ticari defterler kapsamında ödeme yapıldığı anlaşılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı vekili tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de; 2004 Sayılı İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca alacaklının açıkça kötüniyetli olması şartına bağlanmış olup, alacaklının alacağını ispat edememesi onun kötüniyetli hareket ettiği yönünde bir karine teşkil etmeyeceği gibi aksi durum davalı tarafından ispat edilememiş olduğundan, davalının tazminat talebinin reddine dair verilen hüküm;
Taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ... tarihli, ... /... esas-... /... karar sayılı ilamı ile" Davacı tarafça takip konusu yapılan ancak davalı tarafından iade edildiği iddia edilen ... tarih ve ... TL' lik faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğundan davalı şirketin bu faturaya dayalı borcunu ödediğinin yazılı bir belgeyle ispatı gerektiği,yazılı belge sunamaması halinde yemin delilinin hatırlatılması gerektiği ,
Takibe konu diğer iki fatura yönünden davalı tarafça ödenme iddiasında bulunulduğu ve bilirkişi tarafından bu iki fatura bedelinin ödendiği belirtilmiş ise de, bu iki fatura bedelinin ödenmesine esas ve dayanak belgelerin bilirkişi raporunda yeterince açıklığa kavuşturulmadığından bu hususta ek rapor alınması gerektiği ,
Şayet iki fatura yönünden ödemeyi tevsik edici belge ve dayanaklarının belirtilmemesi durumunda davalı şirkete bu hususta davacıya yemin teklif edip etmeyeceğinin hatırlatılması gerektiği ,
Bu husustaki deliller toplanarak, bilirkişiden ayrıntılı açıklamalı denetime elverişli ek rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği halde,
mahkemece deliller hiç toplanmadan ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK ' nın 353/1-a-6. bendi gereği ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak deliller toplandıktan sonra bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği,
Davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk derece mahkemesinin kararı HMK ' nın 353/1-a-6. bendine göre kaldırıldığından İlk Derece Mahkemesince esas hakkında yeni hüküm kurulması gerektiğinden davalı vekilinin % 20 tazminat talebine yönelik istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile kaldırılarak mahkememize gelmiş, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında mali müşavir bilirkişilerden ve sözleşme alanında uzman hesap uzmanı bir bilirkişiden raporlar aldırılmıştır.
Malimüşavir bilirkişi ... ... ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı ile davacı arasında ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı ticari defterlerinin ... yılının kesin delil vasfına haiz olduğu, davalı ... ve ... yıl ticari defterlerinin kesin delil vasfına haiz olduğu, davacı ticari defter kayıtlarında davaya konu ... yılına ait faturaların yer aldığı, ancak davalının sunmuş olduğu, banka kanalı ile yapılmış olan ödemelerin davacı tarafından kayıt altına alınmadığı, hatta ticari defterlerde bankalara ilişkin hiçbir kaydın olmadığı, kayıtların usulüne uygun tutulmadığı,
davalı ticari defter kayıtlarına göre ... itibariyle davacının ...
TL davalıdan alacaklı olduğunun gözüktüğü, davalı ticari defter kayıtlarında, davaya konu faturalardan ... nolu faturalar haricinde diğer faturaların yer aldığı, dava dışı olan, davacı ticari defter kayıtlarında yer alan diğer faturalarında davalı ticari defterlerinde olduğu, ödemelerde, dekontları sunulmuş olan, banka kanalı ile yapılmış ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, bunun haricinde davacıya yapılmış ödeme olarak davacı firma yetkilisine yapılmış olan toplam ...
TL'nin de kayıt altına al4ınmış olduğ,u davalı aleyhine ... -TL olacak şekilde kur farkı kaydı yapılmış olduğu, davacı firma yetkisi hesabına banka kanalı ile yapılmış olan ödeme dekontunda işleme ait bir açıklamanın yer almadığı, şirket yetkilisine yapılmış olan ödemelerin davacı firma hesabına, ödeme olarak kayıt edilemeyeceği, firmanın ayrı bir tüzel kişilik olduğu, taraflar arasında bir döviz anlaşmasına ilişkin evrakın olmadığı, kur farkı faturasının da olmadığı,
davalı ticari defter kayıtlarındaki olmaması gerekli olan bu kayıtların da firma yetkilisine yapılmış olan havaleler ve kur farkı kaydı dahil olduğu şekilde ... itibariyle davalının davacıya herhangi bir borcunun, davacıdan da herhangi bir alacağının olmadığı, davalı ticari defter kayıtlarında, olmaması gerekli olan bu kayıtların firma yetkilisine yapılmış olan havaleler ve kur farkı kaydı çıkarılması sonrasında ise davalının davacıya ... itibariyle ... .-TL borcunun olduğu, davaya konu ... nolu fatura ile ilgili davalı ticari defterlerinde herhangi bir kaydın olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi ... ... ve mali Müşavir bilirkişi ... ... havale tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; taraflar arasında taşımacılık sözleşmesinin imzalandığ,ı davalının takibe konu edilen 3 adet fatura bedeli ödemediğinden hareketle davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ....
İcra Müdürlüğünün ... /... sayılı icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali davası açıldığı, dosyada yer alan 2 adet bilirkişi raporundaki tarafların ticari defter tasdikleri ve kayıtlarının incelenmesinden; davacının ... yevmiye defterinin noter açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterin sahibi lehine delil teşkil etmesi için gerekil olan noter kapanış onayının yaptırılmadığı, davacının ... yılı ticari defterleri ile davalının ... -.... yılı defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak ve süresinde yaptırıldıklarının anlaşıldığı,
takibe konu edilen ... ve ... nolu faturaların her iki tarafında kayıtlarında yer aldığı, ... nolu faturanın davalıya teslim edildiği, davalının bu faturayı ... kargo ile davacıya iade ettiğini belirtmiş ise de ; bu faturanın davacı şirket yetkilisi veya çalışanına teslim edildiğine ilişkin bir belge olmadığı, ayrıca davacı tarafça da bu faturadaki hizmetin davalıya verildiğini, tevsik eden bir belgede görülmediği, o nedenle bu faturanın geçerliliği veya iadesinin kabul edilip edilmeyeceği uzmanlık alanım olmadığı için bir değerlendirme yapılmamış, bu fatura tutarı alacağı yönünden takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olmadığı,
davacının davalıdan olan alacağı iki alternatifli olarak yapıldığı, ... tarih ve ... nolu ...
TL lik faturanın iadesinin kabul edilmesi veya faturadaki hizmetin davalıya verilmemesi nedeniyle fatura tutarının talep edilemeyeceğinin mahkemece kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan asıl alacağı ... olduğu, ... nolu fatura tutarından davalının sorumlu olduğunun kabulü halinde ise davacının davalıdan takip tarihi itibariyle asıl alacağının ... .-TL olarak hesaplandığı yönündeki görüşlerini bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: taraflar arasında taşımacılık sözleşmesinin imzalandığı, takibe konu edilen ... ve ... nolu faturaların her iki tarafında kayıtlarında yer aldığı, ... nolu faturanın, BAM ...
HD'nin kararında da belirtildiği gibi, takibe konu diğer iki fatura ile birlikte davalı şirkete el yazısı ile yazılmış bila tarihli belge ile teslim edildiği, teslim tarihi anlaşılamasa da takibe konu faturalardan iade edildiği iddia edilen fatura dışında kalan diğer iki faturaların davalı defterlerine ... tarihinde işlendiği anlaşılmakla bu durumda iade edildiği iddia edilen ... tarih ...
TL tutarındaki faturanın da diğer faturalarla aynı tarihte davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalının bu faturayı ... kargo ile davacıya iade ettiğini belirtmiş ise de ; bu faturanın davacı şirket yetkilisi veya çalışanına teslim edildiğine ilişkin bir belge olmadığı, dolayısıyla da davalı ... nolu faturanın içeriğini TTK'nın 21. Maddesi uyarınca kabul etmiş sayıldığı, ayrıca davalının davacı hesabına kur farkı olarak yansıttığı fark tutar olan ...
TL nin borç kaydı yapılamayacağından, dolayısıyla da davacının davalıdan ... .-TL alacaklı olduğu, alacağın likit olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/262, K. 2020/404, 25 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama